İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Yüksek raflı eski bir kütüphanede ahşap merdiven

Yargıtay’a Temyiz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır? Süre, İçerik ve Sınırlar (Hukuk ve Ceza)

Bölge adliye mahkemesi kararına karşı Yargıtay’a temyiz iki haftada yapılır; ceza yargısında süre gerekçeli hükmün tebliğinden başlar. Dilekçenin zorunlu unsurları, 2026 parasal sınırı ve 7589 sayılı Kanun’un açtığı yeni temyiz yolu bu rehberde.

Yayın
19 Eylül 2026
Okuma süresi
22 dk
Hukuk alanı
Genel Hukuk
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
19 Eylül 2026
22 dk
okuma

Bölge adliye mahkemesi kararı elinize ulaştığında dava henüz bitmemiş olabilir. Hukuk ve ceza yargısında kanun yolunun son basamağı Yargıtay'a temyizdir; ancak temyiz, istinafın bir tekrarı değildir. Yargıtay olayı yeniden kurmaz, tanık dinlemez, delil tartmaz; yalnızca alt derece mahkemesinin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığını denetler. Bu yüzden temyiz dilekçesi, istinaf dilekçesinden farklı bir mantıkla yazılır: "haksızlığa uğradım" anlatısı değil, "şu hüküm şu hukuk kuralına şu nedenle aykırıdır" gerekçesi aranır.

Bu rehber, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 361-373. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 286-307. maddelerinin güncel metnine dayanır. 7499 sayılı Kanun ile 2024'te değişen ceza temyiz süresi, 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'un HMK m.362'ye eklediği yeni fıkra ve 2026 parasal sınırları metne işlenmiştir. İstinaf aşamasının kendisi için istinaf kanun yolu rehberine, idari yargıdaki Danıştay temyizi için ise Danıştay temyiz dilekçesi sayfasına bakabilirsiniz; burada yalnızca Yargıtay'a temyiz aşaması işlenmiştir.

Temyiz ile istinaf arasındaki fark neden dilekçeyi değiştirir

İstinaf, ilk derece mahkemesi kararının hem maddi vakıa hem hukuk yönünden yeniden incelenmesidir. Bölge adliye mahkemesi gerektiğinde delil toplar, tanık dinler, bilirkişi raporu alır ve davayı yeniden karara bağlayabilir. Temyiz ise kural olarak bir hukukilik denetimidir. HMK m.369/2 uyarınca Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar; CMK m.288/1 uyarınca temyiz "ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır" ve CMK m.294/2 uyarınca temyiz sebebi "ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir".

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: bölge adliye mahkemesinin delilleri nasıl değerlendirdiğini bir daha tartışmaya açan, tanık beyanlarını yeniden yorumlayan, "mahkeme olayı yanlış anladı" diyen bir dilekçe Yargıtay'da karşılık bulmaz. Aranan şey, sabit kabul edilen olaylara uygulanan hukuk kuralının yanlış seçilmesi, yanlış yorumlanması ya da usul kurallarının karara etki edecek biçimde ihlal edilmesidir. Delil değerlendirmesi ancak "delilin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi" (HMK m.371/1-c) ya da "hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanılması" (CMK m.289/1-i) gibi hukuki bir kalıba sokulabildiğinde temyiz sebebi olur.

Bir başka fark, incelemenin kapsamıdır. Hukuk yargısında HMK m.369/1 gereği Yargıtay tarafların ileri sürdüğü sebeplerle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. Ceza yargısında ise CMK m.301 gereği Yargıtay, kural olarak yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususları inceler; CMK m.289'daki hukuka kesin aykırılık hâlleri bu kuralın istisnasıdır. Dolayısıyla ceza temyizinde dilekçede yazılmayan bir aykırılık, kesin aykırılık hâllerinden değilse incelenmeyebilir. Bu, ceza temyiz dilekçesinin eksiksiz yazılmasını hukuk temyizinden daha da hayati kılar.

Hangi kararlar Yargıtay'a temyiz edilebilir

Hukuk yargısında temyizi kabil kararlar (HMK m.361-362)

HMK m.361/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlar temyiz edilebilir. HMK m.361/2'ye göre davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir; örneğin davayı kazanan ancak gerekçedeki bir tespitin ileride aleyhine kullanılmasından çekinen taraf.

HMK m.362 ise temyiz edilemeyen kararları sayar. Uygulamada en sık karşılaşılan engel parasal kesinlik sınırıdır. Kanun metnindeki tutar HMK Ek Madde 1 uyarınca her yıl yeniden değerleme oranında artırılır ve 2026 yılı için temyiz sınırı 682.000 TL olarak uygulanmaktadır; miktar veya değeri bu tutarı geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları kesindir. 7550 sayılı Kanun ile değişik Ek Madde 1/2 uyarınca hangi yılın sınırının uygulanacağı, davanın açıldığı tarihe göre belirlenir; 2024'te açılmış bir dava 2026'da karara bağlansa bile 2024 sınırı uygulanır. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında sınırın hesabında asıl alacak esas alınır; faiz, yargılama gideri ve vekâlet ücreti hesaba katılmaz.

