İfade verildikten birkaç gün sonra kapıya bir tebligat gelir: Cumhuriyet savcılığı, belirtilen tutarın soruşturma giderleriyle birlikte on gün içinde ödenmesi hâlinde kamu davası açılmayacağını bildirmektedir. Tebligatı alan şüphelinin ilk iki sorusu çoğu zaman aynıdır: "Ödersem suçu kabul etmiş sayılır mıyım?" ve "Bu ödeme sabıka kaydıma işler mi?" Üçüncü soru ise ancak süre işlemeye başladıktan sonra gelir: ödemezse ne olur?
Ön ödeme, Türk Ceza Kanunu m. 75'te düzenlenen ve kamu davasını daha açılmadan sona erdiren bir kurumdur. Kanun metninde bitişik yazımla "önödeme" olarak geçer; uygulamada iki biçim de kullanılır. Kurumun kapsamı son yıllarda üç kez değişti: 6763 sayılı Kanun üst sınırı altı aya çıkardı, 7188 sayılı Kanun taksit imkânı getirdi, 7499 sayılı Kanun gün başına hesaplanan tutarı yüz Türk Lirasına yükseltti. Hakaret suçu ise 7531 ve 7571 sayılı Kanunlarla uzlaştırmadan çıkarılıp ön ödemenin konusu hâline geldi. Teklif alan bir şüphelinin hangi kuralla karşı karşıya olduğunu anlaması için bu değişikliklerin bugünkü sonucunu bilmesi gerekir.
Ön ödeme bir ceza değildir, kamu davasının açılmasını önleyen bir yoldur
Adli para cezası ile ön ödeme sık sık karıştırılır, çünkü ikisinde de devlete bir para ödenir. Aralarındaki fark ödemenin zamanında ve hukuki niteliğindedir. Adli para cezası, yargılama sonunda mahkemenin verdiği mahkûmiyet hükmüyle belirlenen bir yaptırımdır ve hükmün kesinleşmesinden sonra infaz edilir; ödenmemesinin sonuçları adli para cezası ödenmezse ne olur yazısında ayrıca ele alınmıştır. Ön ödemede ise ödeme soruşturma evresinde, ortada henüz bir iddianame bile yokken yapılan bir ödemedir ve kanun bu ödemeye kamu davasının açılmaması sonucunu bağlar.
TCK m. 75/1'in lafzı bu farkı açıkça gösterir: fail, belirlenen miktarı soruşturma giderleriyle birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde "hakkında kamu davası açılmaz." Ödeme üzerine savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verir. Bu bir mahkûmiyet hükmü değildir; ortada cezalandırılmış bir kişi değil, hakkındaki soruşturma kanunda öngörülen ödemeyle sona ermiş bir şüpheli vardır.
Kurumun amacı, hafif sayılan suçlarda yargılamanın zaman ve maliyet yükünü hem devletten hem şüpheliden kaldırmaktır. Ceza hukukunun genel çerçevesi ve diğer soruşturma kurumlarıyla ilişkisi ceza hukuku sayfasında özetlenmiştir; ön ödeme bu kurumlar arasında soruşturmayı en erken aşamada sona erdiren yollardan biridir.
Ön ödemeye tabi suçlar altı aylık üst sınırla, uzlaşma istisnasıyla ve kanunun ayrıca saydığı suçlarla belirlenir
Kapsam üç katmanlı bir kuralla çizilir. Birinci katman genel kuraldır: TCK m. 75/1'e göre yalnız adli para cezasını gerektiren suçlar ile kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar ön ödemeye tabidir. Ölçüt, somut olayda verilebilecek ceza değil, suç tanımındaki cezanın üst sınırıdır. "Üç aydan bir yıla kadar hapis" öngören bir suç, somut olayda alt sınırdan ceza verilecek olsa bile bu genel kural kapsamına girmez.
