Özet
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir mağaza çalışanının iş arkadaşlarıyla kurduğu WhatsApp grubundaki yazışmalar gerekçe gösterilerek yapılan feshi haksız buldu. Karar işçi lehinedir: kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini reddeden yerel mahkeme kararı oybirliğiyle bozuldu. İşveren, mesajların bir arkadaşın telefonundan tespit edildiğini söyleyerek çalışandan istifa istemiş, reddedince ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle sözleşmeyi feshetmişti. Yerel mahkeme, ücret ve prim memnuniyetsizliğini paylaşan ve arkadaşlarına fazla gayret göstermemeyi telkin eden mesajları doğruluk ve bağlılığa aykırı sayıp davayı reddetmişti. Daire ise WhatsApp'ın kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı bir sistem olduğunu, işçilerin iş akışını bozmadıkları sürece grup kurup burada iletişim kurmalarının yasak olmadığını ve bu iletişimin kişisel veri olarak korunmasının esas olduğunu vurguladı. Yazışmaların nasıl elde edildiği anlaşılamadığından, salt bu mesajlara dayanan fesih haksızdır ve tazminat taleplerinin kabulü gerekir. Yıllık izin ücretinin ödendiği yönündeki tespit ise bozma kapsamı dışında kaldı. Karar, işveren tarafından kaynağı belirsiz biçimde ele geçirilen özel yazışmaların fesih dayanağı yapılamayacağını gösteren yol gösterici bir emsaldir.
İnceleme
Arkadaş grubundaki yazışma kaynağı belirsizse işverene kanıt olmaz
Çalışanların kendi aralarında kurduğu mesajlaşma grupları artık her işyerinin görünmeyen bir parçası. Bu gruplarda yöneticiler eleştirilir, ücretler kıyaslanır, bazen ölçü kaçar. İşverenin bu yazışmalardan haberdar olması hâlinde iş sözleşmesini feshedip feshedemeyeceği, hem çalışanlar hem de insan kaynakları birimleri için gerçek bir belirsizlik alanıydı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu kararında iki soruya birden cevap veriyor: kapalı bir grupta yazılanlar işverene karşı delil olarak kullanılabilir mi ve kullanılabilecekse hangi koşulla. Daire, WhatsApp yazışmalarını kişisel veri sayarak koruma altına alıyor ve nasıl elde edildiği anlaşılamayan mesajlara dayanan feshi haksız fesih olarak nitelendiriyor. Bu tutum, sonraki yıllarda hem Yargıtay'ın hem de Anayasa Mahkemesi'nin kapalı grup paylaşımlarına yaklaşımının çerçevesini çizdi.
Bir arkadaşının telefonundan okunan mesajlarla istifaya zorlanan mağaza çalışanı
Davacı, Haziran iki bin on iki ile Haziran iki bin on dört arasında bir mağazada asgari ücrete yakın brüt ücretle çalışıyordu. Bir gün işyerine çağrıldı ve kendisine, iş arkadaşlarıyla birlikte kullandıkları WhatsApp grubundaki mesajların bir arkadaşının telefonundan tespit edildiği söylendi. Mesajlarda işyeri aleyhine konuşmalar bulunduğu, istifa etmesinin kendi lehine olacağı, aksi hâlde şirketin manevi tazminat davası açabileceği belirtilerek istifa dilekçesi imzalaması istendi. Çalışan bunu reddedince sözleşmesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hâllere dayanılarak feshedildi. Fesih yazısını imzalamadığına dair tutanak dosyaya girdi; yazılı fesih bildiriminin kendisi ise hiç sunulmadı.
