Limited mi Anonim Şirket mi? 2026 Karşılaştırma Rehberi
Limited ve anonim şirket arasındaki gerçek farklar: sermaye ve ödeme rejimi, kamu borçlarından ortak sorumluluğu, pay devri şekli ve vergisi, finansman imkânları. 31 Aralık 2026 sermaye yükseltme zorunluluğu dâhil karar rehberi.
2026'nın Kritik Eşiği: 31 Aralık 2026 Sermaye Yükseltme Zorunluluğu
Limited şirket mi anonim şirket mi sorusunun 2026 yılındaki cevabı, yalnızca yeni kurulacak işletmeleri değil, hâlihazırda faaliyette olan on binlerce şirketi de doğrudan ilgilendiren bir takvim maddesiyle birlikte okunmalıdır. 7511 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen Geçici 15. madde, sermayesi güncel asgari tutarların altında kalan anonim ve limited şirketlere 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini yükseltme yükümlülüğü getirmiştir. Bu tarihe kadar gerekli artırımı yapmayan şirketler, ayrıca bir işleme gerek kalmaksızın infisah etmiş (münfesih) sayılır; yani şirket kendiliğinden sona erer ve tasfiye sürecine girer.
Bu düzenlemenin arka planında, 24 Kasım 2023 tarihli ve 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı bulunmaktadır. Anılan Karar ile 1 Ocak 2024'ten itibaren geçerli olmak üzere asgari sermaye tutarları limited şirketlerde 10.000 TL'den 50.000 TL'ye, anonim şirketlerde 50.000 TL'den 250.000 TL'ye, kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş halka açık olmayan anonim şirketlerde ise başlangıç sermayesi bakımından 100.000 TL'den 500.000 TL'ye yükseltilmiştir.
Yükümlülük Kimi Kapsıyor, Kimi Kapsamıyor?
Burada sık yapılan bir kavram karışıklığını baştan gidermek gerekir. Geçici 15. madde, 1 Ocak 2024'ten önce kurulmuş ve sermayesi yeni asgari tutarların altında kalmış şirketleri hedefler. Bu tarihten sonra tescil edilen şirketler zaten güncel asgari tutarlarla kurulduğundan ek bir yükümlülük altında değildir. Sermayesi hâlihazırda 50.000 TL veya 250.000 TL ve üzerinde olan eski tarihli şirketler için de yapılacak bir işlem bulunmaz.
Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş halka açık olmayan anonim şirketler bakımından sonuç farklıdır: başlangıç sermayesini ve çıkarılmış sermayesini 500.000 TL'ye yükseltmeyen şirket infisah etmez, kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılır. Yani yaptırım şirketin varlığına değil, sermaye rejimine yöneliktir.
Artırım Kararı Nasıl Alınır, Süre Uzayabilir mi?
Kanun koyucu, bu geçiş sürecinin ortaklar arasındaki kilitlenmeler nedeniyle tıkanmasını önlemek için nisapları hafifletmiştir: bu kapsamda yapılacak sermaye artırımı genel kurullarında toplantı nisabı aranmaz ve kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğuyla alınır. Ayrıca Ticaret Bakanlığı'na, 31 Aralık 2026 tarihini birer yıl olmak üzere en çok iki defa uzatma yetkisi tanınmıştır. Ancak bu yetkinin kullanılıp kullanılmayacağı belirsiz olduğundan, süreyi uzatma beklentisi üzerine plan yapmak risklidir; artırım kararının alınması, ortakların taahhüt ve ödeme takviminin belirlenmesi ile tescil işlemlerinin tamamlanması gerçekçi bir zaman payı ister.
Süre kaçırıldığında ortaya çıkan tablo, şirketin ticari hayatının kesintiye uğramasıdır: münfesih hâle gelen şirket yeni ticari faaliyette bulunamaz, tasfiye amacı çerçevesinde işlem yapabilir ve ticaret sicilinden kaydının silinmesi süreci başlar. Sürecin nasıl işlediği ve alacaklıların korunmasına ilişkin adımlar için şirket tasfiyesi başlığındaki ayrıntılı anlatım incelenebilir.