İkinci katman istisnadır: aynı fıkra "uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere" ibaresiyle başlar. Bir suç hem altı aylık sınırın altında kalıyor hem de CMK m. 253'e göre uzlaştırmaya tabi bulunuyorsa önce uzlaşma yoluna gidilir; ön ödeme uygulanmaz. Uzlaştırmaya tabi suçların güncel listesi ve uzlaşmanın işleyişi ceza davasında uzlaşma yazısında ayrıntılı olarak yer almaktadır.
Üçüncü katman, kanunun üst sınıra bakmaksızın ön ödemeye tabi tuttuğu suçlardır. 6763 sayılı Kanunla eklenen TCK m. 75/6, aşağıdaki suçlarda da ön ödeme hükümlerinin uygulanacağını öngörür:
| Suç | Dayanak | Not |
|---|---|---|
| Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | TCK m. 98/1 | Yalnız birinci fıkra |
| Hakaret | TCK m. 125 | Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (m. 125/3-a) hariç |
| Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması | TCK m. 171 | Taksirli suç |
| Çevrenin taksirle kirletilmesi | TCK m. 182/1 | Yalnız birinci fıkra |
| Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma | TCK m. 264/1 | Yalnız birinci fıkra |
| Suçu bildirmeme | TCK m. 278/1 ve 2 | Birinci ve ikinci fıkralar |
| Orman Kanunu'ndaki suç | 6831 sayılı Kanun m. 108/1 | Yalnız birinci fıkra |
| Kültür ve tabiat varlıklarına ilişkin suç | 2863 sayılı Kanun m. 74/2, birinci cümle | 7188 sayılı Kanunla eklendi |
| Dernekler Kanunu'ndaki suç | 5253 sayılı Kanun m. 32/1-d | 7188 sayılı Kanunla eklendi |
Bu listedeki suçların bir kısmının üst sınırı altı ayı açıkça aşar. Örneğin TCK m. 171/1, taksirle yangına ya da bina çökmesine neden olmayı "üç aydan bir yıla kadar hapis cezası" ile yaptırıma bağlar; genel kurala göre kapsam dışında kalacak bu suç, m. 75/6 sayesinde ön ödemeye tabidir. Aynı fıkranın son cümlesi ise bir sınır daha koyar: listedeki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı ön ödeme hükümleri uygulanmaz.
Hakaret suçu uzlaştırmadan çıkarıldı, ön ödemenin konusu oldu
Kapsamı en çok etkileyen değişiklik hakaretle ilgilidir. 7531 sayılı Kanun hakaretin bazı hâllerini ön ödemeye almış, 7571 sayılı Kanun ise 24 Aralık 2025 tarihli değişiklikle TCK m. 75/6-a-2'yi "Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125)" biçiminde yeniden yazmıştır. Aynı Kanun CMK m. 253/3'ü de değiştirerek hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Bugünkü tabloda sesli, yazılı ya da görüntülü iletiyle işlenen hakaret de dâhil olmak üzere hakaret fiilleri kural olarak ön ödemenin konusudur; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ise hem uzlaştırmanın hem ön ödemenin dışındadır ve olağan soruşturma yolunu izler.
Geçiş dönemi ayrı bir sorudur. Değişikliklerden önce başlamış dosyalarda hangi rejimin uygulanacağı tartışması uzlaşma yazısında ele alınmıştır; teklif alan şüphelinin dosyasında suç tarihinin ve soruşturmanın hangi evrede olduğunun ayrıca kontrol edilmesi gerekir.
Ön ödeme ile uzlaşmanın aynı dosyada birlikte uygulandığı hâl
CMK m. 253/3, uzlaştırma kapsamındaki bir suçun kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde kural olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını öngörür. 7571 sayılı Kanunla eklenen cümle bu kurala bir istisna getirmiştir: ön ödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Bir tartışma sırasında aynı kişiye hem hakaret edilip hem basit kasten yaralama (TCK m. 86/2) işlendiği bir dosyada, yaralama için uzlaştırmaya gidilir; hakaret için ise ön ödeme teklif edilir. İki kurum aynı dosyada yan yana yürür ve birinin sonucu diğerini kendiliğinden belirlemez.