HMK m.362/2, kısmi davada kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceğini, alacağın tamamının dava edildiği hâlde ise asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmadığını düzenler. Ancak karşı taraf temyize başvurursa, diğer taraf cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir; bu, katılma yoluyla temyizdir.

Parasal sınır dışında HMK m.362/1'de sayılan şu kararlar da temyiz edilemez: kira ilişkisinden doğan davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının altında kalanlar ve sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalarla ilgili kararlar (Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin olanlar hariç), ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar, soybağı sonucu doğurmayan nüfus kaydı düzeltme davaları, davanın başka mahkemeye nakline ilişkin kararlar, geçici hukuki korumalar hakkındaki kararlar ve HMK m.353/1-a kapsamında (esasa girilmeden kaldırma ve gönderme) verilen kararlar.

16 Temmuz 2026 değişikliği: istinafın kabulü hâlinde temyiz

Anayasa Mahkemesi 26 Şubat 2026 tarihli ve E. 2026/49, K. 2026/48 sayılı kararıyla HMK m.362/1-a bendini "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli" yönünden iptal etmişti. Bunun üzerine 7589 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle HMK m.362'ye üçüncü fıkra eklendi. Yeni fıkraya göre bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar vermişse, kararın kabul ya da reddedilen kısmı HMK m.341/2'deki istinaf parasal sınırının (2026 için 50.000 TL) üzerindeyse bu karar temyiz edilebilir. İki istisna vardır: bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da yeniden verilen karar yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz yolu kapalıdır. Bu düzenleme 2026 yazından önce kesinleşmiş sayılan pek çok "sınır altı" kararı temyize açtığı için, elinde istinafta lehine ya da aleyhine değiştirilmiş bir karar bulunan tarafın sınırı yeniden hesaplaması gerekir.

Ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 8 Ekim 2025 tarihli ve E. 2025/124, K. 2025/203 sayılı kararıyla aynı bent "kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkin davalar" yönünden iptal edilmiş olup bu iptal 20 Ekim 2026'da yürürlüğe girecektir. Kamulaştırma bedeli davalarında bu tarihten sonra parasal sınır engeli kalkmaktadır.

Ceza yargısında temyizi kabil kararlar (CMK m.286)

CMK m.286/1 uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. Buradaki asıl mesele m.286/2'deki uzun istisna listesidir. Şu kararlar temyiz edilemez: ilk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezası ile miktarı ne olursa olsun adli para cezasına ilişkin hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararları; beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları; hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar; kanunda üst sınırı iki yıla kadar hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili her türlü bölge adliye mahkemesi kararı (ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK m.272/3 kapsamı dışındaki mahkûmiyet kararları hariç); adli para cezasını gerektiren suçlara ilişkin kararlar; yalnız müsadereye ilişkin kararlara karşı istinafın esastan reddi; on yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda beraat kararına karşı istinafın esastan reddi; düşme, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirine ilişkin kararlar ile bu sınırlar içinde kalan birden fazla ceza veya kararı içeren hükümler.

CMK m.286/3 (7188 sayılı Kanun ile eklenmiştir) bu istisnaların da istisnasıdır: hakaret (TCK m.125/3), halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, suç işlemeye tahrik, suçu ve suçluyu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik, kanunlara uymamaya tahrik, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m.217/A), Cumhurbaşkanına hakaret, devletin egemenlik alametlerini aşağılama, TCK m.301, silahlı örgüt (TCK m.314), halkı askerlikten soğutma suçları ile Terörle Mücadele Kanunu m.6/2-4 ve m.7/2 ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun belirli maddelerindeki suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi kararları, ceza miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir.

Bir de bozma sonrası özel durum vardır: CMK m.307/3 uyarınca Yargıtay'ın bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesince verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın yalnızca temyiz yoluna başvurulabilir. Hukuk yargısında da HMK m.373/4 aynı yönde düzenlenmiştir: bozmaya uygun olarak verilen yeni karar doğrudan temyiz edilir.

Temyiz süresi: iki hafta, ama nereden başlar

Hukuk yargısında HMK m.361/1 uyarınca temyiz süresi, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. HMK m.359 gereği temyizi kabil kararlar bölge adliye mahkemesince resen tebliğe çıkarılır; süre, tarafın kendisine yapılan tebligatla işlemeye başlar. Karar duruşmada yüze karşı okunmuş olsa dahi süre tefhimle değil tebliğle başlar.

