Özet
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kira sözleşmesinin başında imzalatılan adi yazılı tahliye taahhüdüne dayanan icra takibinde, kiracının belgenin tarihine karşı çıkmasının sonuçlarını ele almıştır. Kiracı, itirazında taşınmazı ilk kiraladığı sırada kendisine formalite diye bir evrak imzalatıldığını söylemiş; icra mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi bu beyanı tarihe yönelik açık bir itiraz saymayarak itirazın kaldırılmasına karar vermiştir. Daire, noterlikçe düzenlenmemiş ya da tasdik edilmemiş bir taahhütte imza kabul edilse bile tarihin inkâr edilmesi hâlinde alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğini, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece kararını bozmuştur. Karar kiracı lehinedir: taahhüdün kira ilişkisinin kurulduğu sırada imzalatıldığı yönündeki savunma, icra mahkemesindeki dar yargılamada tahliye kararı verilmesini engellemektedir. Kiraya veren açısından sonuç, tahliyenin ancak genel mahkemede açılacak davayla elde edilebileceği ve tarihin boş bırakıldığı iddiasını kiracının yazılı delille ispatlaması gerektiğidir. İnceleme, itiraz dilekçesindeki ifadenin nasıl nitelendirildiğini, bölge adliye mahkemesinin itiraz sebebinin genişletilemeyeceği yönündeki gerekçesinin neden yeterli görülmediğini ve tarafların bundan sonra izleyebileceği yolları ele almaktadır.
İnceleme
Formalite diye imzalatılan taahhütte tarih itirazı icra yolunu kapatıyor
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya verenin en hızlı tahliye yolu, kiracının yazılı tahliye taahhüdüne dayanarak icra dairesine başvurmaktır. Uygulamada bu belgenin kira sözleşmesiyle aynı gün ya da anahtar teslim edilirken, tarih kısmı boş bırakılarak imzalatıldığı sık görülür; kiracı yıllar sonra tahliye emriyle karşılaştığında belgeyi hatırlar, tarihi hatırlamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin bu kararı, kiracının belgenin ilk kiralama sırasında formalite olarak imzalatıldığı yönündeki beyanının hukuken ne anlama geldiğini ve icra mahkemesinin bu beyan karşısında tahliyeye karar verip veremeyeceğini açıklığa kavuşturmaktadır.
Kararın yol gösterici yanı iki noktadadır. İlki, kiracının itiraz dilekçesindeki sade anlatımın tarihe yönelik bir itiraz olarak nitelendirilmesidir. İkincisi, bölge adliye mahkemesinin itiraz sebebinin duruşmada genişletilemeyeceğine dayanan gerekçesinin, ilk itirazda zaten tarihe karşı çıkılmış olduğu tespitiyle aşılmasıdır. Her iki tespit de kira ilişkisinin başında alınan taahhütlerin icra yoluyla kullanılmasına belirgin bir sınır çizmektedir.
Kiralamanın başında imzalatılan belge yıllar sonra icra takibine dayanak oldu
Taraflar arasındaki kira sözleşmesi Mayıs 2008'de başlamıştır. Kiraya veren, Ağustos 2008 düzenleme tarihli ve 28 Ocak 2016 tahliye tarihli adi yazılı bir tahliye taahhüdüne dayanarak Şubat 2016'da icra takibi başlatmış, kiracıya tahliye emri gönderilmiştir. Kiracı süresi içinde yaptığı itirazda, taşınmazda uzun yıllardır oturduğunu, kira bedellerini düzenli ödediğini ve taşınmazı ilk kiraladığı sırada kendisine formalite olduğu söylenerek bir evrak imzalatıldığını beyan etmiştir. Belge noterlikçe düzenlenmiş ya da onaylanmış değildir.
Kiraya veren icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını, takibin devamını ve tahliyeyi istemiştir. İcra mahkemesi, kira sözleşmesinin Mayıs 2008'de başladığını, taahhüdün bu tarihten sonra Ağustos 2008'de düzenlendiğini, kiracının taahhütteki tahliye tarihine ve imzaya herhangi bir itirazının bulunmadığını belirterek itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar vermiştir. Kiracının istinaf başvurusunu inceleyen bölge adliye mahkemesi, kiracının imzaya, belge içeriğine ve tarihe açık bir itirazının bulunmadığını, duruşmada tarihin sonradan doldurulduğunu ileri sürmüş olsa da İİK m.63 uyarınca itiraz sebebinin duruşmada değiştirilip genişletilemeyeceğini gerekçe göstererek başvuruyu esastan reddetmiştir. Kiracı bu kararı temyiz etmiştir.
