İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ev girişinde kapının önüne bırakılmış bir çift terlik

Konutta İnfaz: Kimler Yararlanır, Nereye Başvurulur, Hangi Hâllerde Kaldırılır? (5275 m.110)

Konutta infaz, kadın, çocuk ve yaşlı hükümlüde toplam cezaya bağlı eşiklerle, ağır hastalık ve doğum hâlinde ise ayrı koşullarla infaz hâkiminin takdirine bırakılmış özel bir infaz usulüdür. 7550 sayılı Kanun sonrası eşikler, istisnalar, başvuru yolu ve kararın kaldırılma sebepleri.

Yayın
19 Ekim 2026
Okuma süresi
17 dk
Hukuk alanı
Ceza Hukuku
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
19 Ekim 2026
17 dk
okuma

Yetmiş iki yaşındaki bir hükümlü hakkında üç yıl dört ay hapis cezası kesinleşmiş, çağrı kâğıdı da eve gelmiştir. Ailenin sorusu tektir: "Bu yaşta cezaevine mi girecek, cezayı evde çekemez mi?" Aynı soru, doğumdan sekiz ay sonra iki yıllık cezası kesinleşen bir anneden ya da yatağa bağımlı hâle gelmiş bir hükümlünün yakınlarından da gelir. Cevap 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110. maddesindedir; ancak bu madde bir hak tanımaz, infaz hâkimine bir takdir yetkisi verir ve her yolun kendi eşiği, kendi istisnası vardır.

4 Haziran 2025 tarihli 7550 sayılı Kanun, konutta infazın kapsamını belirgin biçimde genişletti. Yaşa ve cinsiyete bağlı eşikler yükseltildi, seksen yaş için yeni bir basamak eklendi ve konutta geçirilen dönem için denetimli serbestlik hükümleri de uygulanabilir hâle geldi. Uygulamada en sık karşılaştığımız yanılgı, "altmış beş yaşını geçen cezaevine girmez" genellemesidir. Kanun böyle bir kural koymaz: eşiği aşan cezada ve istisna kapsamındaki suçlarda yaş tek başına sonuç doğurmaz.

Konutta infaz bir hak değil, infaz hâkiminin takdirindeki özel bir infaz usulüdür

5275 sayılı Kanun m.110 "Özel infaz usulleri" başlığını taşır ve dört ayrı yol düzenler: hafta sonu ya da gece ceza infaz kurumunda kalma (m.110/1), yaşa ve cinsiyete bağlı konutta infaz (m.110/2), ağır hastalık ya da engellilik nedeniyle konutta infaz (m.110/3) ve doğum yapan kadının konutta infazı (m.110/4). Maddenin bütün fıkralarında fiil aynıdır: infaz hâkimi "karar verebilir". Kanun, koşulları taşıyan hükümlü için kendiliğinden işleyen bir sonuç öngörmez; koşulların varlığı, hâkimin değerlendirmesinin yalnızca başlangıç noktasıdır.

Bu usul, cezanın ertelenmesi ya da geri bırakılması da değildir. Ceza infaz edilmeye devam eder; değişen yalnız infazın yeridir. Evde geçen her gün cezadan düşülür, koşullu salıverilme tarihi aynı kurallarla hesaplanır ve hükümlü bu süre boyunca denetim altında kalır (m.110/5 ve m.110/7). Hastalık nedeniyle geri bırakmada (m.16/2, m.16/6) ve hükümlünün istemiyle ertelemede (m.17) ise infaz durur; bu dönemde geçen süre cezadan düşülmez ve ceza sonradan çektirilir.

Bu ayrım talebin stratejisini belirler. Kesinleşmiş bir cezanın koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri, konutta infaz talebinden önce infaz hesaplama aracıyla hesaplanabilir. Talep bu tarihleri öne çekmez; yalnız o tarihlere kadar geçecek sürenin nerede geçirileceğini belirler.

