İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Islak asfaltta yansıyan mavi uyarı ışığı

Görev Yorgunluğu Kalp Krizini Tetiklerse İdare Tazminattan Sorumlu mu? Danıştay Kararı

Ek görevin ardından dinlenmeden gece görevine başlayan polisin kalp krizinden ölümünde Danıştay İDDK illiyet bağını ve idarenin sorumluluğunu kabul etti.

Mahkeme
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas/Karar
2025/244 2025/2600
Karar tarihi
17.11.2025
Resmî kaynak
Yargıtay Karar Arama
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
22 Ekim 2026
7 dk
okuma

Özet

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17 Kasım 2025 tarihli kararında, Cumhurbaşkanının Akhisar programında gün boyu ek görev yaptıktan sonra yeterince dinlenemeden gece görevine başlayan, gece kalp krizi geçirip on altı gün sonra hayatını kaybeden bir polis memurunun eşi ve çocuklarının açtığı tam yargı davasını incelemiştir. İdare mahkemesi, kalp krizinin stresli çalışma ortamından kaynaklandığına ilişkin somut tespit bulunmadığı, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; bölge idare mahkemesi, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına karşın bu kararda ısrar etmişti. Kurul, idarenin sorumluluğu için zarar, idareye yüklenebilir eylem ve uygun illiyet bağı şartlarını hatırlatarak görevin yoğunluğu ve yorgunluğunun, çalışma şartları yüzünden sarf edilen efor ve stresin bünyevi rahatsızlığı tetiklediğini kabul etmiş; aynı olay için kesinleşen vazife malullüğü iptal kararını da gerekçesine almıştır. Israr kararı oyçokluğuyla bozulmuş ve dosya bölge idare mahkemesine gönderilmiştir. Karar davacılar lehinedir: mirasbırakanın sigara, hipertansiyon ve damar hastalığı öyküsü idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmamış, tazminatın miktarı bozma sonrası yargılamaya bırakılmıştır. Gerekçeye katılmayan üyeler, Adli Tıp Kurumu raporu ve çalışma şartlarına ilişkin belgelerle daha ayrıntılı bir araştırma yapılması gerektiğini yazmıştır.

İnceleme

Görev yorgunluğu bünyesel hastalığı tetiklediğinde idarenin sorumluluğu doğar

Bir kamu görevlisinin görev başında geçirdiği kalp krizi, tam yargı davalarının en çetin sorularından birini gündeme getirir: Ölüm kişinin kendi bünyesinden mi kaynaklanmıştır, yoksa idarenin yürüttüğü hizmetin bir sonucu mudur? Kalp hastalığı çoğu zaman sigara, yüksek tansiyon ya da damar hastalığı gibi kişisel etkenlerle birlikte görüldüğünden, idareler bu etkenleri illiyet bağını kesen olgular olarak öne sürer. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17 Kasım 2025 tarihli E. 2025/244, K. 2025/2600 sayılı kararında bu soruya bir polis memurunun ölümü üzerinden cevap vermiştir.

Kararın yol gösterici yanı, bünyesel bir rahatsızlığın varlığını sorumluluğu ortadan kaldıran bir neden olarak değil, görevin yoğunluğu ve yorgunluğuyla tetiklenebilen bir zemin olarak ele almasıdır. İdarenin sorumluluğunun üç şartını hatırlatan Kurul, uyuşmazlığı illiyet bağı üzerinde düğümlemiş ve somut çalışma düzeninden yola çıkarak bağın kurulduğunu kabul etmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiş; gerekçeye katılmayan üyeler ise aynı sonuca daha kapsamlı bir araştırmayla varılması gerektiğini yazmıştır. Bu ayrışma, benzer dosyalarda hangi delilin aranacağını da göstermektedir.