Ön ödeme yolu kapalı kalan dosyalar beş grupta toplanır
Kapsam kuralının tersinden okunması, teklif beklenmemesi gereken dosyaları da gösterir. Birinci grup, suç tanımındaki hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşan ve m. 75/6 listesinde yer almayan suçlardır; kasten yaralamanın temel hâli, hırsızlık ya da dolandırıcılık bu gruptadır. İkinci grup, üst sınırı altı ayın altında kalsa bile CMK m. 253 uyarınca uzlaştırmaya tabi olan suçlardır; bu dosyalarda önce uzlaştırma bürosu devreye girer.
Üçüncü grup, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hakarettir; TCK m. 75/6-a-2 bu hâli açıkça dışarıda bırakır ve CMK m. 253/3 uzlaştırmayı da kapatır. Dördüncü grup, m. 75/6 listesindeki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesidir; aynı suçtan ikinci kez ön ödeme uygulanmaz. Beşinci grup ise fiilin nitelendirmesine bağlıdır: soruşturma başında kapsam içinde görünen bir fiil, delillerle daha ağır bir suç tipine dönüşürse ön ödeme yolu kapanır; tersine, daha ağır bir suçtan açılan dava yargılamada kapsam içindeki bir suça dönüşürse m. 75/3 uyarınca yol yeniden açılır.
Bu gruplardan birine giren bir dosyada ön ödeme tebligatı gelmişse, bu durum savcılığa bildirilebilir; kapsam dışı bir suçta yapılan ödeme, kanunun öngördüğü sonucu doğurmaz. Tersi de mümkündür: kapsam içindeki bir suçta teklif yapılmadan iddianame düzenlenmişse, bu eksiklik yargılamada m. 75/3'e dayanılarak ileri sürülebilir.
Teklifi Cumhuriyet savcılığı yapar ve ödeme süresi tebliğden itibaren on gündür
Kurum bir hak gibi işler, ancak şüphelinin kendiliğinden talep ettiği bir işlem değildir. Kanun, ödeme yükümlülüğünü "Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ" şartına bağlar. Savcılık, suçun ön ödeme kapsamına girdiğini ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunduğunu değerlendirdiğinde ödenecek miktarı belirler ve bunu şüpheliye bildirir.
Bildirim uygulamada iki yolla yapılmaktadır. Şüpheli ifade için kolluğa ya da savcılığa geldiğinde ön ödeme ihtarı ifade sırasında tutanakla tebliğ edilebilir; ifadeye gelmeyen ya da ifadesi daha önce alınmış şüpheliye ise ihtar tebligatla gönderilir. İfade işleminin kendisi ve şüphelinin bu aşamadaki hakları şüpheli olarak ifadeye çağrılmak yazısında anlatılmıştır. Uygulamada sık karşılaştığımız durum, ifade sırasında imzalanan tutanaktaki ön ödeme ihtarının fark edilmemesi ve on günlük sürenin o tarihten işlemeye başladığının ancak iddianame tebliğ edildiğinde anlaşılmasıdır.
Ödeme, tebligatta gösterilen hesaba ve tebligatta yazılı tutar üzerinden yapılır; tutar ödenecek miktar ile soruşturma giderlerinin toplamıdır. Dekontun soruşturma numarasıyla birlikte savcılığa ulaştırılması, ödemenin dosyaya işlenmesini hızlandırır ve kaydın eksik kalması riskini azaltır.