Sermaye ve Ödeme Rejimi: İki Tür Arasındaki Nakit Farkı
Şirket türü seçiminde ilk bakılan başlık sermayedir; ancak asıl belirleyici olan, rakamın kendisinden çok o rakamın ne zaman cepten çıkacağıdır. Anonim şirket ile limited şirket arasındaki en somut nakit akışı farkı burada doğar.
Anonim şirkette, nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde 25'i tescilden önce ödenmek zorundadır (TTK m.344). Uygulamada bu, sermayenin dörtte birinin bir banka hesabına bloke edilmesi ve blokaj yazısının ticaret siciline sunulması anlamına gelir. Kalan kısım, şirketin tescilini izleyen yirmi dört ay içinde ödenir. 250.000 TL asgari sermaye üzerinden hesaplandığında, kuruluş anında hazır bulundurulması gereken tutar 62.500 TL'dir.
Limited şirkette ise 7099 sayılı Kanun ile yapılan ve 15 Mart 2018'de yürürlüğe giren değişiklikten sonra kuruluşta nakdî sermayenin dörtte birinin tescilden önce bankaya yatırılması zorunluluğu kaldırılmıştır. Sermaye taahhüdünün tamamı, tescili izleyen yirmi dört ay içinde ödenebilir. Bu düzenleme, sınırlı öz kaynakla işe başlayan girişimciler için limited şirketi belirgin biçimde erişilebilir kılar.
Sermaye Taahhüdü Ödenmediğinde Ne Olur?
Ödeme takviminin esnek olması, borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez. Ödenmemiş sermaye taahhüdü her iki türde de ortağın şirkete karşı bir borcudur ve şirketin ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde alacaklıların ilk yöneleceği kalemdir. Temerrüde düşen ortak bakımından temerrüt faizi, paydan yoksun bırakma (ıskat) ve tazminat gibi sonuçlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla "sermayeyi yüksek gösterip ödememek", kâğıt üzerinde prestij sağlarken fiilen ortağın kişisel riskini büyüten bir tercihtir.
Sermaye Kaybı ve Borca Batıklık: Her İki Türde de İşleyen Alarm
Sermaye yalnızca kuruluşta değil, faaliyet boyunca da izlenmesi gereken bir eşiktir. Türk Ticaret Kanunu'nun 376. maddesi, son yıllık bilançoya göre sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının belirli oranlarda karşılıksız kalması hâlinde yönetim organına harekete geçme ödevi yükler: durumun genel kurula bildirilmesi, iyileştirici önlemlerin sunulması ve borca batıklık şüphesi varsa ara bilanço düzenlenerek mahkemeye bildirimde bulunulması gerekir. Bu hüküm, kanunun yaptığı atıf gereği limited şirketlerde de aynen uygulanır.
Pratik sonucu şudur: düşük sermayeyle kurulan bir şirkette birkaç zararlı yıl, sermaye kaybı eşiklerini hızla tetikler ve şirketi olağan iş akışının dışına, hukuki bir prosedürün içine sürükler. Bu nedenle asgari sermaye tutarı, "kanunun izin verdiği en düşük rakam" olarak değil, işletmenin ilk yıllardaki zarar taşıma kapasitesi olarak belirlenmelidir. 31 Aralık 2026 için yapılacak artırım planlanırken, yalnızca eşiği geçmeyi değil, önümüzdeki dönemin faaliyet riskini de karşılayan bir tutarın seçilmesi isabetli olur.
Kuruluş adımlarının, MERSİS başvurusunun, ticaret sicili harçlarının ve rekabet kurumu payının ayrıntılı dökümü için limited şirket kuruluşu ve anonim şirket kuruluşu sayfaları, bu karşılaştırmanın tamamlayıcısı niteliğindedir.
Sorumluluk Rejimi: Ayrımın En Keskinleştiği Yer Kamu Borçlarıdır
Her iki şirket türü de sermaye şirketidir ve her ikisinde de temel kural aynıdır: ortaklar, şirketin ticari borçlarından kişisel malvarlıklarıyla sorumlu değildir; sorumluluk, taahhüt edilen sermaye payı ile sınırlıdır. Bu nedenle "anonim şirkette sorumluluk sınırlı, limitedde sınırsız" biçimindeki yaygın söylem, ticari borçlar bakımından doğru değildir.
