İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Açık bırakılmış ahşap bir kart katalog çekmecesi ve içindeki dizin kartları

HAGB Kaydı Göreve Başlamadan Önceyse Sözleşmeli Erin Feshine Dayanak Olur mu?

Danıştay 12. Daire, göreve başlamadan önceki ve kanunda sayılmayan suçlara ilişkin HAGB kaydına dayanan sözleşmeli er feshinin iptalini onadı.

Mahkeme
Danıştay 12. Daire
Esas/Karar
2024/2076 2025/5857
Karar tarihi
17.12.2025
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
25 Ekim 2026
6 dk
okuma

Özet

Danıştay 12. Dairesi bu kararda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığı gerekçesiyle sözleşmesi feshedilen bir sözleşmeli erin davasını inceledi. Davacı hakkında hakaret, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme ve tehdit suçlamalarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, beş yıllık denetim süresi belirlenmişti. İdare mahkemesi, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında sonuçlanmış kovuşturmalardaki olguların da değerlendirilebileceğini kabul ederek davayı reddetti. Bölge idare mahkemesi ise bu suçların 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinde sınırlı olarak sayılan, görevde kalmaya engel suçlardan olmadığını, eylemlerin göreve başlamadan çok önce gerçekleştiğini ve işlem tarihinde olumsuzluk yaratacak başka bir eylem ya da arşiv kaydı bulunmadığını belirterek feshi iptal etti. Danıştay bu değerlendirmeyi isabetli buldu.

Karar, sözleşmeli er bakımından LEHE niteliktedir: fesih işleminin iptali ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi kesinleşmiştir. İdare lehine tek düzeltme faiz başlangıcına ilişkindir; Daire, yerleşik içtihat uyarınca faizin hak ediş tarihlerinden değil, idareye başvuru bulunmadığından dava tarihinden işleyeceğini belirterek kararı 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca düzelterek onadı. Karar, olumsuz güvenlik soruşturmasının ceza dosyasının varlığıyla değil; suçun niteliği, eylemin tarihi ve görevle ilişkisiyle birlikte gerekçelendirilmesi gerektiğini gösteren bir örnektir.

İnceleme

Güvenlik soruşturmasında eski bir ceza dosyası ne kadar ağırlık taşır

Kamu hizmetine giriş ya da hizmette kalma sırasında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması, çoğu dosyada tek bir soruya indirgenir: geçmişte açılmış ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla kapanmış bir ceza davası, idareye olumsuz karar kurma imkânı verir mi? 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu, sonuçlanmış soruşturma ve kovuşturmalardaki olguların da değerlendirmeye alınabileceğini kabul eder. Bu genişlik, idarenin her eski kaydı olumsuzluk sebebi sayabileceği izlenimini doğurmaktadır.

Danıştay 12. Dairesinin bu kararı, söz konusu izlenimin sınırını somut bir dosya üzerinden gösteriyor. Daire, bölge idare mahkemesinin üç ölçüte dayanan değerlendirmesini isabetli bulmuştur: suçun kanunda sayılan engel suçlardan olup olmadığı, eylemin göreve başlamadan ne kadar önce gerçekleştiği ve işlem tarihinde olumsuzluk yaratacak başka bir kaydın bulunup bulunmadığı. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının etkisi HAGB kararının sonuçları sayfasında ayrıca anlatılmıştır; bu karar ise aynı kaydın güvenlik soruşturmasındaki ağırlığına ilişkindir.

Komando birliğindeki sözleşmeli erin sözleşmesi arşiv kaydı gerekçesiyle feshedildi

Davacı, Tunceli'deki bir komando birliğinde sözleşmeli er olarak görev yapıyordu. Hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlanınca idare, sözleşmeli er olma şartının kaybedildiği gerekçesiyle sözleşmesini feshetti. Davacı, fesih işleminin iptalini ve ilişiğinin kesildiği tarihten göreve başlatılacağı tarihe kadar yoksun kaldığı parasal hakların faiziyle ödenmesini istedi.

Olumsuzluğun dayanağı, bir asliye ceza mahkemesinde görülen davaydı. Davacı hakaret, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme ve tehdit suçlamalarıyla yargılanmış; mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine karar vermişti. Bu karar 9 Haziran 2021'de kesinleşmişti. Dosyadaki tespitlere göre eylemler davacının göreve başlamasından çok önceki tarihlerde gerçekleşmişti.

