Yıllardır çocuk sahibi olamayan bir çift, eşinin önceki evliliğinden olan çocuğu büyüten bir üvey baba ya da otuzunu geçmiş ve tek başına bir çocuğa aile olmak isteyen bir kişi: üçünün de sorusu aynıdır. "Evlat edinmek için hangi şartlar aranıyor, başvuru nereye yapılıyor ve çocuk ne zaman hukuken bizim çocuğumuz oluyor?" Türk Medeni Kanunu (TMK) bu soruların cevabını m.305 ile m.320 arasında verir; başvurunun yürütüldüğü idari süreci ise 2009 tarihli aracılık tüzüğü düzenler. Süreç tek bir dilekçeyle bitmez. Bakanlık il müdürlüğüne başvuruyla başlayan, en az bir yıllık bakım ve izleme dönemiyle süren ve aile mahkemesinin kararıyla tamamlanan bir süreçtir.
Evlat edinme kararını mahkeme verir, süreç Bakanlıkta başlar
Evlatlık ilişkisi TMK m.315 uyarınca ancak mahkeme kararıyla kurulur. Kararı, evlat edinenin oturma yeri mahkemesi; eşler birlikte evlat ediniyorsa eşlerden birinin oturma yeri mahkemesi verir. Aile hukukuna ilişkin bu davalara aile mahkemeleri bakar. Mahkeme kararıyla birlikte evlatlık ilişkisi kurulmuş olur; karar kesinleşmeden çocuk hukuken evlat edinenin çocuğu sayılmaz.
Küçüklerin evlat edinilmesinde mahkemeden önce ikinci bir makam devreye girer. Küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetleri, TMK m.320'ye göre yalnızca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılabilir; bugün bu görevi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il müdürlükleri ve Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü eliyle yürütmektedir. Aracılığın usul ve esasları 15 Mart 2009 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Küçüklerin Evlat Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük'te toplanmıştır. Tüzük metninde kurumun adı hâlâ Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu olarak geçer; kurum yapısı değişmiş, görev Bakanlığa geçmiştir.
Bu iki katmanlı yapı, süreci iki ayrı soruya böler. Birinci soru kanuni koşulların taşınıp taşınmadığıdır: yaş, evlilik süresi, yaş farkı, rıza. İkinci soru, Bakanlığın sosyal incelemesinden geçilip geçilemeyeceğidir: kişilik, sağlık, ekonomik durum, aile ilişkileri. Kanuni koşulu taşımayan başvuru sosyal inceleme yapılmaksızın reddedilir (Tüzük m.8/1); koşulu taşıyan başvuru ise incelemenin sonucuna göre uygun bulunur ya da bulunmaz.
Küçüğün evlat edinilmesinde aranan genel koşullar
TMK m.305, küçüklerin evlat edinilmesini iki temel koşula bağlar. Birincisi, küçüğün evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olmasıdır. İkincisi, evlat edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesidir. "Küçüğün yararı" ölçütü evlat edinmenin bütün aşamalarına yayılır; mahkeme de Bakanlık da her kararını bu ölçüte dayandırır.
Bir yıllık bakım ve eğitim koşulu
Bir yıllık süre, Bakanlık aracılığıyla evlat edinmede geçici bakım sözleşmesinin imzalanmasıyla başlar. Tüzük m.11'e göre evlat edinilecek küçük, sözleşmeden sonra en az bir yıl süreyle bakım ve eğitimi için uygun görülen kişi ya da eşlerin yanına yerleştirilir. Bu dönem bir deneme süresi olarak işler: sosyal çalışmacılar aileyi izler, izleme sonuçları üçer aylık raporlara bağlanır ve yıl sonunda dosya mahkemeye gidecek hâle getirilir. Eşin çocuğunu ya da hısım bir çocuğu evlat edinmede çocuk zaten aynı evde yaşıyorsa, bir yıllık bakım olgusu fiilen gerçekleşmiş olabilir; mahkeme bu olguyu TMK m.316 uyarınca yapacağı araştırmada değerlendirir.
On sekiz yaş farkı ve küçüğün rızası
TMK m.308/1 uyarınca evlat edinilenin, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olması şarttır. Bu fark alt sınırdır; kanun bir üst sınır koymaz. Bakanlığın başvuru rehberinde ise evlat edinen ile küçük arasındaki yaş farkının kırkı aşmaması yönünde bir uygulama ölçütü yer alır. Kanunda yazmayan bu ölçüt, sosyal inceleme aşamasında çocuğun yararı çerçevesinde gözetilir.
Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, rızası olmadıkça evlat edinilemez (TMK m.308/2). Ayırt etme gücü için kanunda sabit bir yaş yoktur; çocuğun evlat edinmenin anlamını kavrayabilecek olgunlukta olup olmadığı somut olayda değerlendirilir. Vesayet altındaki küçük ise ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilir (TMK m.308/3). Vesayet makamı sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı asliye hukuk mahkemesidir (TMK m.397).
Kimler evlat edinebilir: birlikte, tek başına ve eşin çocuğu
Kanun, evlat edinecek kişinin medeni hâline göre üç ayrı koşul seti öngörür. Eşler kural olarak yalnızca birlikte evlat edinebilir; evli olmayan iki kişi birlikte evlat edinemez (TMK m.306/1). Evli olmayan kişi ise tek başına evlat edinebilir. Aşağıdaki tablo koşulları özetler.
| Durum | Aranan koşul | Dayanak |
|---|---|---|
| Eşlerin birlikte evlat edinmesi | En az 5 yıldan beri evli olmaları veya (her ikisinin de) 30 yaşını doldurmuş bulunmaları | TMK m.306/2 |
| Eşlerden birinin diğerinin çocuğunu evlat edinmesi | En az 2 yıldan beri evli olmaları veya evlat edinecek eşin 30 yaşını doldurmuş olması | TMK m.306/3 |
| Evli olmayan kişinin tek başına evlat edinmesi | 30 yaşını doldurmuş olması | TMK m.307/1 |
| Evli kişinin istisnaen tek başına evlat edinmesi | 30 yaşını doldurmuş olması ve diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu, 2 yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi ya da mahkeme kararıyla 2 yılı aşkın süredir ayrı yaşanması yüzünden birlikte evlat edinmenin mümkün olmadığının ispatı | TMK m.307/2 |
Tabloda iki noktaya açıklık gerekir. Birincisi, birlikte evlat edinmede "beş yıl evlilik" ile "otuz yaş" seçimlik koşullardır; ikisinden birinin sağlanması yeter. Üç yıldır evli ve her ikisi de otuz beş yaşında olan eşler evlat edinebilir; sekiz yıldır evli ve yirmi sekiz yaşındaki eşler de edinebilir. Tüzük m.4/1-g, otuz yaş seçeneğinde "her ikisinin de" otuz yaşını doldurmuş bulunmasını arar. İkincisi, evli kişinin tek başına evlat edinmesi dar bir istisnadır. Kanun, eşin yalnızca rıza göstermemesini yeterli saymaz; ayırt etme gücünden sürekli yoksunluk, uzun süreli kayıplık ya da mahkeme kararına dayanan ayrılık gibi nitelikli bir engelin ispatını ister.
Evli olmayan kişinin evlat edinmesinde kanun cinsiyet, gelir ya da meslek yönünden ek bir koşul koymaz; tek kanuni eşik otuz yaşın doldurulmuş olmasıdır. Sosyal inceleme ise ekonomik güç, sağlık ve destek çevresi gibi olguları her başvuruda inceler (Tüzük m.7/3). Uygulamada sık karşılaştığımız yanılgı, otuz yaş koşulunun başvuru anında değil çocuğun yerleştirilmesi anında aranacağı düşüncesidir; Tüzük m.8/1, koşulu taşımayanın başvurusunun sosyal inceleme yapılmaksızın reddedileceğini söylediğinden, yaş koşulu başvuru anında sağlanmış olmalıdır.
Ana ve babanın rızası: şekil, zaman ve aranmadığı hâller
Küçüğün evlat edinilmesi ana ve babasının rızasını gerektirir (TMK m.309/1). Rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturdukları yer mahkemesinde sözlü ya da yazılı olarak açıklanır ve tutanağa geçirilir. Noter beyanı ya da il müdürlüğüne verilen dilekçe bu şekli karşılamaz; kanun rızayı mahkeme tutanağına bağlamıştır. Verilen rıza, evlat edinenlerin adları belirtilmemiş veya evlat edinenler henüz belirlenmemiş olsa da geçerlidir (TMK m.309/3). Bu hüküm, çocuğunu Bakanlık aracılığıyla evlat edindirmek isteyen ananın, çocuğun kime verileceğini bilmeden rıza açıklayabilmesini sağlar.