Noter onayı olmayan taahhütte tarih inkârı uyuşmazlığı yargılamaya taşır
Daire, incelemesine takibe dayanak belgenin niteliğiyle başlamıştır: taahhüt noterlikçe düzenlenmemiş ve tasdik edilmemiştir. Bu tespit, İİK m.275 ile 1957 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'nın kurduğu sistemi uygulanır kılar. Buna göre alacaklı, imzası ikrar edilse bile tarihi inkâr edilen bir tahliye taahhüdüne dayanarak icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez; tarih uyuşmazlığı icra mahkemesinin dar ve belgeye bağlı incelemesiyle çözülemeyeceğinden taraflar genel mahkemede yargılama yoluna yönlendirilir.
Kararın asıl ağırlığı, kiracının beyanının nitelendirilmesindedir. Kiracı itirazında tarihin sahte olduğu gibi teknik bir ifade kullanmamış, yalnızca belgenin taşınmazı ilk kiraladığı sırada imzalatıldığını söylemiştir. Daire bu anlatımı taahhüdün düzenleme tarihine karşı çıkma olarak okumuştur; belgenin ilk kiralama anında imzalandığı iddiası, üzerindeki Ağustos 2008 tarihinin gerçeği yansıtmadığı anlamına gelir. Bölge adliye mahkemesinin İİK m.63'e dayanan gerekçesi bu noktada karşılıksız kalmıştır: kiracı itiraz sebebini duruşmada genişletmiş değildir, tarihe karşı çıkış ilk itirazda zaten vardır.
Aynı Daire, aynı yılın başında verdiği başka bir kararda (E. 2017/4596, K. 2018/1655, 6 Şubat 2018) düzenleme ve tahliye tarihlerinin boş bırakılarak imzalandığı yönündeki itirazı da tarihe itiraz olarak nitelendirmiş ve icra mahkemesinden tahliye istenemeyeceğini belirtmiştir. İki karar birlikte okunduğunda çizgi nettir: tarihin inkârı ya da boş bırakıldığı iddiası, belge noter onaylı değilse, tahliyeyi icra mahkemesinin inceleme alanından çıkarır.
Bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, itirazın kaldırılması istemi reddedilmeli
Daire, bölge adliye mahkemesi kararını HMK m.373 uyarınca kaldırmış ve icra mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma gerekçesi, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği gözetilerek itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabul edilmiş olmasıdır. Sonuç kiracı lehinedir: icra takibi, tarihi tartışmalı bir belgeyle tahliyeye ulaşamaz.
Kiraya veren açısından karar tahliye yolunu kapatmaz, yalnızca değiştirir. Taahhüde dayanan tahliye talebi sulh hukuk mahkemesinde açılacak davada ileri sürülebilir; orada belgenin gerçekten Ağustos 2008'de düzenlenip düzenlenmediği ve kiracının imzayı hangi koşullarda attığı tam bir yargılamayla değerlendirilir. Tarihin gerçeği yansıtmadığını ileri süren kiracı bu iddiasını ispatla yükümlüdür ve Yargıtay'ın beyaza imza konusundaki yerleşik çizgisine göre boş kâğıda atılan imzanın anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yazılı delille ispatlanır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3151, K. 2026/1774, 31 Mart 2026). Kararın uygulamadaki etkisi, icra mahkemesindeki hızlı yolun yalnızca noter onaylı ya da tarihi ikrar edilen taahhütler için işlemesidir.
İtiraz dilekçesinde tarihe karşı çıkışın açıkça yazılması belirleyici oluyor
Tahliye emriyle karşılaşan kiracı için belirleyici an, tebliğden itibaren işleyen yedi günlük itiraz süresidir. Bu kararda kiracının sade anlatımı tarihe itiraz sayılmış olsa da bölge adliye mahkemesi aynı beyanı yetersiz görmüştür; belgenin hangi tarihte ve hangi koşullarda imzalandığının itiraz dilekçesinde açıkça yazılması, duruşmada sebep genişletildiği tartışmasını baştan önler. İmzanın kabul edilip yalnızca tarihe karşı çıkılması, icra mahkemesindeki yolu kapatmak için yeterli görülmektedir.
Kiraya veren açısından belirleyici nokta belgenin biçimidir. Noterlikçe düzenlenen ya da tarih ve imzası onaylanan taahhüt, tarih itirazını icra mahkemesinde etkisiz bırakır; adi yazılı belge ise kiracının tek cümlelik itirazıyla yargılama yoluna taşınır. Kira sözleşmesiyle aynı gün ya da anahtar teslimi sırasında alınan taahhütlerin, kiracının serbest iradesiyle verilmediği savunmasına açık olduğu gözetilmelidir. Sulh hukuk mahkemesinde açılacak davada arabuluculuk dava şartı geçerlidir; başvurunun zamanı ve icra yolundaki istisna arabuluculuğa başvuru zamanına ilişkin Yargıtay kararında ele alınmıştır. Taahhüt dışındaki tahliye sebepleri ve süreleri için tahliye davası rehberi bütüncül bir çerçeve sunar; Yalova'da kira uyuşmazlıkları sayfasında büronun bu alandaki çalışma konuları yer alır.
Tahliye taahhüdünde tarih itirazı hakkında sık sorulan sorular
Kiracı imzayı kabul edip yalnızca tarihe itiraz ederse ne olur?