Teklifi kabul etmek bir yükümlülük değil, bir seçenektir. Şüpheli ödemek zorunda değildir; ödemeyen şüpheli hakkında soruşturma olağan yoldan devam eder. Kanun, teklife ayrı bir itiraz yolu tanımamıştır; suçun kapsam dışında olduğu ya da miktarın yanlış hesaplandığı düşünülüyorsa bu durum savcılığa dilekçeyle bildirilebilir, ancak kanun bu bildirime on günlük süreyi durduran bir etki tanımamıştır.
Ödenecek miktar kanundaki alt sınırdan hesaplanır, gün başına yüz Türk Lirası esas alınır
Ödenecek miktar savcılığın takdirine bırakılmamıştır; TCK m. 75/1 hesaplama yöntemini üç bentte sayar. Ortak nokta, hesabın suç tanımındaki cezanın aşağı sınırı üzerinden yapılmasıdır.
| Suçun yaptırımı | Ödenecek miktar | Dayanak |
|---|---|---|
| Yalnız adli para cezası | Maktu ise bu miktar, değilse aşağı sınırı | TCK m. 75/1-a |
| Hapis cezası | Hapis cezasının aşağı sınırının her günü için 100 TL | TCK m. 75/1-b |
| Hapis ve adli para cezası birlikte | Hapis için (b) bendine göre bulunan miktar ile adli para cezasının aşağı sınırı | TCK m. 75/1-c |
| Hapis veya adli para cezasından yalnız biri (seçimlik), üst sınır altı ayı aşmıyorsa | Adli para cezası esas alınır | TCK m. 75/4 |
Gün başına tutar, 7499 sayılı Kanunla otuz Türk Lirasından yüz Türk Lirasına çıkarılmıştır. Hapis cezasının gün hesabında TCK m. 61/6'daki kural uygulanır: bir ay otuz gündür. Bu yöntemle TCK m. 171/1'deki suç için hesap şöyle yapılır: kanundaki alt sınır üç ay, yani doksan gündür; doksan gün çarpı 100 TL, 9.000 TL eder. Şüpheliye bildirilecek toplam, bu tutar ile soruşturma giderlerinin toplamıdır.
Tutarın alt sınırdan hesaplanması kurumun cazibesini açıklar. Mahkûmiyet hâlinde mahkeme cezayı alt sınırdan belirlemek zorunda değildir; TCK m. 61'deki ölçütlere göre alt sınırın üzerine çıkabilir ve yargılama giderleri de soruşturma giderlerinden daha yüksek olur. Teklif edilen tutar ise kanunun öngördüğü en düşük yaptırımın karşılığı üzerinden yapılır.
Beş yıl içinde ikinci ön ödemede miktar yarı oranında artırılır
6763 sayılı Kanunla eklenen cümle, ön ödemeye tekrar başvuran faile ek bir yük getirir. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, ön ödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde ön ödemeye tabi bir suçu işleyen faile teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır. Örneğin alt sınırı iki ay olan kasıtlı bir suçta ilk teklif altmış gün çarpı 100 TL, yani 6.000 TL iken, beş yıl içindeki ikinci teklifte bu tutar 9.000 TL'ye çıkar.
Bu artırım ile m. 75/6'nın son cümlesindeki sınır birbirinden farklıdır. Artırım, genel kural kapsamındaki kasıtlı suçlarda tutarı yükseltir; m. 75/6'daki listede yer alan suçların beş yıl içinde tekrarında ise aynı suç bakımından ön ödeme hiç uygulanmaz. İkinci hâlde yolun kapanması, tutarın artmasından daha ağır bir sonuçtur.
Ödeme üç eşit taksitle yapılabilir, ancak taksit talebi de on gün içinde yapılmalıdır
Taksitle ödeme yapılamayacağı yönündeki eski bilgi bugün geçerli değildir. 7188 sayılı Kanun, TCK m. 75/1'e şu cümleleri eklemiştir: "Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir."