Ayrım, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un devreye girdiği noktada ortaya çıkar. Vergi, SGK primi ve benzeri kamu alacakları söz konusu olduğunda iki ayrı sorumluluk mekanizması işler:
- 6183 sayılı Kanun m.35 — Limited şirket ortağı: Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından, limited şirket ortakları sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Bu sorumluluk, ortağın müdür olup olmamasından bağımsızdır ve kişisel malvarlığına yönelik takip yapılmasına imkân verir.
- 6183 sayılı Kanun mükerrer m.35 — Kanuni temsilci: Şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından, kanuni temsilciler (limited şirkette müdür, anonim şirkette temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri) alacağın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumludur.
Bu iki hüküm bir arada okunduğunda tablo netleşir: anonim şirketin yönetim kurulunda yer almayan pay sahibi, şirketin ödenmeyen vergi ve prim borçlarından kişisel olarak sorumlu tutulmaz. Limited şirket ortağı ise yönetimle hiçbir ilgisi olmasa dahi payı oranında sorumludur. Vergi ve prim yükü yüksek, tahsilat riski taşıyan sektörlerde bu fark, sermaye tutarındaki 200.000 TL'lik farktan çok daha belirleyici olabilir.
Pay Devri Kamu Borcu Sorumluluğunu Sona Erdirmez
Uygulamada en çok yanılgıya düşülen nokta budur. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi hâlinde payı devreden ve devralan kişiler, devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumludur. Aynı şekilde, kamu alacağının doğduğu tarih ile ödenmesi gerektiği tarihte pay sahiplerinin farklı kişiler olması hâlinde bu kişiler birlikte sorumlu tutulur. Yani limited şirket payını devretmek, geçmiş dönem vergi ve prim borçlarından "temiz çıkış" sağlamaz; devralan bakımından da devir öncesi döneme ilişkin gizli bir yük anlamına gelir. Bu nedenle limited şirket pay devirlerinde vergi ve SGK borcu yoktur yazılarının devir öncesinde temin edilmesi, sözleşmesel güvencelerden daha kritik bir adımdır.
Tek Borç İlkesi ve Ek Ödeme Yükümlülüğü
Sorumluluk karşılaştırmasının az bilinen ama sözleşme masasında belirleyici olabilen bir boyutu daha vardır. Anonim şirkette tek borç ilkesi geçerlidir: kanunda öngörülen istisnalar dışında esas sözleşmeyle pay sahibine, pay bedelini ödemekten başka bir yükümlülük yüklenemez. Pay sahibinin şirkete karşı borcu, taahhüt ettiği sermaye ile başlar ve biter.
Limited şirkette ise durum farklıdır. Şirket sözleşmesiyle ortaklara, esas sermaye payı bedeli dışında ek ödeme yükümlülüğü ve belirli konularda yan edim yükümlülükleri öngörülebilir. Ek ödeme yükümlülüğü keyfî değildir; kanunda öngörülen sınırlar içinde ve esas sermaye payı esas alınarak belirli bir tutar olarak düzenlenmesi, ayrıca yükümlülüğün doğması için kanunda sayılan hâllerin gerçekleşmesi gerekir. Buna karşılık sonuç açıktır: limited şirket ortağı, şirket sözleşmesinin içeriğine bağlı olarak sermaye taahhüdünün ötesinde bir ödeme yükümlülüğüyle karşılaşabilir.
Bu nedenle limited şirkete ortak olurken şirket sözleşmesinin ek ödeme ve yan edim maddelerinin okunması, sermaye tutarının kendisinden daha önemlidir. Sonradan ek ödeme yükümlülüğü getirilmesi veya mevcut yükümlülüğün artırılması ise ortakların iradesine bağlı bir sözleşme değişikliği gerektirir.
Yönetim Yapısı, Organlar ve Ortak Sayısı
Limited şirkette yönetim ve temsil, müdür veya müdürler eliyle yürütülür. Kanun, ortaklardan en az birinin şirketi yönetim hakkına ve temsil yetkisine sahip olmasını zorunlu tutar; bu, limited şirketin ortak odaklı yapısını gösteren temel hükümdür. Dışarıdan profesyonel müdür atanabilir, ancak ortaklardan en az birinin yönetimde bulunması şartı korunur.