Kadın, çocuk ve yaşlı hükümlüde eşiği hükmedilen toplam ceza belirler

m.110/2, konutta infazın kapısını hükümlünün kim olduğuna ve mahkûm olduğu toplam cezaya göre açar. Bugünkü eşikler şunlardır:

HükümlüKonutta çektirilebilecek toplam hapis cezasıDayanak
Kadın, çocuk ya da 65 yaşını bitirmiş kişi3 yıl veya daha az5275 m.110/2-a
70 yaşını bitirmiş kişi4 yıl veya daha az5275 m.110/2-b
75 yaşını bitirmiş kişi5 yıl veya daha az5275 m.110/2-c
80 yaşını bitirmiş kişi6 yıl veya daha az5275 m.110/2-d (7550 ile eklendi)

Değişiklikten önce bu eşikler sırasıyla bir, iki ve dört yıldı; seksen yaş basamağı hiç yoktu. Metin "mahkûm oldukları toplam" cezadan söz eder. Ölçü, cezaevinde kalan süre ya da koşullu salıverilmeye kalan süre değil, hükmedilen toplam hapis cezasıdır; birden fazla mahkûmiyet varsa toplam esas alınır. Kadın hükümlü bakımından fıkra ayrıca bir yaş şartı aramaz. Çocuk kavramı Türk Ceza Kanunu m.6/1-b'de "henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi" olarak tanımlanmıştır.

Somut bir örnekle: yetmiş iki yaşındaki hükümlünün üç yıl dört aylık cezası dört yıllık eşiğin altında kaldığından konutta infaz değerlendirilebilir. Aynı ceza altmış sekiz yaşındaki bir erkek hükümlüde üç yıllık eşiği aştığı için m.110/2 kapsamına girmez; bu hükümlü için konutta infaz ancak sağlık durumu m.110/3 koşullarını karşılıyorsa gündeme gelir.

Fıkranın başındaki ifade de yanlış okunmaya açıktır: konutta infaz, "mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın" giderilmesine ilişkin "hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere" uygulanır. Yasa koyucu, konutta infazı zararın ödenmiş olması şartına bağlamamıştır; yalnız konutta infaz kararının suçtan doğan tazminat borcunu ortadan kaldırmadığını hükme bağlamıştır.

Değişiklikten önce işlenmiş suçlar bakımından da yeni eşiklerin uygulanıp uygulanmayacağı sorusu TCK m.7/3'te cevaplanır: "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır." Konutta infaz, cezanın nerede ve nasıl çektirileceğini düzenleyen bir infaz usulüdür; bu nitelikteki hükümler suç tarihinden bağımsız olarak karar anındaki kanun metnine göre değerlendirilir.

Ağır hastalık ve engellilikte ceza süresine bağlı bir eşik yoktur, ağırlaştırılmış müebbet hariç

m.110/3, 7550 sayılı Kanun'la yeniden yazıldı ve konutta infazın en geniş kapısı hâline geldi. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası dışındaki her hapis cezası ile adli para cezasından çevrilen hapis bu fıkranın kapsamındadır. Kanun iki koşul arar: hükümlünün maruz kaldığı ağır bir hastalık ya da engellilik nedeniyle "ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği" tespit edilmeli ve hükümlünün "toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı" değerlendirilmelidir.

Sağlık durumu, m.16/3'te belirlenen usule göre tespit edilir: Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor. Özel hastane raporu ya da tek hekimin raporu bu usulün yerini tutmaz; dosyaya ilk aşamada sunulan tedavi belgeleri, sağlık kurulu incelemesinin dayanağı olarak değer taşır. Uygulamada bu başvurularda zamanın büyük bölümü sağlık kurulu raporu ve Adli Tıp Kurumu onayı aşamasında geçer.

Karar verildikten sonra hükümlünün durumu Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlerle aynı usulle incelettirilir. İyileşme tespit edilirse infaz hâkimi konutta infaz kararını kaldırır. Hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yerin kolluk makamlarınca izlenir; toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazlarla takibi kanun gereği zorunludur. Fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde konutta infaz kararı infaz hâkimliğince kaldırılır.

Aynı sağlık tablosu üç farklı kuruma kapı açabilir; aralarındaki fark karar merciinde ve sürenin cezadan sayılıp sayılmamasındadır. Hapsin hayatı için kesin tehlike oluşturduğu hastalıkta infaz iyileşinceye kadar geri bırakılır (m.16/2); hayatını yalnız sürdüremeyen hükümlünün cezası iyileşinceye kadar geri bırakılabilir (m.16/6). Bu iki kararı Cumhuriyet başsavcılığı verir ve geri bırakma süresi cezadan düşülmez. m.110/3'te ise kararı infaz hâkimi verir ve evde geçen süre cezadan sayılır. Ağır hastalık, engellilik ya da kocama nedeniyle hayatını yalnız sürdüremeyen hükümlü ayrıca koşullu salıverilmesine üç yıl ya da daha az kaldığında, diğer şartları da taşıyorsa, denetimli serbestlikten yararlanabilir (m.105/A/3-b).