Kiracının imzayı kabul etmesi taahhüdü icra mahkemesinde geçerli kılmaz. Belge noter onaylı değilse tarihe yönelik itiraz, alacaklının itirazın kaldırılmasını isteyebilmesini engeller ve kiraya veren tahliyeyi ancak sulh hukuk mahkemesinde açacağı davayla isteyebilir.
Taahhüt kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanmışsa geçerli midir?
Türk Borçlar Kanunu, yazılı tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden sonra verilmesini arar; kira sözleşmesiyle aynı gün ya da teslimden önce alınan taahhüt bu şarta uymaz. İcra mahkemesi bu tartışmayı yapamaz; tarih uyuşmazlığı, kararda görüldüğü gibi, işi genel mahkemeye taşır.
Sonradan doldurulan tarihi kiracı nasıl ispatlar?
Belgenin tarih kısmının boş bırakılarak imzalandığı iddiası, Yargıtay'ın beyaza imza konusundaki çizgisine göre yazılı delille ispatlanır; tanık beyanı bu konuda yeterli görülmemektedir. Kira sözleşmesinin tarihi, anahtar teslim tutanağı, ödeme kayıtları ve taraflar arasındaki yazışmalar bu ispatta değer taşıyabilir.
İtirazın kaldırılması istemi reddedilen kiraya veren dava açabilir mi?
İcra mahkemesinin ret kararı kiraya verenin genel hükümlere göre mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmaz; Daire'nin aynı yıl verdiği diğer kararda (E. 2017/4596, K. 2018/1655) bu hak açıkça anılmıştır. Sulh hukuk mahkemesinde açılacak davada taahhüdün tarihi ve veriliş koşulları tam yargılamayla incelenir; dava Eylül 2023'ten bu yana arabuluculuk dava şartına bağlıdır.
Kararın tam metni
~2 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
8. Hukuk Dairesi 2017/16112 E. , 2018/17854 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye ... MAHKEMESİ : ... .... İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... .... Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak başlatılmış olan icra takibi nedeniyle düzenlenen tahliye emrine davalı kiracının yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve tahliye isteminde bulunmuştur. ... Mahkemesince, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin .../05/2008 tarihinde başladığı, tahliye taahhüdünün bu tarihten sonraki bir tarihte .../08/2008 tarihinde düzenlendiği, davalının tahliye taahhüdündeki tahliye tarihine ve imzaya herhangi bir itirazının bulunmadığı, borçlunun itirazında haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı tarafından takibe yapılan itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına, takibe itirazın kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan tahliye talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının takibe itirazında taşınmazı ilk kiraladığı esnada davacının kendisine bir evrak imzalattığını, kira bedellerini düzenli olarak ödediğini, borcu bulunmadığını beyan ettiği, davalının tahliye taahhütnamesindeki imzaya, taahhütnamenin içeriğine ve tarihe açık bir itirazının bulunmadığı, her ne kadar duruşmadaki beyanında taahhütnamedeki tarihin sonradan doldurulduğunu iddia etmiş ise de, İİK'nin 63. Maddesi hükmüne göre itiraz eden kiracının itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebebini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceği, bu durumda tahliye taahhütnamesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ....02.2016 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile ....08.2008 tanzim ve 28.01.2016 tahliye tarihli adi yazılı belgeye dayanarak taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalı kiracı süresi içinde yapmış olduğu itirazında, burada yaklaşık ... yıllık kiracı olduğunu, burayı ilk kiraladığı esnada kendisine formalite diye evrak imzalattırıldığını belirterek, tahliye taahhüdündeki tarihe itiraz etmiştir. İcra takibine dayanak oluşturan tahliye taahhüdü noterlikçe tanzim veya tasdik edilmiş değildir. İİK.nin 275.maddesi ve 04.....1957 tarih, .../... sayılı İBK gereğince alacaklı, imzası ikrar olunsa bile tarihi inkar edilen tahliye taahhüdüne dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceğinden uyuşmazlığın halli yargılamayı gerektirir. Somut olayda davalı kiracı tahliye taahhüdünün taşınmazın ilk kiralandığı esnada imzalandığını ileri sürerek tahliye taahhüdündeki tanzim tarihine karşı çıkmış olmakla uyuşmazlığın yargılamayı gerektiği gözetilerek itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulü ve itirazın kaldırılması kararına ilişkin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/.... maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA), ... Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, dosyanın ... Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ........2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Arazi Üzerindeki Tesis İçin Kira Tespit Davası Açılabilir mi? (Galip Vasıf Ölçütü)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 21.05.2026

Tahliye Davasında Arabuluculuğa Ne Zaman Başvurulmalı? (Erken Başvuru Tuzağı, Yargıtay 2025)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 26.05.2025

Evi Yeni Satın Alan Ev Sahibi Kiracıyı Ne Zaman Tahliye Edebilir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 27.03.2019