Anonim şirkette yönetim ve temsil yönetim kuruluna aittir. Yönetim kurulu bir veya daha fazla kişiden oluşabilir; üyelerin pay sahibi olması gerekmez ve tüzel kişiler de yönetim kurulu üyesi seçilebilir. Bu yapı, sermaye ile yönetimin birbirinden ayrılmasına imkân tanır: yatırımcı sermayeyi koyar, yönetim profesyonellere bırakılır. Aile şirketlerinde kuşak geçişi planlanırken de bu ayrım işlevseldir.
Ortak Sayısı Sınırı
Limited şirket bir veya daha çok kişiyle kurulabilir; ancak ortak sayısı elliyi aşamaz. Bu, çok ortaklı yapılara veya çalışanlara pay verilmesine dayalı modellere yönelen şirketler için sert bir tavan oluşturur. Anonim şirkette ise pay sahibi sayısında üst sınır yoktur; şirket tek pay sahibiyle de kurulabilir ve pay sahibi sayısı bire düştüğünde durumun yönetim kuruluna bildirilerek tescil ve ilan edilmesi gerekir.
Genel Kurul ve Bakanlık Temsilcisi
Her iki türde de en üst karar organı genel kuruldur. Ancak anonim şirket genel kurullarında, kuruluş ve esas sözleşme değişikliği Bakanlık iznine tabi şirketlerin tüm toplantıları ile sermaye artırımı, tür değiştirme, birleşme ve benzeri belirli gündem maddelerinin görüşüldüğü toplantılarda Bakanlık temsilcisi bulundurulması gerekir. Limited şirket genel kurullarında kural olarak böyle bir zorunluluk aranmaz. Bu, anonim şirketin yıllık operasyonel yükünü artıran kalemlerden biridir.
Pay Devri: Şekil Şartları ve Vergi Sonuçları
Şirket türü seçiminin uzun vadede en pahalıya mal olabilecek boyutu pay devridir. İki tür arasındaki fark hem prosedürde hem de vergide ortaya çıkar.
Limited Şirkette Pay Devri
TTK m.595 uyarınca limited şirkette esas sermaye payının devri için devir sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce onanması şarttır. Bunun yanında, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmedikçe devrin geçerliliği ortaklar genel kurulunun onayına bağlıdır ve genel kurul, şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse onayı sebep göstermeksizin reddedebilir. Onaya ilişkin başvurudan itibaren üç ay içinde ret kararı verilmezse onay verilmiş sayılır. Devir ayrıca pay defterine işlenir ve ticaret siciline tescil edilir.
Bu üç katmanlı yapı (noter + genel kurul onayı + tescil) limited şirketi kapalı ve öngörülebilir kılar; mevcut ortaklar istemedikleri kişinin ortak olmasını engelleyebilir. Aynı yapı, hızlı yatırım turlarında ve çok sayıda küçük yatırımcının pay aldığı modellerde ciddi bir sürtünme yaratır.
Anonim Şirkette Pay Devri
Anonim şirkette pay devri, payın senede bağlanıp bağlanmadığına göre değişir. Nama yazılı pay senetleri ciro ve zilyetliğin devriyle, hamiline yazılı pay senetleri zilyetliğin devri ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'na bildirimle devredilir; senede bağlanmamış paylar ise alacağın devri hükümlerine göre yazılı biçimde elden çıkarılır. Kural olarak noter onayı, genel kurul kararı ve ticaret siciline tescil aranmaz — esas sözleşmede yer alan bağlam (devir sınırlaması) hükümleri saklıdır. Devrin şirkete karşı hüküm ifade etmesi için pay defterine kayıt gerekir.