Cumhurbaşkanlığı programındaki ek görevin ardından başlayan gece görevi

Mirasbırakan, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak çalışmaktaydı. 28 Mayıs 2018 günü Cumhurbaşkanının Akhisar ilçesindeki programı nedeniyle saat 09.30 ile 18.00 arasında ekip oto sürücüsü olarak ek görevle görevlendirildi; ekip saat 19.30'da Manisa'ya döndü. Aynı gün saat 21.30'da bağlı olduğu polis merkezi amirliğinde gece görevine başladı. Ertesi gece saat 02.30 sıralarında aşırı terleyerek rahatsızlandı, devlet hastanesinin acil servisine götürüldü ve akut miyokard enfarktüsü tanısıyla başka bir hastaneye sevk edildi; anjiyonun ardından koroner bypass ameliyatı yapıldı.

Mirasbırakan yoğun bakımda tedavi görürken 14 Haziran 2018'de hayatını kaybetti. Hasta çıkış özetinde sigara, hipertansiyon ve daha önce geçirilmiş sepsis öyküsü ile çok ciddi damar hastalığı bulunduğu not edilmişti. Eşi ve çocukları, idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddi üzerine, her biri için fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 100 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle ödenmesi istemiyle dava açtı.

İdare mahkemesi davayı reddetti. Mahkemeye göre kalp krizinin yoğun ve stresli çalışma ortamından kaynaklandığına ilişkin somut bir tespit yoktu; mirasbırakan arkadaşları tarafından vakit kaybedilmeden hastaneye ulaştırılmış, kendisi de daha önce rahatsızlığı nedeniyle görev yeri ya da zamanının değiştirilmesini istememişti. Mahkeme hizmet kusurunun da kusursuz sorumluluk şartlarının da bulunmadığını kabul etti. Bölge idare mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti.

Danıştay Onuncu Dairesi, olayın görevin neden ve tesiriyle gerçekleştiğini, zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince idarece karşılanması gerektiğini belirterek kararı bozdu ve maddi tazminatın hangi ilkelerle hesaplanacağını açıkladı. Bölge idare mahkemesi ilk kararında ısrar etti ve dosya Kurula geldi. Aynı süreçte eşin vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması için Sosyal Güvenlik Kurumuna yaptığı başvurunun reddine karşı açılan davada idare mahkemesi işlemi iptal etmiş, bu karara yönelik istinaf başvurusu da kesin olarak reddedilmişti.

Kurul ek görev, yetersiz dinlenme ve gece görevini tek bir zincir olarak okudu

Kurul, değerlendirmesine Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasındaki, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kuralıyla başlamıştır. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edilebilmesi için bir zararın bulunması, zarara yol açan işlem ya da eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zararla eylem arasında uygun illiyet bağının kurulması gerekir. Bu şartlardan birinin yokluğu kural olarak sorumluluğu ortadan kaldırdığından, Kurul önce ısrar konusunun yalnızca illiyet bağı olduğunu belirlemiştir. Bu belirleme, tartışmayı mirasbırakanın sağlık geçmişinden çalışma düzenine taşımıştır.

Kararda, mirasbırakanın gündüz ek görevini tamamladıktan sonra yeterince dinlenme imkânı bulamadan gece görevine başladığı tespit edilmiştir. Ölümle sonuçlanan sürecin başında gündüz ek görevi ve ardından yeterli dinlenme bırakılmadan sürdürülen gece görevi yer almaktadır. Kurula göre görevin yoğunluğu ve yorgunluğu, çalışma şartları yüzünden sarf edilen efor ve stres bünyevi rahatsızlığı tetiklemiştir; olay mesleki faaliyet kapsamında ve görevin sebep ve tesiriyle meydana gelmiş sayılmış, idarenin sorumluluğu kabul edilmiştir. Hasta çıkış özetindeki risk etkenleri kararda yer almakla birlikte, Kurul bunları illiyet bağını kesen bir neden olarak değerlendirmemiştir.