Rızanın zamanı ve geri alınması
TMK m.310, rızanın verilme zamanına iki yönlü bir koruma getirir. Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden önce verilemez; doğumdan hemen sonraki dönemde açıklanan rıza hükümsüzdür. Verilen rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza ise kesindir; ikinci bir geri alma hakkı yoktur. Süreler kanunda yazıyla ve nettir: rıza için doğumdan itibaren altı hafta bekleme, geri alma için tutanaktan itibaren altı hafta.
Rızanın aranmadığı iki hâl
TMK m.311, ana ve babadan birinin rızasının aranmayacağı iki hâli sayar. Birincisi, ana ya da babanın kim olduğunun veya uzun süreden beri nerede oturduğunun bilinmemesi ya da ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunmasıdır. İkincisi, küçüğe karşı özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesidir. İkinci hâl, çocuğu terk eden, bakımıyla ilgilenmeyen ana ya da babanın rızasını sürecin önünde engel olmaktan çıkarır.
Rızanın aranmamasına kim karar verir? Küçük, gelecekte evlat edinilmek amacıyla bir kuruma yerleştirilmiş ve ana ya da babadan birinin rızası eksikse, TMK m.312'ye göre evlat edinenin veya aracılık yapan kurumun istemi üzerine ve kural olarak yerleştirmeden önce, küçüğün oturduğu yer mahkemesi rızanın aranıp aranmayacağına karar verir. Diğer hâllerde bu karar evlat edinme işlemleri sırasında verilir. Özen yükümlülüğünün ihlali gerekçesiyle rızası aranmayan ana ya da babaya karar yazılı olarak bildirilir; bu bildirim, ileride TMK m.317'ye dayanan bir kaldırma talebinin önünü keser.
Evlilik dışında doğan ve babası tarafından tanınmamış çocukta baba hanesi boştur; soybağı kurulmamış babanın rızası hukuken söz konusu olmaz. Tanıma ya da babalık davasıyla soybağı kurulmuşsa baba da rıza verecek kişiler arasına girer.
Erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesi ayrı koşullara bağlıdır
Evlat edinme yalnızca küçükler için değildir. On sekiz yaşını doldurmuş kişilerin ve kısıtlıların da evlat edinilebileceğini TMK m.313 kabul eder; ancak bunu evlat edinenin altsoyunun açık muvafakatine ve üç hâlden birinin varlığına bağlar:
- Bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç olan ve evlat edinen tarafından en az beş yıldan beri bakılıp gözetilen kişi,
- Evlat edinen tarafından küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş kişi,
- Diğer haklı sebeplerin bulunması ve evlat edinilenin en az beş yıldan beri evlat edinen ile aile hâlinde birlikte yaşaması.
Üç hâlin ortak paydası beş yıllık fiilî bağdır. Küçüklerde bir yıl olan bakım süresi erginlerde beş yıla çıkar; kanun koyucu, ergin evlat edinmede miras ve soyadı gibi sonuçların kötüye kullanılmasını bu süreyle önlemek istemiştir. Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir (TMK m.313/2). Bunlar dışında küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler, on sekiz yaş farkı dâhil, kıyas yoluyla uygulanır. Ergin evlat edinmede Bakanlık aracılığı yoktur; başvuru doğrudan aile mahkemesine yapılır ve mahkeme TMK m.316 araştırmasını kendisi yürütür.
Altsoyun "açık muvafakati" koşulu, evlat edinenin kendi çocukları varsa onların rızasının alınmasını gerektirir. Bu koşul, 2005 yılındaki kanun değişikliğiyle "altsoyun bulunmaması" koşulunun yerini almıştır; küçüklerin evlat edinilmesinde ise altsoyun rızası aranmaz, yalnızca tavır ve düşünceleri araştırmada değerlendirilir (TMK m.316/3).