Vergi Boyutu: Asıl Fark Burada
Gerçek kişi ortaklar bakımından pay satışından doğan kazancın vergilendirilmesi, iki tür arasında yapısal bir uçurum yaratır:
| Durum | Vergisel Sonuç (gerçek kişi ortak) |
|---|---|
| A.Ş. — hisse senedi veya geçici ilmühaber bastırılmış, 2 yıldan fazla elde tutulmuş | Gelir Vergisi Kanunu mükerrer m.80/1 uyarınca değer artış kazancı sayılmaz |
| A.Ş. — pay senede bağlanmamış (çıplak pay) | Elde tutma süresine bakılmaksızın değer artış kazancı olarak vergilendirilir |
| Limited şirket payı | Senede bağlanamadığından, kaç yıl elde tutulursa tutulsun değer artış kazancı olarak vergilendirilir |
Bu tablonun pratik anlamı şudur: anonim şirket kurmak tek başına vergi avantajı sağlamaz. Avantaj, pay senetlerinin veya geçici ilmühaberlerin fiilen bastırılmış olmasına bağlıdır. Senet bastırmayı ihmal etmiş bir anonim şirket ortağı, satış anında limited şirket ortağıyla aynı vergi rejimine tabi olur. Şirket kuruluşundan sonra bu adımın atlanması, yıllar sonra çıkış aşamasında telafisi güç bir maliyete dönüşebilir. Değer artış kazancına uygulanan yıllık istisna tutarı ve beyan sınırları her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden, satış öncesinde ilgili yıla ait güncel tutarların teyit edilmesi gerekir.
Vergi ve Maliyet: Nerede Fark Var, Nerede Yok?
Şirket türü seçiminde en çok abartılan başlık kurumlar vergisidir. Gerçek şu ki, bu alanda iki tür arasında fark yoktur. Her iki şirket de sermaye şirketi olarak kurumlar vergisi mükellefidir ve 2026 yılı için geçerli kurumlar vergisi oranı yüzde 25'tir. İhracattan elde edilen kazançlara uygulanan beş puanlık indirim de tür ayrımı gözetmez.
Aynı durum kâr dağıtımı için de geçerlidir. 9286 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 22 Aralık 2024 tarihinden itibaren kâr payı üzerinden yapılacak stopaj oranı yüzde 10'dan yüzde 15'e yükseltilmiştir ve bu oran hem limited hem anonim şirket dağıtımlarında uygulanır. Dolayısıyla "anonim şirket daha az vergi öder" veya tersi yöndeki iddiaların kurumlar vergisi ve kâr payı stopajı bakımından dayanağı yoktur.
Bağımsız Denetim Yükümlülüğü Türe Değil, Ölçeğe Bağlıdır
Yaygın bir başka yanlış, bağımsız denetimin anonim şirketlere özgü olduğu düşüncesidir. Bağımsız denetime tabi olma, şirket türüne göre değil; aktif toplamı, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı ölçütlerine göre belirlenir. Bu eşikleri aşan bir limited şirket de bağımsız denetime tabidir, eşiklerin altında kalan bir anonim şirket ise tabi değildir.
Gerçek Maliyet Farkı Operasyonda Doğar
Fark, vergi oranında değil tekrarlayan operasyonel kalemlerde ortaya çıkar: anonim şirkette genel kurul toplantılarının belirli hâllerde Bakanlık temsilcisi eşliğinde yapılması, pay defteri ve yönetim kurulu karar defteri düzeninin daha sıkı tutulması, pay senedi bastırma işlemleri ve belirli sermaye eşiğini aşan şirketler için sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü, yıllık sabit gider tabanını yükseltir. Limited şirkette bu kalemlerin çoğu bulunmaz; buna karşılık her pay devri noter ve tescil masrafı doğurur. Kısacası limited şirket düşük sabit maliyet + yüksek işlem maliyeti, anonim şirket ise yüksek sabit maliyet + düşük işlem maliyeti profili sunar.
Kurumsal Yükümlülükler, Finansman ve Halka Arz
Şirketin bugünkü ölçeği kadar, üç-beş yıl sonraki finansman ihtiyacı da tür seçimini belirlemelidir.