İdare mahkemesi davayı reddetti. Bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırdı, işlemi iptal etti ve parasal hakların hak ediş tarihlerinden işleyecek faiziyle ödenmesine hükmetti. İdare, işlemin değerlendirme komisyonu kararına dayandığını ve faizin en erken karar tarihinden işletilebileceğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurdu.

Kanunda sayılmayan suçlar ve göreve başlamadan önceki eylemler olumsuzluk için yetmedi

İki derece mahkemesi aynı kanunu farklı genişlikte okumuştur. İdare mahkemesi, 7315 sayılı Kanun'un sonuçlanmış kovuşturmalardaki olguların ve kolluk ile istihbarat birimlerindeki verilerin değerlendirilmesine imkân tanıdığını, ceza dosyasındaki olgular ile görevin önem ve niteliği birlikte ele alındığında olumsuz sonucun hukuka uygun olduğunu kabul etmişti.

Bölge idare mahkemesi ise değerlendirmeyi somut ölçütlere bağlamıştır. Davacının yargılandığı hakaret, özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etme ve tehdit suçlarının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinde sınırlı olarak sayılan ve görevde kalmaya engel olan suçlar arasında yer almadığı tespit edilmiştir. Eylemlerin göreve başlamadan çok önce gerçekleştiği, işlem tarihinde güvenlik soruşturmasını olumsuz kılacak başka bir eylem ya da arşiv kaydının bulunmadığı da gerekçeye girmiştir. Bu üç tespit bir arada değerlendirildiğinde fesih işleminin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Danıştay 12. Dairesi, idarenin temyiz nedenlerini bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiş ve bölge idare mahkemesinin bu kısmını onamıştır. Kararın taşıdığı ilke, olumsuz değerlendirmenin bir ceza kaydının varlığından değil, o kaydın içeriği ve görevle bağlantısından türetilmesi gerektiğidir. Yerleşik içtihatta hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bir mahkûmiyet hükmü sayılmadığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte bazı özel düzenlemeler, sayılan suçlar bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmış olmasını da açıkça engel saymaktadır; bu nedenle her dosyada ilgili statü kanunundaki suç listesinin ve o listenin geri bırakılan hükümleri kapsayıp kapsamadığının ayrıca okunması gerekir.

Fesih iptal edildi, parasal haklarda faiz dava tarihinden işletilecek

Daire, fesih işleminin iptali ve parasal hakların tazmini yönündeki hükmü korumuş, yalnız faizin başlangıcını düzeltmiştir. Danıştay içtihatlarında, idari işlem ya da eylemden doğan zararın tazmininde faizin idareye başvuru varsa başvuru tarihinden, yoksa dava tarihinden işletileceği istikrar kazanmıştır. Bölge idare mahkemesinin faizi hak ediş tarihlerinden başlatması bu çizgiyle uyuşmadığından hüküm, faizin 4 Ocak 2022 olan dava tarihinden işletilmesi şeklinde değiştirilmiştir.

Bu düzeltme için dosya yeniden yargılamaya gönderilmemiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, yeniden yargılama gerektirmeyen eksiklik ve yanlışlıkların Danıştay tarafından düzeltilerek onanmasına imkân verir ve Daire bu yolu kullanmıştır. Karar oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. İstinaf aşamasının işleyişi ve bölge idare mahkemesinin yetkileri bölge idare mahkemesine istinaf sayfasında ayrıca ele alınmıştır.

Ceza dosyasının içeriği, tarihi ve statü kanunundaki suç listesi belgelenmelidir

Olumsuz güvenlik soruşturmasına dayanan bir işleme karşı açılacak davada, ceza dosyasının hangi suçlamaları içerdiği, hangi kararla ve hangi tarihte sonuçlandığı belgelerle dosyaya konmalıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı varsa kesinleşme tarihi ve denetim süresinin durumu da gösterilmelidir. Eylem tarihi ile göreve başlama tarihi arasındaki zaman farkı, bu kararda belirleyici ölçütlerden biri olmuştur.

İkinci adım, ilgili statü kanununun ya da yönetmeliğin engel saydığı suçların listesiyle karşılaştırmadır. Liste sınırlı sayım içeriyorsa dosyadaki suçların bu listede yer alıp almadığı açıkça tartışılmalıdır. İdarenin olumsuz kararı yalnız kaydın varlığına dayanıyorsa, işlem tarihinde başka bir eylem ya da arşiv kaydı bulunmadığı da ileri sürülmelidir.