Doğum yapan kadın için konutta infaz, doğumdan sonraki altı ay ile bir buçuk yıl arasında talep edilir

m.110/4, doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmiş ve toplam beş yıl ya da daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan kadının cezasının konutta çektirilmesine imkân verir. Adli para cezasından çevrilen hapis de bu kapsamdadır. Değişiklikten önce bu eşik üç yıldı. Talebin, doğumdan itibaren bir yıl altı ay geçmeden yapılması gerekir; bu süre geçtikten sonra yapılan talep m.110/4'e dayandırılamaz.

Bu fıkra, m.16/4 ile birlikte okunmalıdır. Gebe olan ya da doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş kadının cezasının infazı geri bırakılır; kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar bu korumanın dışındadır (m.16/5). Geri bırakma bittiğinde ceza kural olarak kurumda başlar. Talebin bir buçuk yıllık süre içinde yapılması şartı, geri bırakma dönemi sona ermeden infazın konutta sürmesine yönelik kararın alınabilmesine imkân verir.

Karar verildikten sonra çocuk ölür ya da anasından başka birine verilirse infaz hâkimi kararı kaldırır. Kadın hükümlüyü ilgilendiren iki ayrı düzenleme daha bulunur: engelliliği nedeniyle bakıma muhtaç ya da ağır hasta on sekiz yaşından küçük çocuğu olan ve toplam on yıl ya da daha az hapis cezasına mahkûm kadının cezasının infazı Cumhuriyet başsavcılığınca bir yıla kadar ertelenebilir ve bu süre her defasında altı ayı geçmemek üzere en çok dört kez uzatılabilir (m.16/A). Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlü ise koşullu salıverilmesine iki yıl ya da daha az kaldığında denetimli serbestlikten yararlanabilir (m.105/A/3-a).

Terör, örgüt ve cinsel suçlarda yaşa bağlı konutta infaz uygulanmaz; hastalık ve doğum hâli bu yasağın dışındadır

m.110/9, "Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç" olmak üzere maddenin bütün hükümlerini şu hükümlüler bakımından kapatır:

  • terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek ya da örgüte üye olmak suçlarından veya örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar,
  • adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler,
  • koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler,
  • m.105/A'nın altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca denetimli serbestlikten açık ceza infaz kurumuna gönderilenler (7550 sayılı Kanun'la eklendi).

Bu istisna listesi hafta sonu ve gece infazını (m.110/1) ve yaşa ya da cinsiyete bağlı konutta infazı (m.110/2) kapsar. Ağır hastalık ve engellilik hâli (m.110/3) ile doğum yapan kadının konutta infazı (m.110/4) ise listenin dışındadır. Örgüt üyeliğinden hükümlü olup ağır hastalığı nedeniyle cezaevinde hayatını yalnız sürdüremeyen bir kişi için m.110/3 yolu açıktır; aynı kişi yalnız yaşına dayanarak m.110/2'den yararlanamaz.

Adli para cezasından çevrilen hapis için de aynı ayrım geçerlidir. m.110/9-c bu hükümlüleri yaşa bağlı konutta infazdan çıkarır; m.110/3 ve m.110/4 ise metinlerinde "adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen" hükümlüleri açıkça sayar. İstisna listesinin bütün maddeye uygulandığı varsayımı sık yapılan bir hatadır; fıkra metnindeki "hariç" kaydı bu varsayımı karşılamaz.

Karar infaz hâkiminindir; talep ilamı infaz eden başsavcılık üzerinden yürür

İnfazın geri bırakılması (m.16), çocuğun hastalığı nedeniyle erteleme (m.16/A) ve hükümlünün istemiyle erteleme (m.17) kararlarını Cumhuriyet başsavcılığı verir. m.110'daki özel infaz usullerinde ise karar mercii infaz hâkimidir; 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu m.4 de kanunlarla verilen diğer görevleri infaz hâkimliğinin görevleri arasında sayar. Bu ayrım, talebin kime yöneltileceğini ve ret kararına karşı hangi yola gidileceğini belirler.