Sözleşmeli Avukat Bulundurma Zorunluluğu
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/3. maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflerine sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğü getirir. Asgari sermayenin 250.000 TL olması karşısında bu eşik 1.250.000 TL olarak uygulanmaktadır. Yükümlülüğe uyulmaması hâlinde, sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için Cumhuriyet savcısı tarafından, sanayi sektöründe çalışan on altı yaşından büyük işçiler için yürürlükte bulunan asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası uygulanır. Limited şirketler için böyle bir zorunluluk öngörülmemiştir. Sermayesini bu eşiğin üzerine çıkarmayı planlayan bir anonim şirket, bu kalemi bütçesine baştan yazmalıdır.
Sermaye Piyasası ve Dış Yatırım
Sermaye piyasası mevzuatı uyarınca payların halka arzı ve tahvil, finansman bonosu gibi borçlanma araçlarının ihracı anonim ortaklıklara özgüdür. Limited şirket halka açılamaz ve sermaye piyasası aracı ihraç edemez. Girişim sermayesi fonları ve kurumsal yatırımcılar da çoğunlukla anonim şirket yapısını tercih eder; bunun nedeni prestij değil, pay devrinin genel kurul onayına bağlı olmaması, imtiyazlı pay ve pay gruplarının kurgulanabilmesi ile çıkış (exit) işlemlerinin hızlı yapılabilmesidir.
Buna karşılık, banka kredisi ve teşvik erişiminde tür başlı başına belirleyici değildir; bankalar bilanço, teminat ve nakit akışına bakar. Dolayısıyla "kredi için anonim şirket kurmak gerekir" yönündeki yaygın kanı doğru değildir.
Yapısal Değişiklikler
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemleri her iki tür için de mümkündür; ancak devralan veya devrolunan tarafın türü, hazırlanacak sözleşme, plan ve raporların kapsamını değiştirir. Bu işlemlerin genel çerçevesi için şirket birleşmesi başlığı, ticaret hukukunun diğer alt başlıkları için ise ticaret hukuku bölümü incelenebilir.
Karar Matrisi: Hangi Profil Hangi Türe Uygun?
Aşağıdaki tablo, yukarıda incelenen ölçütleri karar diline çevirmektedir. Tek bir satır belirleyici değildir; ağırlıklandırma işletmenin risk profiline göre yapılmalıdır.
| Ölçüt | Limited Şirket | Anonim Şirket |
|---|---|---|
| Asgari sermaye | 50.000 TL | 250.000 TL (kayıtlı sermaye sisteminde başlangıç sermayesi 500.000 TL) |
| Kuruluşta peşin ödeme | Zorunlu değil; 24 ay içinde ödenir | Nakdî payların en az %25'i tescilden önce |
| Ortak / pay sahibi sayısı | En az 1, en çok 50 | En az 1, üst sınır yok |
| Yönetim organı | Müdür veya müdürler; en az bir ortak yönetimde olmalı | Yönetim kurulu; pay sahibi olma şartı yok |
| Kamu borcundan ortak sorumluluğu | Sermaye payı oranında doğrudan sorumluluk (6183 m.35) | Yönetimde yer almayan pay sahibi sorumlu değil |
| Pay devri şekli | Noter onaylı yazılı sözleşme + genel kurul onayı + tescil | Ciro/zilyetlik devri veya yazılı devir; noter ve tescil aranmaz |
| Pay satış kazancında istisna | Yok | Senede bağlı ve 2 yıldan fazla elde tutulan paylarda var |
| Halka arz / borçlanma aracı ihracı | Mümkün değil | Mümkün |
| Sözleşmeli avukat zorunluluğu | Yok | Esas sermaye 1.250.000 TL ve üzerinde ise var |
| Kurumlar vergisi / kâr payı stopajı | %25 / %15 | %25 / %15 |
Limited Şirketin Öne Çıktığı Durumlar
- Ortak sayısı az, ortaklık yapısının kapalı kalması isteniyor ve kısa vadede dış yatırım planlanmıyorsa.
- Başlangıç sermayesi sınırlı, kuruluş anında nakit bağlamak istenmiyorsa.
- Faaliyet, yüksek tutarlı vergi ve prim tahakkuku doğurmayan düşük riskli bir alandaysa.
- Yıllık kurumsal formalite yükünün asgaride tutulması önceliğiyse.