Ceza yargısında süre 2024'te köklü biçimde değişti. 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK m.291/1'e göre temyiz istemi, "hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde" yapılır. Değişiklikten önce süre hükmün açıklanmasından itibaren on beş gündü ve süre tutum dilekçesi ile gerekçeli karar beklenirdi; artık sürenin başlangıcı gerekçeli kararın tebliğidir ve süre tutum dilekçesi verme zorunluluğu kalmamıştır. Tutuklu sanık için CMK m.263 saklıdır: tutuklu, ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek de temyiz edebilir ve kurum müdürüne yapılan başvuru kanun yoluna başvuru sayılır.

Sürenin hesabı iki kanunda paraleldir. HMK m.92/2 uyarınca hafta olarak belirlenen süre, başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günün tatil saatinde biter; CMK m.39/2 de aynı kuralı taşır ve m.39/4 uyarınca son gün tatile rastlarsa süre tatilin ertesi günü biter. Örneğin Salı günü tebliğ edilen karar için temyiz süresi iki hafta sonraki Salı günü mesai bitiminde dolar.

Adli tatilin etkisi ise iki yargı kolunda farklıdır. Hukuk yargısında HMK m.104 uyarınca adli tatile tabi dava ve işlerde sürenin bitimi tatile rastlarsa süre, tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır; ancak HMK m.103'te sayılan nafaka, soybağı, velayet, iş sözleşmesinden doğan işçi davaları gibi tatilde görülen işlerde bu uzama yoktur. Ceza yargısında CMK m.331/4 uyarınca adli tatile rastlayan süreler işlemez ve tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır. Tutuklu işlerde ise Yargıtay tatilde de inceleme yapar (CMK m.331/3).

Süreyi kaçırmanın telafisi yoktur. Süre geçtikten sonra verilen dilekçe hukuk yargısında HMK m.366 yollamasıyla m.346 uyarınca kararı veren daire tarafından reddedilir; ceza yargısında CMK m.296/1 uyarınca hükmü veren mahkeme temyiz istemini reddeder. Bu ret kararına karşı iki hafta içinde Yargıtay'dan karar verilmesi istenebilir (HMK m.346/2, CMK m.296/2); ancak ceza yargısında bu istem hükmün infazını ertelemez.

Temyiz dilekçesi nereye verilir

HMK m.365/1 uyarınca temyiz dilekçesi, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, Yargıtay'ın bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine ya da temyiz edenin bulunduğu yerdeki bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Başka bir mahkemeye verilen dilekçe temyiz defterine kaydedilir ve durum derhâl kararı temyiz edilen mahkemeye bildirilir; HMK m.343/3 ve m.118 gereği başvuru tarihi, dilekçenin kaydedildiği tarihtir. Dilekçe doğrudan Yargıtay'a gönderilmez.

Ceza yargısında CMK m.291/1 uyarınca temyiz istemi, hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve hâkime onaylattırılır. UYAP üzerinden avukat portalıyla verilen dilekçelerde de aynı esas geçerlidir: dilekçe hükmü veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin dosyasına sunulur.

Dilekçede bulunması zorunlu unsurlar

Hukuk temyiz dilekçesi (HMK m.364)

HMK m.364/2, temyiz dilekçesinde bulunması gereken hususları tek tek sayar: temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, T.C. kimlik numarası ve adresleri; varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri; temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verildiği, tarihi ve sayısı; bozma üzerine verilen yeni karar ya da direnme kararı temyiz ediliyorsa o kararın mahkemesi, tarihi ve sayısı; ilamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih; kararın özeti; temyiz sebepleri ve gerekçesi; duruşma istenmesi hâlinde bu istek; temyiz edenin veya vekilinin imzası. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir (m.364/1).

HMK m.364/3 bir emniyet supabı içerir: dilekçe, temyiz edenin kimliğini ve imzasını taşıyor ve temyiz olunan kararı yeteri kadar belli ediyorsa, diğer şartlar bulunmasa bile reddolunmaz ve temyiz incelemesi yapılır. Bu hüküm sebep göstermeyen dilekçeyi kurtarır; çünkü HMK m.369/1 gereği Yargıtay sebeplerle bağlı değildir. Ancak "kurtarılan" bir dilekçe, Yargıtay'ın dikkatini asıl aykırılığa çekemeyen bir dilekçedir; uygulamada sonuç alan dilekçeler gerekçeyi somut yazanlardır.

Ceza temyiz dilekçesi (CMK m.294 ve m.298)

Ceza yargısında durum daha katıdır. CMK m.294/1 uyarınca temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. CMK m.298/1 ise Yargıtay'ın, temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptaması hâlinde temyiz istemini reddedeceğini açıkça düzenler. 7499 sayılı Kanun, eskiden ayrı bir gerekçe dilekçesine imkân veren CMK m.295'i yürürlükten kaldırdı; artık sebep ve gerekçe, iki haftalık süre içinde verilen temyiz dilekçesinin kendisinde yer almalıdır. Aynı Kanun m.294/1'e eklediği cümleyle Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde isteğinin sanık yararına mı aleyhine mi olduğunu açıkça belirtmesini de zorunlu kılmıştır.