Bu hükmün iki unsuru özellikle önem taşır. Birincisi, taksit talebi de tebliğden itibaren on gün içinde yapılmalıdır; bu süre geçtikten sonra yapılan taksit talebi kanundaki şartı karşılamaz. Talep savcılığa yazılı olarak verilmeli ve verildiği tarih belgelenmelidir. İkincisi, kanunun lafzı "karar verilir" biçimindedir; metin, süresinde yapılan talep üzerine taksitlendirmeyi savcının takdirine bağlayan bir ifade içermez.
Taksitlerden birinin süresinde ödenmemesinin sonucu ağırdır: ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturma kaldığı yerden devam eder. Bu nedenle taksit tarihlerinin, ödeme kanalının ve her ödemenin dekontunun ayrı ayrı izlenmesi gerekir. Üç taksitten ikisi ödenmiş olsa bile üçüncünün gecikmesi, kamu davası açılmaması sonucunu ortadan kaldırır.
Ödeme yapılırsa kamu davası açılmaz ve karar adli sicile değil ayrı bir sisteme kaydedilir
Süresinde ödeme yapıldığında savcılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir. Bu karar mahkûmiyet olmadığından adli sicil kaydı, yani halk arasında "sabıka kaydı" olarak bilinen kayıt oluşmaz. Kanun koyucu ise ön ödemenin tekrarını izleyebilmek için ayrı bir kayıt düzeni öngörmüştür. TCK m. 75/7'ye göre ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları "bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir."
Bu kaydın kullanımı sınırlıdır. Aynı fıkraya göre kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde ve maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. Maddede belirtilen amaç, beş yıl içindeki tekrarın tespitidir: miktarın yarı oranında artırılması ve m. 75/6 suçlarında ön ödemenin uygulanmaması bu kayda dayanır. Kayıt, işverene ya da üçüncü kişilere verilen bir belge niteliğinde değildir.
Kamu davasının açılmaması, suçtan doğan diğer hakları ortadan kaldırmaz. TCK m. 75/5'e göre kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez. Hakarete uğrayan kişinin manevi tazminat talebi, taksirle çıkan yangında zarar görenin maddi tazminat talebi ön ödemeden bağımsız olarak hukuk mahkemesinde ileri sürülebilir. Ceza mahkemesinin verdiği bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından, tazminat davasında kusur ve zarar hukuk mahkemesince ayrıca değerlendirilir.
Ödenmezse soruşturma devam eder ve iddianameyle yargılama başlayabilir
On günlük süre içinde ödeme yapılmazsa ön ödeme imkânı o aşama için kapanır. Savcılık, yeterli şüphe bulunuyorsa iddianame düzenler ve dosya ceza mahkemesine gider. Bundan sonraki süreç olağan bir ceza yargılamasıdır: duruşmalar yapılır, deliller tartışılır ve mahkeme beraat ya da mahkûmiyet yönünde hüküm kurar.
Mahkûmiyet hâlinde verilecek cezanın türü ve miktarı mahkemenin takdirine göre belirlenir. Kısa süreli hapis cezası TCK m. 50'deki seçenek yaptırımlara çevrilebilir ya da şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir; 7589 sayılı Kanunla değişen CMK m. 231/7'ye göre açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez. HAGB kararının şartları ve beş yıllık denetim süresinin sonuçları hükmün açıklanmasının geri bırakılması sayfasında ayrıca anlatılmıştır. HAGB kararı da adli sicile değil, CMK m. 231/13 uyarınca ayrı bir sisteme kaydedilir; ancak beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi ya da denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar (CMK m. 231/11). Ödeme üzerine verilen kararda böyle bir denetim süresi yoktur.
Ödememenin bir bedeli daha vardır. Yargılama sonunda mahkûmiyet hükmü kurulursa yargılama giderleri de sanığa yükletilir ve ön ödeme tutarının yerini, alt sınırdan yüksek olabilecek bir ceza alır. Beraat kararı verilmesi hâlinde ise ödeme yapılmamış olması şüpheli lehine bir sonuç doğurmuş olur. Ödeme kararı, bu iki ihtimal arasında delil durumunun gerçekçi bir değerlendirmesine dayanmalıdır.