Anonim Şirketin Öne Çıktığı Durumlar
- Ortakların kamu borcu riskinden yapısal olarak korunması öncelikliyse.
- Yatırım turu, ortak sayısında artış veya çalışanlara pay verilmesi öngörülüyorsa.
- Payların ileride satılması ve satış kazancının istisnadan yararlandırılması hedefleniyorsa (pay senedi bastırma şartıyla).
- Halka arz, borçlanma aracı ihracı veya kurumsal yatırımcı girişi orta vadeli plandaysa.
- Sermaye ile yönetimin ayrıştırılması, imtiyazlı pay ve pay grupları kurgulanması gerekiyorsa.
Yanlış Seçim Kalıcı Değildir: Tür Değiştirme
Şirket türü seçimi geri dönülmez bir karar değildir. Türk Ticaret Kanunu'nun 180 ve devamı maddeleri, bir şirketin hukuki şeklini değiştirmesine imkân tanır ve yeni türe dönüştürülen şirketin eskisinin devamı olduğunu açıkça belirtir. Bu, tüzel kişiliğin, vergi numarasının, sözleşmelerin, ruhsat ve izinlerin kural olarak devam etmesi anlamına gelir; şirket tasfiye edilip yeniden kurulmaz.
Süreç; tür değiştirme planının hazırlanması, tür değiştirme raporunun düzenlenmesi, ortakların inceleme hakkının kullandırılması, genel kurul kararı ve ticaret siciline tescil adımlarından oluşur. Limited şirketten anonim şirkete geçişte, dönüşülen türün asgari sermaye şartının (250.000 TL) sağlanması gerekir; bu nedenle tür değiştirme çoğu zaman bir sermaye artırımıyla birlikte planlanır.
Vergisel açıdan da tür değiştirme cezalandırılmaz: Kurumlar Vergisi Kanunu'nda öngörülen şartların sağlanması hâlinde tür değiştirme devir hükmünde sayılır ve bu işlem nedeniyle vergilendirilecek bir kazanç doğmaz. Bu nedenle, bugünün ölçeğine uygun türle başlayıp büyüme gerçekleştiğinde dönüşüm yapmak, savunulabilir bir stratejidir. Ancak dönüşümün de bir maliyeti ve takvimi olduğu, özellikle yatırım turu öncesinde acele edilerek yapıldığında müzakere gücünü zayıflattığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sermayesi 10.000 TL olan eski bir limited şirket ne yapmalıdır?
Türk Ticaret Kanunu'na eklenen Geçici 15. madde uyarınca, sermayesi 50.000 TL'nin altında kalan limited şirketlerin 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini bu tutara yükseltmesi gerekir. Süresinde artırım yapılmazsa şirket infisah etmiş sayılır ve tasfiye süreci başlar. Artırım kararının alınacağı genel kurulda toplantı nisabı aranmaz, karar mevcut oyların çoğunluğuyla alınır. Ticaret Bakanlığı süreyi birer yıl olmak üzere en çok iki kez uzatabilir; ancak bu yetkinin kullanılacağı garanti değildir.
Anonim şirket ortağı vergi ve SGK borcundan gerçekten sorumsuz mudur?
Yönetim kurulunda yer almayan ve temsile yetkili olmayan anonim şirket pay sahibi, şirketin ödenmeyen kamu borçlarından kişisel malvarlığıyla sorumlu tutulmaz. Ancak yönetim kurulu üyesi veya temsile yetkili kişi sıfatı taşıyan pay sahibi, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca alacağın tamamından müteselsilen sorumludur. Yani koruma, pay sahipliğinden değil yönetimde bulunmamaktan doğar.
Limited şirket payımı devredersem geçmiş borçlardan kurtulur muyum?
Hayır. 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi, payı devreden ile devralanı devir öncesine ait kamu alacaklarından müteselsilen sorumlu tutar. Bu nedenle devir öncesinde vergi dairesi ve SGK'dan borcu yoktur yazılarının alınması, devir sözleşmesine konulacak taahhütlerden daha etkili bir korunma yoludur.
Anonim şirket kurmak pay satışında otomatik vergi avantajı sağlar mı?