Talep, hükümlü ya da müdafii tarafından infaz hâkimliğine hitaben yazılır. Uygulamada dilekçe ilamı infaz eden Cumhuriyet başsavcılığına sunulur; başsavcılık müddetname ve ilam bilgileriyle birlikte talebi infaz hâkimliğine iletir. Hükümlü kurumdaysa dilekçe kurum müdürlüğü aracılığıyla da verilebilir. İnfaz hâkimliğine yapılan başvuru türleri, yetki ve süre tablosu infaz hâkimliği başvuru rehberinde bir arada yer alır.

Özel infaz usulü kararı infaza başlandıktan sonra da verilebilir (m.110/6). Yasa, bu talebe infazı durduran bir etki tanımamıştır: çağrı kâğıdındaki süre içinde karar çıkmamışsa infaz genel hükümlere göre başlar ve talep, hükümlü kurumdayken değerlendirilmeye devam eder. Kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl ya da daha az hapis cezasında, kanunda sayılan istisnalar dışında, hükümlünün istemiyle infazın başsavcılıkça ertelenmesi de (m.17) ayrıca değerlendirilebilir. Kısa cezalarda açılan diğer yollar iki yıl ve altı cezalar rehberinde karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır.

Talep hazırlanırken ikincil düzenlemenin de gözetilmesi gerekir. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik'in m.40 metni, mevzuat.gov.tr'deki güncel hâliyle 7550 öncesi eşikleri (bir, iki ve dört yıl) ve konutta infazda m.105/A'nın uygulanmayacağı yönündeki eski kuralı taşımaktadır. Normlar hiyerarşisi gereği kanundaki eşikler ve kanunun m.110/5 hükmü esas alınır; dilekçede de dayanak olarak kanun maddesi gösterilmelidir.

Konutta infaz talep dilekçesi, fıkrayı ve belgesini birlikte göstermelidir

Hazır dilekçe örneği arayanların gözden kaçırdığı nokta, hazır metnin dosyanın hangi fıkraya dayandığını söylemediğidir. İnfaz hâkimi talebi m.110'un belirli bir fıkrası üzerinden değerlendirir; her fıkranın aradığı olgu ve belge farklıdır. Talep dilekçesinde şu bilgilerin yer alması beklenir:

  1. Hükümlünün kimlik bilgileri, ilamı veren mahkeme, esas ve karar numarası, kesinleşme tarihi ve varsa infaz dosya numarası.
  2. Hükmedilen toplam hapis cezası ve birden fazla ilam varsa her birinin süresi.
  3. Talebin dayandığı fıkra: yaşa ya da cinsiyete bağlı talepte m.110/2'nin ilgili bendi, sağlık talebinde m.110/3, doğum hâlinde m.110/4.
  4. Fıkraya göre belge: yaş için nüfus kaydı, doğum için doğum belgesi ve talebin bir buçuk yıllık süre içinde yapıldığını gösteren tarih, sağlık talebinde mevcut tedavi belgeleri ile m.16/3 usulüne göre rapor alınması istemi.
  5. Cezanın çektirileceği konutun açık adresi, konutun kime ait olduğu ve hükümlüyle birlikte yaşayanlar.
  6. Mahkûmiyetin m.110/9 istisnaları kapsamında olmadığı; sağlık ya da doğum talebinde istisnanın bu fıkralara uygulanmadığı.
  7. Hükümlü kurumdaysa kurumdaki durumu ve yükümlülüklere uyacağına ilişkin beyanı.

Sağlık talebinde dilekçenin işlevi raporu beklemek değil, rapor sürecini başlatmaktır. Hükümlünün hangi hastalık nedeniyle hangi günlük ihtiyaçlarını kurumda karşılayamadığı somut olarak yazılmalı, son tedavi kayıtları eklenmelidir. "Hayatını yalnız idame ettiremeyeceği" ölçütü teşhisin adına değil, hükümlünün günlük yaşamdaki bağımlılığına bakar; teşhis listesiyle sınırlı bir dilekçe bu ölçütü karşılamakta zorlanır.