Uygulamada ceza temyiz dilekçesinin çekirdeği şu üç sorunun cevabıdır: hangi hukuk kuralı uygulanmadı ya da yanlış uygulandı (CMK m.288/2), bu aykırılık hükmü nasıl etkiledi (CMK m.302/2) ve varsa hangi kesin aykırılık hâli gerçekleşti (CMK m.289). Dilekçeye "hüküm usul ve yasaya aykırıdır, bozulmasını talep ederim" cümlesiyle yetinmek, m.298 kapsamında ret riski taşır.

Temyiz sebepleri nasıl kurulur

Hukuk yargısında bozma sebepleri (HMK m.371)

HMK m.371/1, Yargıtay'ın kararı bozacağı sebepleri dört başlıkta toplar: hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması; dava şartlarına aykırılık bulunması; taraflardan birinin davasını ispat için dayandığı delillerin kanuni bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi; karara etki eden yargılama hatası veya eksiklikleri bulunması. İyi bir temyiz dilekçesi her sebebi bu dört kalıptan birine bağlar ve aykırılığın hangi madde ile hangi olguda ortaya çıktığını gösterir.

Örneğin bölge adliye mahkemesi tanık dinlemeksizin "iddia ispatlanamadı" demişse, sebep "delilin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi"dir (m.371/1-c) ve dilekçe, tanığın hangi dilekçede ve hangi vakıa için bildirildiğini dosya sayfa numarasıyla gösterir. Zamanaşımı def'i süresinde ileri sürülmüşken incelenmemişse, sebep "hukukun yanlış uygulanması"dır ve ilgili TBK maddesi ile def'in dosyadaki yeri anılır. Görevsiz mahkemede görülmüş bir dava için "dava şartına aykırılık" (HMK m.114-115) yazılır.

Ceza yargısında hukuka aykırılık ve kesin aykırılık (CMK m.288-289)

CMK m.288/2 uyarınca bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır. CMK m.289/1 ise dokuz hâlde hukuka kesin aykırılığın var sayılacağını düzenler: mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi; yasaklı hâkimin hükme katılması; reddi kabul edilen ya da ret istemi kanuna aykırı reddedilen hâkimin hükme katılması; mahkemenin kanuna aykırı olarak kendini görevli veya yetkili görmesi; Cumhuriyet savcısı veya duruşmada bulunması zorunlu kişilerin yokluğunda duruşma yapılması; duruşmalı hükümde açıklık kuralının ihlali; hükmün CMK m.230 gereğince gerekçe içermemesi; savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlandırılması; hükmün hukuka aykırı yöntemle elde edilen delile dayanması. Bu hâller dilekçede gösterilmemiş olsa bile Yargıtay tarafından gözetilir (CMK m.302/5), fakat dilekçede açıkça yazılması incelemenin yönünü belirler.

CMK m.290 önemli bir sınırı hatırlatır: sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına hak vermez. Katılan vekili olarak yazılan temyiz dilekçesinde de bu sınır gözetilmelidir; sanık lehine bir kural ihlalini aleyhe bozma sebebi olarak sunmak sonuç doğurmaz.

Somut olarak sık kullanılan ceza temyiz sebepleri şunlardır: suç vasfının yanlış belirlenmesi (örneğin nitelikli hâlin unsurları oluşmadan uygulanması), TCK m.61 sıralamasına aykırı ceza belirlenmesi, TCK m.62 takdiri indirimin gerekçesiz reddi, zincirleme suç ya da içtima kurallarının yanlış uygulanması, lehe kanun değerlendirmesinin yapılmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da erteleme koşullarının tartışılmaması, gerekçeli kararın hüküm fıkrasıyla çelişmesi, delil değerlendirmesinde hukuka aykırı yolla elde edilmiş bir delile dayanılması. Bu sebeplerin her biri, CMK m.303'te sayılan hâllerden birine giriyorsa Yargıtay bozma yerine hukuka aykırılığı düzelterek karar verebilir; bu nedenle dilekçede talebin "bozma" mı "düzelterek onama" mı olduğu ayrıca belirtilmelidir.

Adım adım temyiz dilekçesi iskeleti

Aşağıdaki iskelet HMK m.364 ile CMK m.294'ün gereklerini tek düzende toplar. Her dosya kendine özgüdür; iskelet, unutulan bir zorunlu unsuru yakalamak için kullanılır.