Gerekçenin ikinci ayağı vazife malullüğü kararıdır. Kurul, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44 ve 45. maddelerine göre vazife malulü sayılabilmek için malullüğün hem görevin yapıldığı sırada hem de görevin tesiriyle meydana gelmesi gerektiğini belirtmiş ve aynı olay için kesinleşen iptal kararını gerekçesine almıştır. O kararda idare mahkemesi, mirasbırakanın program nedeniyle yorgun düştüğü hâlde gece geç saatlere kadar çalışmaya devam ettirilmesinin ölümde etkili olduğunu kabul etmişti. Bu tespit, Kurulun tazminat dosyasındaki sonucunu destekleyen bir olgu olarak anılmıştır.

Karşı oy yazıları kararın sınırlarını da gösterir. Bir görüş, ısrar kararının onanması gerektiği yönündedir. Gerekçeye katılmayan üyelerden biri, özlük dosyası ve sağlık geçmişi getirtilip Adli Tıp Kurumundan ölümde bünyesel etkenlerin mi yoksa çalışma koşullarına bağlı stresörlerin mi etkili olduğuna ilişkin rapor alınması gerektiğini yazmıştır. Diğer gerekçe karşı oyu ise çalışma şartları ve yoğunluğu bakımından hizmet kusuru bulunup bulunmadığının araştırılmasını istemiştir. Gerekçe karşı oylarının ikisi de ilk derece kararının eksik incelemeye dayandığını kabul etmekte, yalnızca bozmanın hangi yoldan yapılacağında ayrılmaktadır.

Israr kararı oyçokluğuyla bozuldu, dosya bölge idare mahkemesine döndü

Davacıların temyiz istemi kabul edilmiş, davanın reddine ilişkin ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden ısrar kararı bozulmuştur. Dosya yeniden karar verilmek üzere bölge idare mahkemesine gönderilmiş; karar 17 Kasım 2025'te kesin olarak ve oyçokluğuyla verilmiştir. Karar davacılar lehinedir: idarenin sorumluluğu ilke olarak kabul edilmiş, tazminatın miktarı ise bozma sonrası yargılamaya bırakılmıştır.

Uygulama bakımından kararın etkisi, görev başında ortaya çıkan kalp krizi ve benzeri ani ölümlerde illiyet bağının hangi olgulardan çıkarılacağına ilişkindir. İlk derece mahkemesinin aradığı stresli çalışma ortamına dair somut tespit, Kurulun yaklaşımında çalışma çizelgesinin kendisinden çıkarılabilmektedir. Aynı gün art arda iki göreve verilen ve arada yeterli dinlenme bırakılmayan bir görevlinin yaşadığı yorgunluk, illiyet bağını gösteren olgu olarak değerlendirilmiştir. Bünyesel risk etkenlerinin bulunması bu kararda davanın reddini gerektirmemiştir. Tam yargı davasının genel çerçevesi ile başvuru ve dava aşamaları tam yargı davası yazısında ele alınmıştır.

Görev çizelgesi, dinlenme aralığı ve vazife malullüğü kararı birlikte belgelenmelidir

Benzer bir dosyada illiyet bağının kurulabilmesi için olay gününe ve öncesine ait görev çizelgeleri, ek görev yazıları ve nöbet listeleri dosyaya getirtilmelidir. Görevin başladığı ve bittiği saatler ile iki görev arasındaki dinlenme aralığı açıkça gösterilebildiğinde, yorgunluk ve stres iddiası soyut bir anlatım olmaktan çıkar. Kurulun bu kararında da belirleyici olan, gündüz ek görevi ile gece görevi arasındaki kısa aralıktır.

Aynı olay için vazife malullüğü başvurusu yapılmışsa, o başvuruya ilişkin idari işlem ve yargı kararlarının tazminat dosyasına sunulması gerekir; iki dosyada da görevin sebep ve tesiri sorusu aynı olguya dayanır. Mirasbırakanın sağlık geçmişinin idarece bilinip bilinmediği, periyodik muayene kayıtları ve görev yeri değişikliği talebi bulunup bulunmadığı da gözetilmelidir. Karşı oylarda istenen Adli Tıp Kurumu raporu, bünyesel etkenlerle çalışma koşullarının ağırlığının tartışıldığı dosyalarda ilk derece aşamasında talep edilmesi düşünülebilecek bir delildir. Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı başvuru yolu bölge idare mahkemesinde istinaf sayfasında açıklanmıştır.