Kovuşturma aşamasında da ön ödeme mümkündür, ancak yalnız kanunda sayılan hâllerde
Kurum, kural olarak soruşturma evresine ait bir kurumdur; kanun ise iki ayrı hâlde mahkemenin de bu yolu açmasını öngörür. Birinci hâl TCK m. 75/2'dir: özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal ettiği durumlarda fail, hâkim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkraya göre saptanacak parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer.
İkinci hâl TCK m. 75/3'tür ve uygulamada daha sık görülür. Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle ön ödeme işlemi yapılmadan dava açılması ya da dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi hâlinde de aynı hüküm uygulanır. Örneğin iddianamede ön ödeme kapsamı dışındaki bir suçtan dava açılmış, yargılama sırasında fiilin ön ödemeye tabi bir suç oluşturduğu anlaşılmışsa mahkeme sanığa ön ödeme bildiriminde bulunur; ödeme yapılırsa kamu davası düşer.
Bu iki hâlin dışında kalan bir durum ise kanunda düzenlenmemiştir. Savcılık usulüne uygun olarak ön ödeme teklif etmiş, şüpheli süresinde ödememiş ve dava aynı suç nitelendirmesiyle açılmışsa m. 75/3'teki şartlar gerçekleşmez; bu dosyada mahkeme aşamasında yeni bir ön ödeme bildirimi beklenmemelidir. Kovuşturma aşamasında ön ödeme olanağı, ilk tebligatın gerçekten yapılıp yapılmadığına ve fiilin nitelendirmesine bağlıdır. Tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülecekse, bunun tebligat evrakıyla belgelenmesi gerekir.
Hakaret dosyasında ön ödeme, şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme birlikte değerlendirilir
Hakaret, kamu görevlisine görevinden dolayı işlenen hâl dışında şikâyete bağlı bir suçtur (TCK m. 131/1). Bu nitelik, ön ödeme teklifinden önce ve sonra dosyanın seyrini etkileyen iki kuralı devreye sokar. Birincisi şikâyet süresidir: TCK m. 73/1'e göre şikâyet hakkı olan kişi fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır; 7531 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre hakaret suçunda bu süre, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. Süresi geçtikten sonra yapılan şikâyet üzerine soruşturma yapılamaz ve ön ödeme teklifi de gündeme gelmez.
İkinci kural şikâyetten vazgeçmedir. TCK m. 73/4'e göre kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür. On günlük süre işlerken taraflar arasında bir anlaşma sağlanır ve mağdur şikâyetinden vazgeçerse, soruşturma ödeme yapılmaksızın sona erebilir. Ancak vazgeçme mağdurun iradesine bağlıdır ve kanunda on günlük ödeme süresini durduran bir hüküm yoktur; vazgeçme beklenirken süre geçerse ön ödeme imkânı o aşama için kapanmış olur.
Hakaret dosyalarında üçüncü bir soru da delilin niteliğidir. Mesajlaşma uygulaması, sosyal medya ya da e-posta yoluyla işlenen hakarette ileti kaydı genellikle dosyadadır ve fiilin varlığı açıkça belgelenmiş olabilir; tartışma çoğu zaman sözlerin hakaret niteliği taşıyıp taşımadığı, haksız fiile tepki ya da karşılıklı hakaret (TCK m. 129) ya da iddia ve savunma dokunulmazlığı (TCK m. 128) üzerinde yoğunlaşır. Bu savunmaların güçlü olduğu bir dosyada ödeme yapmamak ve yargılamada bu savunmaları ileri sürmek ayrı bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
Ödeme kararı verilirken tartılması gereken dört unsur
Ön ödeme teklifi geldiğinde verilecek karar, hukuki bir değerlendirme ile kişisel bir tercihin birleşimidir. Kanun bu kararı şüpheliye bırakır; dosyanın olguları ise kararın hangi yöne ağır basacağını belirler. Uygulamada değerlendirme genellikle şu dört unsur etrafında yapılır.