  1. Başlık ve muhatap: "YARGITAY İLGİLİ HUKUK (veya CEZA) DAİRESİ BAŞKANLIĞINA / Gönderilmek üzere ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK (CEZA) DAİRESİNE". Dilekçe Yargıtay'a hitaben yazılır, kararı veren daireye sunulur.
  2. Dosya künyesi: bölge adliye mahkemesi dairesi, esas ve karar numarası, karar tarihi; ilk derece mahkemesi dosya numarası; varsa Yargıtay bozma ilamı bilgisi. Ceza dosyasında tutukluluk durumu ve infaz aşaması ayrıca yazılır.
  3. Taraflar: temyiz eden ve karşı tarafın davadaki sıfatları (davacı, davalı, sanık, katılan), ad soyad, T.C. kimlik numarası, adres; vekil bilgileri. Hukuk yargısında T.C. kimlik numarası HMK m.364/2-a gereği zorunludur.
  4. Tebliğ tarihi ve süre beyanı: "Gerekçeli karar tarafımıza .../.../2026 tarihinde tebliğ edilmiş olup temyiz istemimiz iki haftalık yasal süresi içindedir." Bu cümle, dilekçeyi alan mahkemenin süre denetimini kolaylaştırır.
  5. Kararın özeti: ilk derece mahkemesinin hükmü, istinaf başvurusunun sonucu ve bölge adliye mahkemesinin kararı iki üç paragrafla. Özet, sonraki bölümde tartışılacak aykırılığı hazırlayacak biçimde yazılır.
  6. Temyiz sebepleri ve gerekçesi: numaralı başlıklar hâlinde. Her başlık şu düzeni izler: uygulanan ya da uygulanmayan kural (madde numarasıyla), kararın bu kuralla çeliştiği nokta (kararın ilgili sayfası ve paragrafı), aykırılığın hükme etkisi, dayanılan içtihat varsa esas ve karar numarasıyla. Delil değerlendirmesine ilişkin itirazlar hukuki kalıba sokulmadan yazılmaz.
  7. Duruşma istemi: hukuk yargısında HMK m.369/2 kapsamına giren davalarda, ceza yargısında CMK m.299 koşulları varsa açıkça yazılır.
  8. Tehir-i icra veya infazla ilgili talepler: hukuk yargısında İİK m.36 kapsamında icranın geri bırakılması için Yargıtay'dan karar istenecekse bunun beyanı; dosyanın ilgili dairesine tehir-i icra talepli başvuru ayrıca yapılır.
  9. Sonuç ve istem: "kararın temyizen incelenerek BOZULMASINA (ya da düzeltilerek onanmasına), yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine" biçiminde. Ceza yargısında sanık lehine temyizde aleyhe değiştirme yasağı (CMK m.307/5) hatırlatılabilir.
  10. İmza ve ekler: temyiz eden ya da vekilinin imzası; vekâletname, tebliğ mazbatası, harç ve gider makbuzları, dayanılan içtihat çıktıları.

İstinaf aşamasında hazırladığınız dilekçeyi temyiz için "üst yazı" hâline getirmek çoğu zaman yanlıştır. İstinaf dilekçesi olayı yeniden anlatır; temyiz dilekçesi ise bölge adliye mahkemesi kararının kendisini hedef alır. Örneğin bölge adliye mahkemesi istinafı "esastan reddetmiş" ise dilekçe, ilk derece mahkemesi kararının aykırılıklarının bölge adliye mahkemesince de yinelendiğini ve HMK m.353/1-b ya da m.353/1-a kapsamında hangi kararın verilmesi gerektiğini gösterir. Bu iki dilekçe türünün yapısal farkını görmek için hukuk istinaf dilekçesi örneği ile ceza istinaf dilekçesi örneği sayfalarındaki yapıyı temyiz iskeletiyle yan yana koymak yeterlidir.

Harç, gider ve temyizin icraya etkisi

Hukuk yargısında HMK m.366 yollamasıyla uygulanan m.344 uyarınca temyiz dilekçesi verilirken başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dâhil tüm giderler ödenir. Harç ya da giderin hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği anlaşılırsa, kararı veren mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir. HMK m.372/2 ayrıca Yargıtay kararının tebliğ giderlerinin temyiz dilekçesiyle birlikte peşin alınacağını düzenler. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife uyarınca Yargıtay'a temyizde maktu bir başvurma harcı ile konusu para olan davalarda nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır; konusu para olmayan davalarda karar ve ilam harcı maktudur. Tarife her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiği için kesin tutar dilekçenin verildiği tarihteki tarifeden ve mahkeme veznesinden doğrulanmalıdır. Ceza yargısında temyiz başvurusu harca tabi değildir; yargılama giderleri hükümle birlikte karara bağlanır.