İşverenin dayandığı içerik üç başlıkta toplanıyordu: mağaza yöneticisi hakkında sataşma sayılan konuşmalar, çalışan ücretlerine ilişkin bilgilerin grupta paylaşılması ve terfileri engelleyen şirket uygulamalarından söz edilmesi. Yerel mahkeme, davacıya ait sataşma niteliğinde bir mesaj bulunmadığını tespit etti; ancak çalışanın ücret ve satış primlerini yetersiz bulduğunu yazdığını, arkadaşlarına fazla gayretli çalışmamalarını ve çabalarının boşuna olacağını telkin ettiğini belirledi. Mahkemeye göre bu telkinler doğruluk ve bağlılığa aykırıydı; ücret ve prim sisteminin sözleşme gereği kimseyle paylaşılmaması gerekiyordu ve mesajın grup üyelerince görülmesi ihlal için yeterliydi. İşverenin mesajlara hukuka aykırı yolla ulaştığına dair somut delil bulunmadığını da ekleyerek davayı reddetti. Dosya daha önce bir kez bozulmuş, ikinci kararla yeniden Yargıtay'ın önüne gelmişti.
Üçüncü kişilere kapalı sistemde yazılanlar kişisel veri olarak korunur
Daire, meseleyi mesajların içeriğinden önce iletişimin niteliğinden ele aldı. WhatsApp, kişilerin birbirleriyle ve gruplar hâlinde haberleştiği, kendi içinde korunan ve üçüncü kişilere kapalı bir sistemdir. Bu tespit iki sonuca bağlanıyor. Birincisi, işçilerin iş akışını bozmadıkları ve çalışmayı etkilemedikleri sürece grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İkincisi, bu iletişimin kişisel veri olarak korunması esastır.
Gerekçenin ağırlık noktası, mesajların nasıl ele geçtiğinin anlaşılamamasıdır. Yerel mahkeme ispat yükünü tersine çevirip işçiden hukuka aykırı elde edildiğini kanıtlamasını beklemişti. Daire ise yazışmaların gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğunu, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak yapılan feshin haksız olduğunu söyledi. Başka bir deyişle, işveren kapalı bir gruptaki yazışmaya dayanmak istiyorsa o yazışmanın meşru bir yolla eline geçtiğini gösterebilmelidir; bu gösterilemiyorsa içeriğin ne kadar rahatsız edici olduğu tartışılmaz. Yerel mahkemenin ücret gizliliği ve fazla gayretli çalışmama telkinine ilişkin değerlendirmeleri de aynı nedenle ayakta kalmadı.
Kıdem ve ihbar tazminatının reddi bozuldu, izin ücreti kararı kesinleşti
Yargıtay, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddedilmesini hatalı bularak yerel mahkeme kararını oybirliğiyle bozdu. Kararın bu bölümü işçi lehinedir ve mahkeme yeniden yargılamada feshi haksız fesih olarak ele alacak, tazminatları hesaplayacaktır. Buna karşılık yıllık izin ücreti yönünden temyiz itirazları yerinde görülmedi; kullanılmayan izin karşılığının bordroda tahakkuk ettirilip ödendiği yönündeki tespit bozma kapsamı dışında kaldı.
Uygulamadaki etkisi iki yönlüdür. Çalışanlar açısından, kapalı grup yazışmalarının işveren eline belirsiz yollarla geçmesi hâlinde bu yazışmalar fesih dayanağı olamaz. İşverenler açısından ise mesaj içeriğine dayanmadan önce bilginin kaynağını, elde ediliş biçimini ve iş akışına somut etkisini belgeleyebilmek zorunluluk hâline geldi. Karar, içerik değerlendirmesinin ancak bu kapıdan geçildikten sonra başlayabileceğini gösteriyor.
Mesajların nasıl ele geçtiğini ve iş akışına etkisini belgeleyin
Kapalı bir grupta yazdıklarınız gerekçesiyle istifaya zorlanıyorsanız, istifa dilekçesi imzalamadan önce fesih gerekçesinin yazılı olarak verilmesini isteyin ve savunmanızda mesajların kimin telefonundan, hangi koşullarda alındığını açıkça sorun. Yazılı fesih bildiriminin dosyaya girmemesi bu davada işveren aleyhine not düşülen ayrıntılardan biriydi. Feshin haklı sayılıp sayılmayacağı ihbar tazminatının yanında kıdem tazminatını da belirlediğinden, olası tutarı önceden görmek için ihbar tazminatı hesaplama aracı ve ihbar tazminatı davasında arabuluculuk ve zamanaşımı yazısı yol gösterebilir.