Görevde kalp krizi ve idarenin tazmin sorumluluğu üzerine sık sorulan sorular

Kamu görevlisinin kalp hastalığı öyküsü bulunması idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır mı?

Bu kararda Kurul, sigara, hipertansiyon ve ciddi damar hastalığı öyküsü bulunan bir polis memurunun ölümünde de idarenin sorumluluğunu kabul etmiştir. Belirleyici olan, görevin yoğunluğu ve yorgunluğunun bünyevi rahatsızlığı tetikleyip tetiklemediğidir. Risk etkenleri illiyet bağının değerlendirilmesinde dikkate alınmış, ancak bağı kesen bir neden sayılmamıştır.

Vazife malullüğü kararı tazminat davasını etkiler mi?

Aynı olay için verilen ve kesinleşen vazife malullüğü iptal kararı, Kurulun gerekçesinde açıkça anılmıştır. Vazife malullüğü, malullüğün hem görev sırasında hem de görevin tesiriyle meydana gelmesine bağlı olduğundan, bu yöndeki bir tespit tazminat davasında illiyet bağını destekleyen bir olgu olarak değerlendirilmiştir. İki dosyanın birbirinden habersiz yürütülmemesi bu nedenle önem taşır.

Kurul tazminatın miktarı hakkında karar verdi mi?

Kurul yalnızca idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı sorusunu çözmüş, miktar yönünden bir belirleme yapmamıştır. Dosya yeniden karar verilmek üzere bölge idare mahkemesine gönderildiğinden maddi ve manevi tazminatın tutarı bozma sonrası yargılamada belirlenecektir. Onuncu Daire, bozma kararında maddi tazminatın hangi ilkeler gözetilerek hesaplanacağını da açıklamıştı.

Kararın tam metni

~9 dk okuma

Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2025/244 E. , 2025/2600 K. "İçtihat Metni"