HMK m.367/1 uyarınca temyiz, kararın icrasını durdurmaz; İcra ve İflas Kanunu'nun icranın geri bırakılmasına ilişkin m.36 hükmü saklıdır. Yani alacaklı, bölge adliye mahkemesi kararına dayanarak icra takibi başlatabilir; borçlu ise teminat göstererek icra dairesinden süre alıp Yargıtay'dan tehir-i icra kararı ister. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. HMK m.367/2 gereği kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar zaten kesinleşmedikçe yerine getirilemez; boşanma, velayet ya da tapu iptali kararı temyiz aşamasında icra edilemez. Tehir-i icra mekanizmasının ayrıntısı ve dilekçe düzeni için tehir-i icra talepli istinaf dilekçesi sayfasındaki anlatım temyiz aşamasında da aynen geçerlidir.

Ceza yargısında ise CMK m.293/1 uyarınca süresi içinde yapılan temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Kesinleşmeyen hüküm infaz edilemez; ancak tutuklu sanık hakkındaki tutukluluk temyiz aşamasında sürebilir. Bu nedenle tutuklu dosyalarda temyiz dilekçesiyle birlikte tahliye talebinin de gerekçelendirilmesi uygulamada önem taşır.

Duruşmalı temyiz istemi

Hukuk yargısında HMK m.369/2, Yargıtay incelemesinin kural olarak dosya üzerinde yapılacağını, ancak tüzel kişiliğin feshi, genel kurul kararlarının iptali, evlenmenin butlanı veya iptali, boşanma veya ayrılık, velayet, soybağı ve kısıtlamaya ilişkin davalar ile kanundaki parasal sınırı aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan birinin temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma istemesi hâlinde Yargıtay'ın gün belirleyerek tarafları davet edeceğini düzenler. Duruşma sınırı da HMK Ek Madde 1 uyarınca her yıl güncellenir ve temyiz sınırının üzerinde ayrı bir tutardır. Tebligat gideri yatırılmamışsa duruşma istemi dikkate alınmaz; eksik ödeme hâlinde daire başkanınca verilen bir haftalık kesin süre içinde tamamlanmazsa istemden vazgeçilmiş sayılır (m.369/2). Yargıtay m.369/4 uyarınca bilgi almak için resen de duruşma yapabilir.

Ceza yargısında CMK m.299/1 uyarınca on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Yargıtay, uygun görmesi hâlinde incelemeyi duruşmalı yapabilir; taraf istemi Yargıtay'ı bağlamaz. Sanık duruşmada hazır bulunabilir ya da kendisini müdafi ile temsil ettirebilir; tutuklu sanık duruşmaya katılma isteminde bulunamaz (m.299/2). Duruşmada önce temyiz eden tarafa söz verilir ve her hâlde son söz sanığındır (m.300/2).

Karşı tarafın cevabı ve katılma yoluyla temyiz

Hukuk yargısında HMK m.366 yollamasıyla m.347 uygulanır: temyiz dilekçesi kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ edilir; karşı taraf tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesi verebilir. HMK m.348 gereği temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa ya da süreyi geçirmiş olsa bile cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir; asıl temyiz eden feragat ederse ya da başvurusu esasa girilmeden reddedilirse katılma yoluyla yapılan temyiz de düşer (m.348/2). Cevap dilekçesinin yapısı için istinafa cevap dilekçesi örneğindeki düzen temyize uyarlanabilir.

Ceza yargısında CMK m.297/1 uyarınca reddedilmeyen temyiz dilekçesinin bir örneği karşı tarafa tebliğ edilir ve karşı taraf iki hafta içinde yazılı cevap verebilir. Dosya ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir; Başsavcılığın düzenlediği tebliğname, aleyhlerine görüş içeriyorsa sanık veya müdafii ile katılan veya vekiline tebliğ edilir ve ilgili taraf iki hafta içinde tebliğnameye cevap verebilir (m.297/3). Tebliğnameye cevap, ceza temyizinde ikinci bir savunma fırsatıdır ve çoğu zaman ihmal edilir.

Yargıtay ne karar verir: onama, bozma, düzeltme, direnme

Hukuk yargısında Yargıtay kararı hukuka uygun bulursa HMK m.370/1 uyarınca gerekçesini göstererek onar. Karar esas yönünden kanuna uygun olup yalnızca kanunun olaya uygulanmasında hata varsa ve yeniden yargılama gerekmiyorsa m.370/2 gereği düzelterek onayabilir; hâkimin takdir yetkisi kapsamındaki edalarda bu yol kapalıdır. Yazı, hesap ve kimlik yanlışlıkları da düzeltilerek onanır (m.370/3). Bozma hâlinde m.373 devreye girer: istinafın esastan reddi kararı bozulmuşsa dosya ilk derece mahkemesine, bölge adliye mahkemesinin düzelterek ya da yeniden verdiği karar bozulmuşsa dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Mahkeme bozmaya uyabilir ya da direnebilir; direnme kararı önce bozan dairece incelenir, daire direnmeyi yerinde görmezse dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gider ve Genel Kurul kararına uymak zorunludur (m.373/5-7).