Konutta geçen süre cezadan sayılır; koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik işlemeye devam eder

Değiştirilen m.110/5'e göre cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında, tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır. Önceki metin yalnız koşullu salıverilmeyi saymış ve m.105/A'yı dışarıda bırakmıştı. Bugünkü metinde konutta infaz edilen hükümlü de, şartları oluştuğunda denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme aşamalarına geçer.

Denetimli serbestlikle cezanın infazı, koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmın kamuya yararlı işte çalışma, bir konutta ya da bölgede denetim altında bulunma, belirlenen yerlere gitmeme ya da programlara katılma gibi yükümlülüklerle geçirilmesidir (m.105/A/5). Bu tedbirin şartları ve süreleri denetimli serbestlik rehberinde ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

İzlemenin araçları 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nda düzenlenir. m.15/A'ya göre hükümlülerin toplum içinde izlenmesi, gözetimi ve denetimi "elektronik cihazların kullanılması suretiyle de" yerine getirilebilir ve bu izleme, rızası alınarak hükümlüye ait cihazlarla da yapılabilir. Ağır hastalık nedeniyle konutta infazda toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlü için elektronik takip zorunludur (m.110/3); diğer hâllerde izleme biçimi karar ve denetim planıyla belirlenir.

Yükümlülüklere aykırılıkta konutta infaz kaldırılır ve kalan ceza kurumda çekilir

m.110/7 iki ayrı sona erme yolu öngörür. İnfaz hâkimi talep üzerine özel infaz usulünün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine "geçerli bir mazeret olmaksızın" uyulmaması hâlinde ise usule son verilir ve infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Eski metin "infaza açık ceza infaz kurumunda" devam edileceğini söylüyordu; bugünkü metin kurum türünü genel hükümlere bırakmıştır.

Bu fıkranın iki sonucu önemlidir. Evde geçirilen süre mahsup edilir; usule son verilmesi o güne kadar çekilen cezayı silmez. Buna karşılık m.110/7'nin uygulandığı hâllerde m.105/A hükümleri uygulanmaz. Yükümlülük ihlali nedeniyle kuruma dönen hükümlü, kalan cezası için denetimli serbestlikten yararlanamaz ve koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda kalır. Metin bu sonucu "bu fıkranın uygulandığı hâllere" bağladığından, talep üzerine usule son verilmesinde de aynı sonucun doğup doğmayacağı lafzen açık bir sorudur; usulden çıkmayı düşünen hükümlü bu riski hesaba katmalıdır. m.110/9-e ise denetimli serbestlikten açık kuruma geri gönderilen hükümlüyü yaşa bağlı konutta infazın ve hafta sonu ya da gece usulünün dışında tutar.

Ağır hastalıkta iyileşmenin tespiti (m.110/3) ve doğum hâlinde çocuğun ölmesi ya da anasından başka birine verilmesi (m.110/4) de kararın kaldırılma sebepleridir; bunlar ihlal niteliği taşımaz. "Geçerli mazeret" değerlendirmesinde belgeler belirleyicidir: acil hastane başvurusu, duruşmaya katılma ya da resmî bir çağrı gibi zorunlu çıkışların kaydının saklanması ve denetimli serbestlik müdürlüğüne bildirilmesi gerekir. Mazeretin sonradan belgelenememesi, aynı olgunun ihlal olarak değerlendirilmesine yol açabilir.

Ret ya da kaldırma kararına iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir

m.110/8 bu madde uyarınca verilen kararlara itiraz yolunu açık tutar. Usul 4675 sayılı Kanun m.6'dadır: infaz hâkiminin kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilir; itiraz, infaz hâkimliğinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine yapılır. Talep kabul edilmişse ilgili Cumhuriyet savcısı da aynı yola başvurabilir.

Bu süre, 4675 sayılı Kanun m.5'teki şikâyet süresiyle karıştırılmamalıdır. On beş günlük süre ceza infaz kurumu işlemlerine ve Cumhuriyet savcısının infaza ilişkin kararlarına karşı infaz hâkimliğine yapılan şikâyetler içindir. İnfaz hâkiminin m.110 uyarınca verdiği karar ise şikâyetle değil itirazla denetlenir ve süre tebliğden başlar. İtiraz dilekçesi, infaz hâkiminin hangi koşulu eksik gördüğünü hedef almalıdır: eşik hesabı mı yanlıştır, istisna yanlış mı uygulanmıştır, yoksa takdir somut olgulara mı dayanmamaktadır.