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/244 Karar No : 2025/2600

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, mirasbırakanları polis memuru ...'nün görevli olduğu sırada geçirdiği kalp krizi sonucu ölümünde davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle her bir davacı için maddi tazminat istemlerine yönelik fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Davacılar mirasbırakanının, Cumhurbaşkanının Akhisar ilçesindeki programındaki görevinden döndükten sonra ... Polis Merkezi Amirliğinde kalp krizi nedeniyle vefat ettiği sabit olmakla birlikte kalp krizinin yoğun ve stresli çalışma ortamından kaynaklandığına ilişkin somut bir tespit ya da bulgu bulunmadığı, ...'nün kalp krizi geçirmesinin ardından polis memuru arkadaşları tarafından vakit kaybedilmeksizin hastaneye götürüldüğü ve adı geçene hastanede gerekli müdahalenin yapıldığı, ... tarafından daha önce davalı idareye hastalığı veya rahatsızlığı dolayısıyla görev yeri veya zamanının değiştirilmesi istemiyle herhangi bir başvuruda da bulunulmadığı, davacılar mirasbırakanının kalp krizi sonucu vefat etmesinde idarenin tazminle sorumlu tutulmasını gerektiren bir hizmet kusurunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, Öte yandan, olayda kusursuz sorumluluk şartları da bulunmadığından, davalı idarenin bu kapsamda sorumlu tutulması mümkün olmadığı için, kusursuz sorumluluğa dayalı tazmin yükümlülüğü de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 01/04/2024 tarih ve E:2020/579, K:2024/1189 sayılı kararıyla; Davacılar yakınının, Akhisar ilçesindeki ek görev sonrası devam eden gece görevi sırasında rahatsızlanması ve devamında da ölümü ile neticelenen olayın mesleki faaliyet kapsamında, görevin neden ve tesiri ile gerçekleştiği, Bu nedenle görülmekte olan hizmet sırasında gerçekleşmiş olması, hizmetle zararlı sonuç arasında uygun illiyet bağının bulunması nedeniyle zararın zarar görenler üzerinde bırakılmayarak tüm topluma yayılması adalet, hakkaniyet ve eşitlik esaslarına uygun düşeceğinden davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince davalı idarece karşılanması gerektiği sonucuna varıldığı, Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, Öte yandan, bozma kararına uyulması halinde maddi tazminatın hangi ilkeler gözetilerek hesaplanması gerektiği açıklanarak ve davacılardan ... tarafından, haklarında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, bu karara karşı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği belirtilerek ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İstinaf isteminin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, mirasbırakanları polis memuru ...'nün görevi esnasında mesleki stresörlerin kendisinde yarattığı nedenlerden dolayı kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği, olayda kendisinin herhangi bir kastı veya kusuru bulunmadığı, davalı idarenin ise görev esnasındaki personelinin emniyetini sağlamak ve sağlığını korumak için gerekli tedbirlerini almadığı ve gerekli sağlık kontrollerini yapmadığı için kusurlu veya kusursuz sorumluluğu mevcut olduğu, göreve başlamadan önce yapılan kontrollerde herhangi bir sıkıntısı olmayıp sağlam bir şekilde göreve alınan ve çok erken yaşta vefat eden ...’nün eşi ve çocukları olarak ömür boyu maddi ve manevi destekten yoksun kaldıkları, yoğun tempolu ve stresli çalışma esnasında sarf edilen eforun kalp krizini tetiklediği ve sağlıklı insanların dahi ölümüne sebebiyet verdiğinin tıbben kabul edilmiş bir vakıa olduğu, lehe emsal yargı kararları bulunduğu, ... İdare Mahkemesi kararı ile davacılardan ...’ye vazife malulü emekli aylığı bağlanarak olayın görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiğinin ispatlandığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar mirasbırakanı ..., Manisa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile UYAP kayıtlarının incelenmesinden, maddi olayın şu şekilde gerçekleştiği anlaşılmaktadır: Davacılar mirasbırakanı, 28/05/2018 tarihinde Cumhurbaşkanının Akhisar ilçesindeki programı sebebiyle saat 09.30 ile 18.00 arasında ekip oto sürücüsü olarak ek görev kapsamında görevlendirilmiş, saat 19.30’da Manisa’ya dönülmüştür. ..., aynı günün devamında Karaköy ... Polis Merkezi Amirliğinde 21.30'da gece görevinin ifasına başlamıştır. Akabinde, 29/05/2018 tarihinde saat 02.30 sıralarında aşırı terleyerek rahatsızlanması üzerine ... Devlet Hastanesi acil servisine intikal ettirilmiş, yapılan tetkikler sonucunda akut miyokard enfarktüs (kalp krizi) teşhisiyle ... Devlet Hastanesine ambulansla sevk edilmiş, 04.30 sıralarında anjiyo yapılmış, ardından koroner bypass operasyonu (açık kalp ameliyatı) gerçekleştirilmiştir. ..., yoğun bakım tedavisi görürken 14/06/2018 tarihinde vefat etmiştir. Aynı tarihli ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak "kalp yetmezliği, akut