- Delil durumu. Soruşturma dosyasındaki delillerin şüpheli aleyhine ne kadar güçlü olduğu, yargılamaya gidilmesi hâlinde beraat ihtimalinin gerçekçi olup olmadığını belirler. Mesajlaşma kaydı, kamera görüntüsü ya da tanık beyanı gibi deliller fiili açıkça ortaya koyuyorsa yargılamanın sonucu daha öngörülebilirdir.
- Tekrar riski. Yapılan ödemenin kaydı m. 75/7'deki sisteme girer. Beş yıl içinde yeni bir ön ödeme suçu gündeme gelirse miktar yarı oranında artırılır; m. 75/6 listesindeki suçlarda ise aynı suçtan ön ödeme yolu kapanır.
- Tazminat boyutu. Mağdurun hukuk davası açma hakkı ödemeden etkilenmez. Şüphelinin asıl kaygısı tazminat davasıysa ön ödeme bu riski kaldırmaz; ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
- Süre ve maliyet. Yargılama aylar sürebilir, duruşmalara katılım ve yargılama giderleri ek yük oluşturur. Teklifin kabulü ise on gün içinde dosyayı kapatır ve tutar kanundaki alt sınırdan hesaplanır.
Bu unsurların hiçbiri tek başına belirleyici değildir. Ödeme, suçu ikrar anlamına gelen bir beyan olarak düzenlenmemiştir; kanun ödemeye yalnız kamu davasının açılmaması sonucunu bağlar. Yine de karar, on günlük süre içinde ve dosya içeriği görülerek verilmelidir; süre geçtikten sonra aynı imkânın yeniden doğması kanunda yalnız sınırlı hâllere bağlanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Ön ödeme yapmak suçu kabul etmek anlamına gelir mi?
Kanun ödemeye bir ikrar anlamı yüklemez; TCK m. 75/1 ödemenin sonucunu yalnız kamu davasının açılmaması olarak düzenler. Savcılığın verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bir mahkûmiyet hükmü değildir. Mağdurun açacağı tazminat davasında kusur ve zarar hukuk mahkemesince ayrıca incelenir.
Ön ödeme sabıka kaydına işler mi?
Ödeme üzerine verilen karar adli sicile, yani sabıka kaydına işlenmez. TCK m. 75/7 bu kararları ayrı bir sisteme kaydeder ve kaydın yalnız soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılmasına izin verir. Bu kayıt, beş yıl içindeki tekrarın tespiti için tutulur.
On günlük süre kaçırılırsa yeniden ön ödeme imkânı doğar mı?
Savcılık usulüne uygun teklif yapmış ve süre geçmişse soruşturma devam eder ve kanun bu durumda ikinci bir teklif öngörmez. Kovuşturma aşamasında ön ödeme, TCK m. 75/3'e göre yalnız teklif yapılmadan dava açılması ya da fiilin niteliğinin ön ödemeye tabi bir suça dönüşmesi hâlinde gündeme gelir. Tebligatın usulsüz yapıldığı iddiası, sürenin hiç başlamadığı sonucunu doğurabileceğinden ayrıca incelenmelidir.
Hakaret suçunda ön ödeme var mı?
Hakaret, 7571 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra kural olarak ön ödemeye tabidir ve uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştır. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK m. 125/3-a) bu kuralın dışındadır; o dosyada ne uzlaştırmaya ne ön ödemeye gidilir. Hakaretle birlikte aynı mağdura karşı uzlaşmaya tabi bir suç da işlenmişse, o suç bakımından ayrıca uzlaştırmaya gidilir.
Ön ödeme tutarı taksitle ödenebilir mi?