Kısa cezada konutta infaz, doğrudan açık kurum ve denetimli serbestlikle birlikte tartılır

Bu talep çoğu zaman cezanın başka yollarla nasıl infaz edileceği bilinmeden yapılır. Oysa kısa süreli cezalarda kanun birden fazla yolu aynı anda açar ve bunların karşılaştırılması, talebin hangi fıkraya ve hangi zamana dayandırılacağını belirler. 5275 m.14/2'ye göre kasıtlı suçlardan toplam üç yıl ya da daha az hapis cezasına mahkûm olanların cezası, terör, örgüt ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ikinci defa mükerrirlik ve koşullu salıverilmenin geri alınması hâlleri dışında, doğrudan açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Taksirli suçlardan toplam beş yıl ya da daha az hapis ile adli para cezasından çevrilen hapis de doğrudan açık kurumda çekilir.

Açık kurum da bir ceza infaz kurumudur; hükümlü konutunda değil, kurumun düzeni içinde kalır. Denetimli serbestlik ise koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmın kurum dışında, yükümlülüklerle geçirilmesidir. 7550 sayılı Kanun'la eklenen kurala göre hükümlünün denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirmiş olması gerekir (m.105/A/1); bu şartın hangi suç tarihlerine uygulanacağı, denetimli serbestliğin koşullu salıverilmeyle bağı nedeniyle TCK m.7/3 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Kısa cezada konutta infazın ayırt edici yanı, bu kurum dönemini de konutta geçirme imkânı vermesidir.

Örnek olarak, iki yıl hapis cezasına mahkûm altmış yedi yaşındaki bir hükümlü için üç yol aynı anda gündeme gelir. Ceza doğrudan açık kurumda başlayabilir, koşulları oluştuğunda denetimli serbestliğe geçilebilir; hükümlü m.110/2-a kapsamında olduğundan cezanın tamamının konutta çektirilmesi de talep edilebilir. Hangi yolun tercih edileceği, hükümlünün sağlık durumu, konutun elverişliliği ve yükümlülüklere uyum kapasitesi gibi olgulara bağlıdır. Kasten işlenen suçlarda üç yıl ya da daha az hapis cezasında hükümlünün istemiyle erteleme (m.17) de bu tabloya eklenir; ancak erteleme süresi cezadan düşülmez.

Hafta sonu ve gece infazı, eşiği aşmayan cezada kurumla bağı koparmadan hayatı sürdürmeye yarar

m.110/1 konutta infazın kardeşidir ama farklı bir mantıkla işler. İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme hariç taksirle işlenen suçlarda toplam beş yıl ya da daha az hapis cezasının iki biçimde kurumda çektirilmesine karar verebilir. Hafta sonu usulünde hükümlü her hafta cuma günü saat 19.00'da kuruma girer ve pazar günü aynı saatte çıkar. Gece usulünde hafta sonları hariç her gün saat 19.00'da girer ve ertesi gün saat 07.00'de çıkar.

Hafta sonu usulüne 7550 sayılı Kanun'la bir esneklik de eklendi: bu usul, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile kurumun düzen ve işleyişine göre, süresi aynı kalmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir; uyarlamayı kurum yapar. Eşikler de yükseltildi: önceki metinde kasıtlı suçlarda bir yıl altı ay, taksirli suçlarda üç yıl aranıyordu. Bu usul düzenli bir işi olan ve cezayı işini kaybetmeden çekmek isteyen hükümlü için konutta infazın yerine geçebilir. m.110/9'daki istisnalar bu usule de uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

65 yaşını geçen hükümlü cezaevine girmez mi?

Kanunda bu yönde genel bir kural bulunmaz. 65 yaşını bitirmiş hükümlünün toplam üç yıl ya da daha az hapis cezasının konutta çektirilmesine infaz hâkimi karar verebilir; eşik 70 yaşta dört, 75 yaşta beş, 80 yaşta altı yıla çıkar (m.110/2). Eşiği aşan cezada, terör, örgüt ve cinsel suçlarda ya da hâkimin talebi uygun görmemesi hâlinde ceza kurumda çekilir.