Sağlamaz. Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80. maddesindeki istisna, tam mükellef kurumlara ait hisse senedine bağlanmış ve iki yıldan fazla elde tutulmuş paylar için geçerlidir. Pay senedi veya geçici ilmühaber bastırılmamışsa, satış elde tutma süresine bakılmaksızın değer artış kazancı olarak vergilendirilir. Bu nedenle anonim şirketlerde pay senedi bastırma işleminin kuruluşa yakın bir tarihte tamamlanması önem taşır.
Limited şirket halka açılabilir mi?
Hayır. Payların halka arzı ve tahvil gibi borçlanma araçlarının ihracı sermaye piyasası mevzuatı uyarınca anonim ortaklıklara özgüdür. Halka açılma hedefi bulunan bir limited şirketin öncelikle tür değiştirerek anonim şirkete dönüşmesi gerekir.
Anonim şirkette bağımsız denetim zorunlu mudur?
Bağımsız denetim yükümlülüğü şirket türüne değil ölçek ölçütlerine bağlıdır. Aktif toplamı, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı bakımından belirlenen eşikleri aşan şirketler, limited de olsa bağımsız denetime tabi olur; eşiklerin altında kalan anonim şirketler ise tabi olmaz.
İki tür arasında kurumlar vergisi farkı var mıdır?
Yoktur. Her iki şirket de kurumlar vergisi mükellefidir; 2026 yılı için oran yüzde 25'tir. Kâr payı dağıtımında uygulanan stopaj oranı da 22 Aralık 2024'ten itibaren her iki tür için yüzde 15'tir. Vergi farkı türden değil, pay devri kazancının vergilendirilme biçiminden ve şirketin faaliyet yapısından doğar.
Tek kişiyle anonim şirket kurulabilir mi?
Evet. Anonim şirket tek pay sahibiyle kurulabileceği gibi, limited şirket de tek ortakla kurulabilir. Anonim şirkette pay sahibi sayısının bire düşmesi hâlinde durumun yönetim kuruluna yazılı olarak bildirilmesi ve tescil ile ilan edilmesi gerekir.
Sonuç
Limited şirket ile anonim şirket arasındaki seçim, sermaye rakamlarının karşılaştırılmasından ibaret değildir. Kurumlar vergisi ve kâr payı stopajı bakımından iki tür arasında fark bulunmadığı gibi, bağımsız denetim yükümlülüğü de türe göre değil ölçeğe göre doğar. Gerçek ayrımlar üç başlıkta toplanır: kamu borçlarından ortağın sorumluluğu, pay devrinin şekil şartları ve vergisi ve dış finansmana erişim. Bu üç başlıkta anonim şirket yapısal olarak daha korunaklı ve esnek; limited şirket ise kuruluş ve yıllık formalite maliyeti bakımından daha hafiftir.
2026 yılı için ayrıca bir takvim baskısı vardır: sermayesi güncel asgari tutarların altında kalan mevcut şirketler, 31 Aralık 2026 tarihine kadar sermayelerini yükseltmedikleri takdirde münfesih sayılacaktır. Bu yükümlülük, yalnızca bir tescil işlemi değil; şirketin ortaklık yapısını, sermaye taahhütlerini ve hatta tür tercihini yeniden değerlendirmek için doğal bir fırsat penceresidir. Sermaye artırımı yapılacaksa, aynı süreçte tür değiştirmenin de masaya yatırılması çoğu zaman tek seferde daha az maliyet doğurur.
Somut olayda hangi yapının uygun olduğu; ortak sayısı, faaliyet alanının risk profili, öngörülen yatırım takvimi ve çıkış planına göre değişir. Şirket yapılandırması ve sermaye artırımı süreçlerine ilişkin sorularınızı iletişim sayfasından iletebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlık ve işlemler bakımından hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuatta belirtilen parasal tutar ve oranlar değişebileceğinden, işlem öncesinde güncel mevzuatın teyit edilmesi gerekir.
Yazar
Av. Mesut İLME
İlme Hukuk & Danışmanlık kurucu avukatı. Aile, iş, ceza ve ticaret hukuku alanlarında 20+ yıl deneyim ile Yalova ve Türkiye genelinde online avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Profili Görüntüle