Parasal hak istemi bulunan dosyalarda faizin başlangıcı, idareye yapılan başvurunun tarihine bağlıdır. Uygulamada sık karşılaştığımız durum, doğrudan dava açılması nedeniyle faizin dava tarihinden başlamasıdır; idareye önceden yazılı başvuru yapılmışsa bu başvurunun tarihi ve içeriği dosyada belgelenmelidir. Adli sicil ve arşiv kayıtlarının hangi koşullarda silindiği adli sicil kaydının silinmesi ve arşiv kaydı yazısında anlatılmıştır.

Güvenlik soruşturması ve HAGB kaydı hakkında sık sorulan sorular

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı güvenlik soruşturmasında hiç dikkate alınmaz mı?

7315 sayılı Kanun, sonuçlanmış kovuşturmalardaki olguların değerlendirilmesine imkân tanıdığı için kayıt değerlendirme dışında kalmaz. Bu kararda belirleyici olan, kaydın varlığı değil; suçların statü kanununda sayılan engel suçlardan olmaması, eylemlerin göreve başlamadan çok önce gerçekleşmesi ve başka bir olumsuz kaydın bulunmamasıdır.

Fesih işlemi iptal edilen sözleşmeli erin parasal hakları ödenir mi?

Bu dosyada fesih işleminin iptaliyle birlikte, ilişiğin kesildiği tarihten göreve dönüşe kadar yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine hükmedilmiştir. Faiz ise hak ediş tarihlerinden değil, idareye başvuru bulunmadığı için dava tarihinden işletilmiştir.

Danıştay bu kararda bölge idare mahkemesinin gerekçesini neden tekrar etmedi?

Daire, idarenin temyiz nedenlerini bozmayı gerektirecek nitelikte görmediğini belirterek bölge idare mahkemesi kararını onamıştır. Bu onama, fesih işlemine ilişkin değerlendirmenin benimsendiği anlamına gelir; Daire yalnız faiz başlangıcında kendi gerekçesini ayrıntılı biçimde yazmıştır.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Kararın tam metni

~5 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2076 E. , 2025/5857 K. "İçtihat Metni"

T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2076 Karar No : 2025/5857

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tunceli ili, ... Komando ... Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından, sözleşmeli er olma şartını kaybettiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali ile ilişiğinin kesildiği tarihten görevine başlatılacağı tarihe kadar statü dışında geçirdiği süreçte yoksun kaldığı parasal haklarının (SGK pirimlerinin gönderilmesi kaydıyla) tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "hakaret", "özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek", "tehdit" suçlarından ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 09/06/2021 tarihinde kesinleştiği, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında, kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların ve görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki verilerin değerlendirilerek bir karar verilebileceği açık olduğundan, davacı hakkında anılan ceza dosyasında yapılan yargılama kapsamındaki olgular ile görevin önem ve niteliği dikkate alındığında, güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması neticesinde davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla sonuçlanan ceza davasındaki "hakaret", "özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek", "tehdit" suçlamalarının, 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun 3. maddesinde tahdidi olarak sayılan ve görevine devam etmesine engel olan suçlardan olmadığı, eylemlerin göreve başlamadan çok önceki tarihlerde gerçekleştiği, tesis edilen işlem tarihi itibarıyla davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz kılacak bir başka eyleminin ve arşiv kaydının bulunmadığı sonucuna varıldığından, sözleşmesinin feshedilmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini talebinin kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Dava konusu işlemin, değerlendirme komisyonu kararına istinaden davalı idarece yürütülen hizmetin önemi nedeniyle tesis edildiği ve hukuka uygun olduğu, davacının özlük haklarının sonlandırılmasının dava konusu işlemin sonucu olduğu, bu nedenle parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine imkan bulunmadığı, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilecek bir tazminatın belirlenebilmesi mümkün olmadığından, işletilecek faizin karar tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği ve aleyhlerine harç içerecek şekilde yargılama giderine hükmedilemeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir. Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini talebinin kabulü yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen "işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 04/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
  2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
  3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/12/2025 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm İdare Hukuku kararları