İşveren tarafında ise sorulması gereken ilk soru içerik değil kaynaktır. Grup üyelerinden birinin kendi iradesiyle sunduğu ekran görüntüsü ile bir çalışanın telefonunun baskıyla incelenmesi arasındaki fark, feshin kaderini belirler. İkinci soru, yazışmanın iş akışını gerçekten bozup bozmadığıdır; Daire grup kurma serbestisini tam da bu ölçüte bağlamıştır. Üçüncüsü ölçülülüktür. Aynı Daire sonraki bir kararında, iş arkadaşlarının yer aldığı bir grupta yazılan küfürlü mesajı muhatabı belirlenemediği için haklı değil geçerli fesih nedeni saymıştır; geçerli fesih işe iadeyi engellese de kıdem ve ihbar tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Anayasa Mahkemesi de bir bankanın müfettişlerinin kapalı grubunda paylaşılan, genel müdürün odasının önünü gösteren bir fotoğraf nedeniyle yapılan feshi ifade özgürlüğü ihlali sayınca Yargıtay önceki kararını kaldırmış ve işe iade hükmünü onamıştır. Haklı nedenle fesih koşulları ve her iki taraf için izlenecek yol hakkında Yalova iş hukuku sayfasında genel bilgi bulabilirsiniz. Bu açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın kendi olguları ayrıca değerlendirilmelidir.
Kapalı grup yazışmaları ve fesih hakkında sık sorulan sorular
İşveren WhatsApp grubundaki mesajlara dayanarak işten çıkarabilir mi?
Karara göre üçüncü kişilere kapalı gruptaki yazışmalar kişisel veri olarak korunur ve nasıl elde edildiği anlaşılamayan mesajlar tek başına fesih dayanağı yapılamaz. Mesajın meşru yolla işverene ulaştığı ve iş akışını bozduğu gösterilebiliyorsa içerik ayrıca değerlendirilir; hakaret ve sataşma düzeyindeki sözler için Daire sonraki kararlarında haklı ya da geçerli fesih ayrımına gitmiştir.
Ücretimi ve primimi arkadaşlarımla konuşmam sözleşme ihlali sayılır mı?
Yerel mahkeme bu davada sözleşmedeki gizlilik kaydına dayanarak ihlal görmüştü; ancak Yargıtay, yazışmaların kaynağı belirsiz olduğu için bu değerlendirmeye hiç girmeden feshi haksız buldu. Gizlilik kaydının tek başına haklı fesih için yeterli olup olmadığı bu kararla çözülmüş değildir.
Mesajlar bir arkadaşımın telefonundan alındıysa ne değişir?
Kararın odak noktası tam olarak budur. Yazışmanın baskıyla mı, gönüllü teslimle mi işverene ulaştığı tespit edilemiyorsa işveren o yazışmaya dayanamaz. Bu nedenle savunma aşamasında mesajların kaynağını sormak ve tutanağa geçirtmek önemlidir.
Bu karar işe iade davasında da geçerli mi?
Bu dosya kıdem ve ihbar tazminatı davasıdır; işe iade davasında ise geçerli neden ölçütü ayrıca tartışılır. Bununla birlikte kapalı grup iletişiminin korunması ilkesi her iki dava türünde de fesih gerekçesinin denetlenmesinde kullanılmaktadır.