Ceza yargısında CMK m.302 uyarınca hüküm hukuka uygunsa temyiz istemi esastan reddedilir; hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılık varsa hüküm bozulur ve bozma sebepleri ilamda ayrı ayrı gösterilir. CMK m.303'te sayılan hâllerde (örneğin yalnızca madde numarasının yanlış yazılması, cezanın hesabında maddi hata, TCK m.61 sıralamasına aykırılık, hükümden sonra yürürlüğe giren lehe kanun, harç ve vekâlet ücretinde hata) Yargıtay bozmak yerine hukuka aykırılığı düzelterek karar verebilir. Bozma üzerine dosyayı yeniden ele alan mahkeme CMK m.307/1 gereği ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar; hüküm yalnız sanık tarafından ya da onun lehine temyiz edilmişse yeni hükümdeki ceza öncekinden ağır olamaz (m.307/5). CMK m.306'ya göre lehe bozma, temyiz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa onlara da sirayet eder. Bölge adliye ya da ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır; direnme kararı bozan daireye gider, daire yerinde görmezse dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilir ve Genel Kurul kararına karşı direnilemez (m.307/4).

Temyizde sık yapılan hatalar

  • Süre başlangıcını yanlış almak: ceza yargısında süre artık gerekçeli kararın tebliğinden başlar; hükmün tefhiminden hesap yapıp "süre tutum" dilekçesiyle yetinmek 2024 öncesi alışkanlığıdır ve gerekçe içermeyen dilekçe CMK m.298 kapsamında reddedilebilir.
  • Kesinlik sınırını dava tarihine göre hesaplamamak: HMK m.362 sınırı, kararın verildiği yılın değil davanın açıldığı yılın sınırıdır (Ek Madde 1/2). Faiz ve yargılama gideri sınıra dâhil edilmez.
  • 7589 sonrası yeni temyiz yolunu gözden kaçırmak: istinafta kabul edilerek yeniden karar verilen ve kabul ya da ret kısmı istinaf sınırını aşan dosyalar artık HMK m.362/3 uyarınca temyiz edilebilir; "sınır altı, kesin" diye dilekçe yazmamak hak kaybına yol açar.
  • Delil tartışmasını temyiz sebebi sanmak: "tanık yalan söyledi", "bilirkişi raporu hatalı" biçimindeki itirazlar, hukuki bir kalıba (delilin kanuni sebep olmaksızın reddi, gerekçesizlik, hukuka aykırı delil) bağlanmadıkça Yargıtay'da karşılık bulmaz.
  • Harç ve tebligat giderini eksik yatırmak: bir haftalık kesin sürede tamamlanmayan eksiklik başvuruyu yapılmamış sayılmaya götürür; duruşma istemi ise tebligat gideri yatırılmadığında hiç dikkate alınmaz.
  • Tebliğnameye cevap vermemek: ceza temyizinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi aleyhe görüş taşıyorsa iki haftalık cevap süresi kullanılmalıdır.
  • Katılma yoluyla temyizi unutmak: süreyi geçiren ya da kararı temyiz etmeyi düşünmeyen taraf, karşı taraf temyiz ettiğinde cevap dilekçesiyle temyiz edebilir; bu fırsat cevap süresiyle birlikte kaybolur.

Temyiz yolu kapalıysa ya da tükenmişse ne kalır

Bölge adliye mahkemesi kararı kesinse ya da Yargıtay incelemesi tamamlanmışsa olağan kanun yolu bitmiştir; ancak sınırlı bazı yollar kalır. Hukuk yargısında HMK m.363 uyarınca kesin kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlara karşı Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına temyize başvurabilir; bu bozma kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz, yalnızca içtihat birliğine hizmet eder. Yargılamanın iadesi (HMK m.374 vd.) ise kanunda sayılı sebeplerle sınırlıdır.

Ceza yargısında 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen CMK m.308 uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları dışındaki tüm kararlarına karşı dosyanın kendisine teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kurulu'na itiraz edebilir; sanık lehine itirazda süre aranmaz. Aynı Kanun'un eklediği m.308/4 uyarınca bu itiraz için istem, sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan ya da katılan sıfatını alabilecek suçtan zarar görenler tarafından yapılabilir. Bu yol olağanüstü kanun yoludur ve temyiz dilekçesinin yerine geçmez.

Her iki yargı kolunda kesinleşen karara karşı, temel hak ihlali iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru mümkündür; başvuru süresi 6216 sayılı Kanun m.47/5 uyarınca başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür. Bu süre, Yargıtay kararının tebliğinden itibaren işler ve temyiz dilekçesindeki hukuki argümanların Anayasa Mahkemesi'nin ihlal ölçütlerine tercüme edilmesini gerektirir. İdari yargı kolundaki karar için ise Danıştay'a temyiz süresi İYUK m.46 uyarınca otuz gündür ve ayrı bir dilekçe düzeni izler.