böbrek yetmezliği, akut miyakord enfarktüsü ve aterosklerotik kardiyovasküler hastalık" belirtilmiştir. Yine aynı tarihli olan "KVC yoğun bakım yatan hasta çıkış özeti"ne göre, ...'nün özgeçmişinde "sigara, hipertansiyon ve daha önce geçirilmiş sepsis" öyküsü bulunmakta olup "önemli bulgular öyküsü" kısmına "çok ciddi damar hastalığı" olduğu notu düşülmüştür. Davacılar tarafından, olayda idarenin tazmin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru zımnen reddedilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Uyuşmazlıkta ısrar hususu, davacılar mirasbırakanının vefatı ile idari faaliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve dolayısıyla idarenin bu olayda sorumlu olup olmadığı konusundadır. İdare kural olarak, yürüttüğü faaliyetleriyle illiyet bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup idarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek için, ortada bir zararın bulunması, zarara sebebiyet veren işlem veya eylemin idareye yüklenebilir nitelikte olması ve zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının bulunması şartları aranmaktadır. Bu şartlardan birinin yokluğu, kural olarak idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırır. Somut olayda, davacılar mirasbırakanının Manisa merkezinde çalıştığı; 28/05/2018 tarihinde Cumhurbaşkanının Akhisar ilçesindeki programı sebebiyle saat 09.30 ile 18.00 arasında ekip oto sürücüsü olarak ek görev yaptığı; saat 19.30'da Manisa'ya dönüldüğü; aynı günün devamında saat 21.30'da gece görevinin ifasına başladığı; ertesi gün saat 02.30 sıralarında rahatsızlandığı anlaşılmaktadır. Davacılar mirasbırakanının gündüz ek görevin icrasının ardından yeterince dinlenme imkanı bulamadan gece görevine başladığı, devamında ölümle neticelenen olayın, başlangıcında gündüz ek görevi ve sonrasında yeterli dinlenme bulunmaksızın devam eden gece görevinin bulunduğu, yapılan görevin yoğunluk ve yorgunluğunun, çalışma şartları yüzünden sarf edilen efor ve stresin bünyevi rahatsızlığı tetiklediği, buna göre olayın mesleki faaliyet kapsamında, görevin sebep ve tesiri ile vuku bulduğunun kabul edilmesi gerektiği ve bu çerçevede idarenin sorumluluğu bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun 44 ve 45. maddelerine göre, bir kişinin vazife malulü sayılabilmesi için malüllüğün hem görevin yapıldığı sırada hem de ifa edilen görevin tesiriyle meydana gelmiş olması gerekmektedir. Bu olay sebebiyle davacılardan ... tarafından, haklarında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması istemiyle Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararda, "Olayda, davacının eşinin vazifesini yaptığı sırada kalp krizi geçirmesi sonucu öldüğü, ölümünde görevli olduğu Cumhurbaşkanının Akhisar programı sebebiyle yorgun düştüğü halde gece geç saatlere kadar çalışmaya devam ettirilmesinin etkisinin bulunduğu, çalışma koşullarının olumsuz etkisi dikkate alındığında görevinin sebep ve etkisi ile öldüğünün kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacının eşinin görevi sırasında ve görevinin etkisiyle vefat ettiği anlaşıldığından vazife malulü kabul edilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmamaktadır." gerekçesine yer verildiği; bu karara karşı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun da ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiği görülmektedir. Bu itibarla, olayda idarenin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacıların temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/11/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacıların temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

GEREKÇEDE KARŞI OY XX- Davacılar mirasbırakanı ...'nün özlük dosyası ile sağlık geçmişine ilişkin bilgi ve belgeler temin edilip Adli Tıp Kurumundan ...'nün vefat etmesinde bünyesel faktörlerin mi yoksa çalışma koşullarına yönelik stresörlerin mi etkili olduğu hususunda bir rapor alındıktan sonra idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davacılar mirasbırakanının vefat etmesinde idarenin sorumluluğunun olup olmadığına ilişkin olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme sonucu verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyoruz.

GEREKÇEDE KARŞI OY XXX- Uyuşmazlıkta, davacılar mirasbırakanı ...'nün özlük dosyası ve çalışma şartları ile ilgili bilgi ve belgeler temin edilerek dosyaya kazandırıldıktan sonra ...'nün vefat etmesine ilişkin olarak idarenin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, davacılar mirasbırakanının vefat etmesinde çalışma şartları ve yoğunluğu bakımından idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin olarak yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme sonucu verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, karara gerekçe yönünden katılmıyorum.

Bu alandaki diğer kararlar

Tüm İdare Hukuku kararları