Kararın tam metni
~4 dk okuma
Metin, Yargıtay Karar Arama resmî yayınından alınmıştır. Kaynakta açın
9. Hukuk Dairesi 2018/10718 E. , 2019/559 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, davacının 13.6.2014 tarihinde çağrıldığını ve arkadaşları arasında kullandıkları whatsapp kullanımı ile ilgili birbirlerine vermiş oldukları mesajların bir arkadaşlarının telefonundan tespit edildiği, mesajlarda işyeri aleyhinde görüşmelerin olduğu, bu nedenle istifa etmesinin lehine olduğu, istifa etmezse kendisine şirket tarafından manevi tazminat davası açılabileceği belirtilerek, davacıya istifa dilekçesi imzalatılmak istendiğini, davacının reddetmesi üzerine işten çıkarıldığını, whatsappın özel bir mesajlaşma sistemi olup kişilerin özel hayatı ile ilgili olduğunu, bu mesajların arkadaşının telefonundan baskı ile işverence alınmasının özel hayatın gizliliğine müdahale yani suç olduğunu, özel hayat kapsamındaki görüşmelerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini ve delil olarak kullanılamayacağını, davacının işverene işten çıkarılmasına neden olabilecek hakaret tarzında bir şey de demediğini, davacının iş aktine haksız son verildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, iş aktinin davalı tarafından haklı feshedildiğini, davacının, iş arkadaşları ile aralarında kurdukları mesajlaşma grubunda davalı şirket aleyhinde söylemlerde bulunduğunu, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. C)Yerel Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Mahkeme'nin 2014/472 Esas sayılı kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 30/11/2017 tarihli kararı ile bozulduğu, dosya içerisinde bulunan hizmet cetveline, detay sicil bilgilerine, fesih tutanağına, banka hesap dökümüne, savunma yazısına, feshe dayanak yapılan mesajlaşma kayıtlarına, ücret bordrolarına, tanık beyanlarına, bilirkişi raporuna, bozma ilamına, bozma sonrası davalı vekili tarafından sunulan evraklara ve tüm dosya kapsamına göre delillerin değerlendirilmesi neticesinde; davacının 01.06.2012-13.06.2014 tarihleri arasında aylık çıplak brüt 1.075,00 TL ücret üzerinden davalı işveren nezdinde çalıştığı, iş akdinin davacı ve bir kısım iş arkadaşının cep telefonu üzerinden kullanılan whatsapp mesajlaşma ortamındaki yazışmaları gerekçe göstererek İş Kanunu'nun 25/2-b-e maddeleri uyarınca işveren tarafından feshedildiği, 13.06.2014 tarihli fesih bildiriminde davacının imzadan imtina ettiğine dair düzenlenmiş tutanağın dosyada olduğu ancak yazılı fesih bildiriminin ibraz edilmediği, mesajlarda işveren vekili sıfatı bulunan mağaza yöneticisi hakkında yapılan konuşmaların yer aldığı, bunların sataşma olarak değerlendirildiği, şirket çalışanlarının ücretlerine ilişkin bilgilerin yayılması ve çalışanları terfi etmemesi için bir takım şirket uygulamalarının yapıldığının belirtilmesinin 25/2-e maddesi kapsamında değerlendirilerek feshin gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, mağaza yöneticisine sataşma niteliği taşıdığı belirtilen davacıya ait mesaj kayıtlarına rastlanmadığı, ancak davacının ve iş arkadaşlarının kendilerine ödenen ücretleri ve özellik satış primlerini yeterli bulmadıkları yönünde birbirleriyle mesajlaştığı, ayrıca davacının ücret yönünden memnuniyetsizliğini ifade ederken diğer arkadaşlarına "fazla gayretli çalışmamaları, çabalarının boşuna olacağı yönünde" telkinlerde bulunduğu, buna göre iş arkadaşlarına yönelik olan fazla gayretli çalışmalarının boşuna olacağı şeklindeki mesajların İş Kanunu 25/2-e kapsamında haklı bir fesih nedeni olarak kabul