Sık sorulan sorular

Temyiz süresi hukuk davasında kaç gün?

HMK m.361/1 uyarınca iki haftadır ve bölge adliye mahkemesi kararının tebliğinden itibaren işler. Hafta olarak belirlenen süre, tebliğ gününe son haftada karşılık gelen günün tatil saatinde biter (HMK m.92/2).

Ceza davasında temyiz süresi hâlâ 15 gün mü?

Hayır. 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK m.291/1 uyarınca süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Eski düzenlemedeki "hükmün açıklanmasından itibaren on beş gün" kuralı yürürlükten kalkmıştır.

Temyiz dilekçesinde sebep göstermek zorunlu mu?

Ceza yargısında evet: CMK m.294/1 sebep gösterme zorunluluğu koyar ve m.298 sebep içermeyen dilekçeyi ret sebebi sayar. Hukuk yargısında HMK m.364/3 gereği kimlik, imza ve kararı belirleyen kayıtları taşıyan dilekçe sebep göstermese de incelenir; ancak sonuç almak için sebeplerin somut yazılması gerekir.

2026 yılında temyiz parasal sınırı ne kadar?

HMK m.362 kapsamındaki temyiz kesinlik sınırı 2026 için 682.000 TL, HMK m.341/2 istinaf sınırı ise 50.000 TL olarak uygulanmaktadır. Hangi yılın sınırının uygulanacağı davanın açıldığı tarihe göre belirlenir.

İstinafta kısmen kabul edilen karar temyiz edilebilir mi?

16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun ile eklenen HMK m.362/3 uyarınca, kabul ya da reddedilen kısım istinaf parasal sınırını aşıyorsa evet. Bölge adliye mahkemesi kararı ile ilk derece kararı arasındaki fark istinaf sınırını geçmiyorsa ya da karar yalnız yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez.

Temyiz icrayı durdurur mu?

Hukuk yargısında durdurmaz (HMK m.367/1); İİK m.36 uyarınca teminat karşılığında icranın geri bırakılması istenebilir, nafaka kararlarında bu da mümkün değildir. Aile hukuku, kişiler hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlar kesinleşmeden zaten icra edilemez. Ceza yargısında süresinde yapılan temyiz hükmün kesinleşmesini engeller (CMK m.293).

Temyiz dilekçesi doğrudan Yargıtay'a verilebilir mi?

Hayır. Dilekçe kararı veren bölge adliye mahkemesi dairesine ya da HMK m.365'te sayılan diğer mahkemelere verilir; ceza yargısında hükmü veren mahkemeye dilekçe ya da zabıt kâtibine beyanla yapılır. Dosya ilgili mahkemece Yargıtay'a gönderilir.

Yargıtay duruşma yapar mı?

Hukuk yargısında HMK m.369/2'de sayılan dava türlerinde ve parasal duruşma sınırını aşan davalarda taraf istemi üzerine duruşma yapılır. Ceza yargısında CMK m.299 uyarınca on yıl ve üzeri hapis cezalarında Yargıtay uygun görürse duruşmalı inceleme yapabilir; tutuklu sanık duruşmaya katılma isteminde bulunamaz.

Temyiz süresi kaçırıldıysa ne yapılabilir?

Süresinden sonra verilen dilekçe hükmü veren mahkemece reddedilir; ret kararına karşı iki hafta içinde Yargıtay'dan karar istenebilir. Karşı taraf temyiz etmişse cevap dilekçesiyle katılma yoluyla temyiz mümkündür. Bunlar dışında kesinleşen karara karşı yalnızca olağanüstü kanun yolları ve Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru kalır.

Sonuç

Yargıtay'a temyiz, davanın üçüncü kez anlatıldığı bir aşama değil, bölge adliye mahkemesi kararının hukuk kurallarıyla sınandığı bir denetimdir. Dilekçenin gücü uzunluğundan değil, her sebebin bir kanun maddesine ve kararın somut bir paragrafına bağlanmasından gelir. Süre iki yargı kolunda da iki haftadır; ancak hukuk yargısında tebliğden, ceza yargısında gerekçeli hükmün tebliğinden başlar ve adli tatilde farklı uzar. 2026 yılı, hem yeniden değerlenen parasal sınırları hem de 7589 sayılı Kanun'un istinafta değiştirilen kararlara açtığı yeni temyiz yolunu getirmiştir; bu iki değişkeni hesaba katmadan yazılan "kesin karar" tespiti hak kaybına dönüşebilir. Elinizdeki bölge adliye mahkemesi kararının temyize açık olup olmadığını ve dilekçede hangi sebeplerin öne çıkarılacağını dosya üzerinden birlikte değerlendirmek için online görüşme randevusu alabilirsiniz.

Bu konuyla ilgili yazılar

Tüm yazılar