Şüphelinin tebliğden itibaren on gün içinde talep etmesi hâlinde tutar birer ay arayla üç eşit taksitte ödenebilir. Talep süresinde yapıldığında savcı taksitlendirmeye karar verir. Taksitlerden biri süresinde ödenmezse ön ödeme hükümsüz kalır ve soruşturma devam eder.
Savcılık ön ödeme teklif etmeden dava açarsa ne olur?
Suç ön ödeme kapsamındaysa ve savcılık bu işlemi yapmadan iddianame düzenlemişse, TCK m. 75/3 uyarınca mahkeme sanığa ön ödeme bildiriminde bulunur. Sanık bildirilen miktarı yargılama giderleriyle birlikte öderse kamu davası düşer. Bildirim yapılmadan kurulan hüküm, kanun yolu incelemesinde bu eksiklik yönünden ileri sürülebilir.
Ödeme yapıldıktan sonra mağdur tazminat isteyebilir mi?
Mağdurun kişisel hakları ön ödemeden etkilenmez; TCK m. 75/5 bunu açıkça düzenler. Maddi ve manevi tazminat talepleri hukuk mahkemesinde ileri sürülebilir, malın geri alınması ve müsadere hükümleri de saklıdır. Yapılan ödeme yalnız kamu davası yönünden dosyayı kapatır.
On günlük süre içinde dosyada kontrol edilmesi gerekenler
Ön ödeme ihtarı tebliğ edildiği anda iki süre birlikte işlemeye başlar: ödeme için on gün ve taksit talebi için aynı on gün. Bu süre içinde öncelikle tebliğ tarihinin tebligat evrakından ya da ifade tutanağından doğru okunması gerekir. Ardından suçun gerçekten ön ödeme kapsamında olup olmadığı, yani suç tanımındaki üst sınırın altı ayı aşıp aşmadığı, uzlaştırma kapsamında kalıp kalmadığı ve m. 75/6 listesinde yer alıp almadığı kontrol edilmelidir.
Tutarın doğruluğu da aynı dikkatle denetlenmelidir. Hapis cezası gerektiren suçlarda alt sınırın gün sayısı ile 100 TL'nin çarpımı, hapis ile birlikte adli para cezası öngörülmüşse adli para cezasının aşağı sınırının eklenmesi ve beş yıl içinde önceki bir ön ödeme varsa yarı oranındaki artırım hesaba yansımış olmalıdır. Ödeme yapılacaksa dekontun soruşturma numarasıyla savcılığa ulaştırılması, taksit seçilecekse talebin yazılı verilip tarihinin belgelenmesi, dosyanın kapanmasını güvence altına alır.
Ödememe yolu seçilecekse bu tercih, soruşturma dosyasındaki delillerin ve yargılama sonunda kurulabilecek hükmün değerlendirilmesine dayanmalıdır. Mahkûmiyet hâlinde gündeme gelecek seçenek yaptırımlar, HAGB ve adli para cezası ihtimalleri bu değerlendirmenin parçasıdır.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Askerliği reddetmeye çağıran bildiri neden halkı askerlikten soğutma değil aşağılama sayıldı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.10.2024

Yüzdeki Yara İzi Ne Zaman Sabit İz Sayılır, Ceza Hangi Fıkradan Kurulur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.06.2018

Aile İçinde Farklı Tarihlerde Yaşanan Şiddet Olayları Eziyet Suçu Sayılır mı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.02.2026
Bu konuyla ilgili yazılar

Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK 51): Şartlar, Denetim Süresi ve HAGB ile Farkı
20 Ekim 2026, 17 dk okuma

Konutta İnfaz: Kimler Yararlanır, Nereye Başvurulur, Hangi Hâllerde Kaldırılır? (5275 m. 110)
19 Ekim 2026, 17 dk okuma

Şüpheli Olarak İfadeye Çağrılmak: Haklar, Müdafi ve İfade Tutanağı
19 Ekim 2026, 17 dk okuma