edileceği, davacı taraf whatsapp kullanımı ile ilgili işyerine yöneltilmiş olmayan mesajların muhatap olmayan işyeri yetkilileri tarafından baskı ile alınarak deşifre edilmesinin özel hayatın gizliliğine müdahale niteliğinde olduğunu, suç teşkil ettiğini, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olup delil olarak kullanılamayacağını ileri sürmüş ise de davacı savunmasında whatsapp daki konuşma metinlerinin kendisine ait olduğunu, ancak içeriğinde küfürlü konuşmalara kendisinin girmediğini, sohbet amaçlı kurulmuş grubun bu aşamaya gelmesinin üzücü bir durum olduğunu, telefonun numarasının kendisine ait olduğunu ve kullanmakta olduğunu beyan ettiği, davacının sözleşmesi gereği almış olduğu ücreti ve prim sistemleri hakkında hiç kimseyle paylaşmaması gerektiği, oysaki ister mesaj atma kanalı ile ister birebir özel görüşmede isterse toplu bir alanda açıklanmış olmasının hiçbir farkının bulunmadığı, davacının sözleşmeye aykırı bir şekilde doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayarak hareket ettiği, whatsapp mesaj sistemine yazılan mesajların o gruba üye olanlar tarafından görülüyor olmasının sözleşme ihlali için yeterli kabul edileceği, işverenin bu mesajlara yasadışı yollarla ulaştığı hususunda somut bir delilin ortaya konulamadığı, davacının savunmasının 05/06/2014 tarihinde alınmış olduğu, davalı Şirket Mağazalar Denetim Müdürlüğü tarafından feshe konu olay ile ilgili 11/06/2014 tarihli soruşturma raporu düzenlendiği ve davacının iş akdinin 13/06/2014 tarihinde feshedilmiş olduğu, olayın disiplin kurulunca görüşülmesi nedeniyle 6 iş günlük hak düşürücü sürenin başlamayacağı ve raporun düzenlendiği tarih itibariyle hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu, bu nedenle iş akdi haklı nedenle işveren tarafından feshedilen davacının kıdem ve ihbar tazminatı kazanamayacağından bu yöndeki taleplerinin reddine karar verildiği, davacının kıdemine göre hak kazandığı izin süresinden izin dökümü ve puantaj kayıtları birlikte değerlendirildiğinde 17 günlük izin kullandığı tespit edilmekle, bakiye izin süresinin karşılığı olan ücretin de bordroda tahakkuk edilerek ödenmiş olduğu, bu yönüyle izin alacağı talebinin de sabit görülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı talepleri bakımından; Whatsapp sistemi, telefon ve internet ortamında internet vasıtası ile iletişimi gerçekleştiren bir sistemdir. Burada kişi, kişiler ile iletişime geçtiği gibi gruplar kurarak grup içiresinde iletişim gerçekleştirilmektedir. Ancak bu sistem kendi içinde korunan ve 3. kişilere kapalı bir konumdadır. Dolayısı ile işçilerin iş akışını bozmadığı ve çalışmaların etkilemediği sürece bir grup kurmaları ve burada iletişim içinde olmaları yasak değildir. İşçilerin bu kapsamda burada iletişimlerinin kişisel veri olarak da korunması esastır. Somut uyuşmazlıkta, whatsapp konuşmaları gizlilik içeren kişisel veri niteliğinde olduğundan, salt nasıl temin edildiği anlaşılamayan bu yazışmalara dayanılarak iş aktinin feshi haksız olup, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddi hatalıdır. F)SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu alandaki diğer kararlar

Yasal Haklarını Alarak İstifa Ettiğini Yazan İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 20.01.2026

Banka Hesap Hareketi Gerekçesiyle İşten Çıkarma Hukuka Uygun mu?
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru, 08.10.2020

Kapatılan Bir Dernekte Görev Alan İşçinin Sözleşmesi Feshedilebilir mi?
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru, 02.07.2020