Konutta infaz kararını Cumhuriyet savcısı mı, infaz hâkimi mi verir?

m.110'daki bütün özel infaz usullerinde karar mercii infaz hâkimidir. Cumhuriyet başsavcılığı ise hastalık nedeniyle geri bırakma (m.16), çocuğun hastalığı nedeniyle erteleme (m.16/A) ve hükümlünün istemiyle erteleme (m.17) kararlarını verir. Talep dilekçesi uygulamada başsavcılığın infaz bürosu üzerinden infaz hâkimliğine ulaşır; başsavcılık ağır hastalık hâlinde yıllık sağlık incelemesini de yürütür.

Cezaevinde bulunan hükümlü konutta infaz talep edebilir mi?

Özel infaz usulüne ilişkin karar infaza başlandıktan sonra da verilebilir (m.110/6). Hükümlü cezaevindeyken bir yaş eşiğine ulaşırsa ya da sağlık durumu ağırlaşırsa talep o tarihte yapılabilir. Dilekçe kurum müdürlüğü aracılığıyla infaz hâkimliğine iletilebilir.

Örgüt ya da cinsel suçtan hükümlü kişi ağır hasta ise cezasını evde çekebilir mi?

m.110/9'daki istisnalar üçüncü ve dördüncü fıkraları kapsamaz. Ağır hastalık ya da engellilik nedeniyle kurumda hayatını yalnız sürdüremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayan hükümlü, suç türünden bağımsız olarak m.110/3 kapsamında değerlendirilebilir. Tek dışlama ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır.

Konutta geçen süre koşullu salıverilme hesabına katılır mı?

Evde geçen dönem cezanın infazıdır; geçen süre cezadan düşülür ve usule son verilse bile mahsup edilir (m.110/7). Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hükümleri hükümlünün tabi olduğu infaz rejimine göre uygulanır (m.110/5). Geri bırakma ve ertelemeden farkı tam olarak budur.

Adli para cezasından çevrilen hapis konutta çekilebilir mi?

Yaşa ya da cinsiyete bağlı konutta infaz bu hükümlüler için kapalıdır (m.110/9-c). Ağır hastalık ya da engellilik (m.110/3) ve doğum yapan kadın (m.110/4) hâllerinde ise kanun adli para cezasından çevrilen hapsi açıkça kapsama almıştır.

Reddedilen konutta infaz talebi yeniden yapılabilir mi?

m.110, reddedilen talebin yenilenmesini yasaklayan bir hüküm içermez. Yaşın bir sonraki eşiğe ulaşması, sağlık durumunun ağırlaşması ya da yeni bir sağlık kurulu raporu gibi değişen olgular yeni talebin dayanağı olabilir. Ret kararının kendisine ise tebliğden itibaren iki hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz edilir.

Konutta infaz talebinden önce dosyada netleşmesi gereken dört soru

Birinci soru eşiktir: hükmedilen toplam ceza hangi fıkranın sınırı içinde kalıyor ve hükümlünün yaşı bir sonraki basamağa ne zaman ulaşıyor. İkinci soru suç türüdür: mahkûmiyet m.110/9'daki istisnalardan birine giriyorsa yaşa bağlı yol kapalıdır, ama sağlık ve doğum yolları açık kalır. Üçüncü soru belgedir: yaş için nüfus kaydı yeterliyken sağlık talebinde m.16/3 usulüne uygun rapor, doğum talebinde bir buçuk yıllık süre dosyanın kaderini belirler.

Dördüncü soru zamanlamadır. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihleri yakınsa konutta infaz, kurumda geçecek kısa bir dönemi evde geçirme imkânı sağlar; uzaksa, özellikle ağır hastalık ve doğum hâllerinde, cezanın büyük bölümünün nerede geçeceğini belirler. Her iki durumda da kararın yükümlülükleri titizlikle izlenmelidir; m.110/7 uyarınca kuruma dönen hükümlü denetimli serbestlik imkânını da yitirir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Tüm Ceza Hukuku kararları

Bu konuyla ilgili yazılar

Tüm Ceza Hukuku yazıları