Başvurudan geçici bakım sözleşmesine: Bakanlık süreci adım adım
Bakanlık aracılığıyla küçük evlat edinmek isteyen kişi ya da eşlerin izleyeceği yol Tüzük'ün 5 ile 13. maddelerinde sıralanmıştır. Süreç şu adımlardan geçer:
- Yazılı başvuru. Yerleşim yeri Türkiye'de olan vatandaşlar, yerleşim yerlerindeki il müdürlüğüne yazılı başvuruda bulunur. Eşler evlat ediniyorsa her ikisinin de ayrı ayrı başvurması gerekir (Tüzük m.5/2). Yerleşim yeri yurt dışında olan vatandaşlar bulundukları devletin merkezi makamına, Türkiye'de bir yıldan fazla oturma izni olan yabancılar ise Merkezi Makama iletilmek üzere il müdürlüğüne başvurur.
- İlk görüşme. Başvuranlara evlat edinilecek küçüklerin özellikleri ve evlat edinmenin sosyal ve hukuki sonuçları hakkında sosyal çalışmacı tarafından bilgi verilir; ilk görüşme formu birlikte doldurulur (Tüzük m.5/3).
- Belgelerin iki ay içinde tamamlanması. Tüzük m.6'da sayılan belgeler başvuru tarihinden itibaren en geç iki ay içinde sunulur. Bu süre içinde belgelerini sunmayanların başvuruları işleme konulmaz (Tüzük m.7/1). Belgelerin sunulduğu tarih ve saat, sosyal inceleme ve yerleştirme sıralamasında esas alınır.
- Sosyal inceleme. Belgelerin tesliminden itibaren en geç altı ay içinde başvuranlar yerleşim yerlerinde ziyaret edilir ve sosyal inceleme başlatılır; yoğun illerde bu süre altı ay daha uzatılabilir (Tüzük m.7/2). En az beş görüşme sonucunda kişilik, eğitim, ekonomik güç, sağlık, aile ilişkileri, küçükten beklentiler ve varsa altsoyun düşünceleri değerlendirilerek kapsamlı bir sosyal inceleme raporu hazırlanır (Tüzük m.7/3). Uygun bulunanlara durum yazılı olarak bildirilir.
- Sıralama ve yerleştirme. Küçüğün yaşı, cinsiyeti, sağlık durumu ve kardeşiyle birlikte istenip istenmediği sıralamada dikkate alınır; kardeşleri birlikte evlat edinmek isteyenler için sıralamaya bağlı kalınmayabilir (Tüzük m.10). Geçici bakım sözleşmesi imzalandıktan sonra küçük, en az bir yıl süreyle ailenin yanına yerleştirilir (Tüzük m.11).
- Bir yıllık izleme. Aile, çocuğu eğitme yeteneği, aile ilişkileri, sağlığı ve sosyal-ekonomik koşullarındaki değişimler yönünden sosyal çalışmacılarca izlenir; sonuçlar üçer aylık raporlara bağlanır (Tüzük m.12). Geçici bakım süresinde küçükle yurt dışına çıkmadan önce il müdürlüğüne bilgi verilmesi gerekir.
- Mahkemeye yönlendirme. İzleme sonunda düzenlenen rapora göre evlat edinmesi uygun görülenlere, evlat edinme kararı için mahkemeye başvurmaları gerektiği yazılı olarak bildirilir. Geçerli mazeret olmaksızın bildirimden itibaren iki ay içinde mahkemeye başvurulmazsa il müdürlüğü küçüğün geri alınmasına karar verir (Tüzük m.13/3).
İstenen belgeler
Tüzük m.6, başvuranlardan istenecek belgeleri sayar: nüfus olayı kayıt örneği; başvuranın ve birlikte yaşadığı aile fertlerinin, silinmiş kayıtlar dâhil adli sicil kayıtları; mal varlığı, gelir ve sosyal güvenlik durumunu gösterir belgeler; yerleşim yeri belgesi; öğrenim durumunu gösterir belge; fiziksel, zihinsel ve ruhsal bir engelinin, sürekli bakım gerektiren, bulaşıcı veya süreğen bir hastalığının bulunmadığını ve alkol ya da uyuşturucu madde bağımlısı olmadığını belirten sağlık kurulu raporu. Yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlar için oturma izni ve küçüğün kabul eden ülkeye girişine ilişkin belge de eklenir. Sağlık kurulu raporu sağlık kurulundan alınır; tek hekim raporu bu belgenin yerini tutmaz.
Ret, askıya alma ve itiraz
Kanuni koşulları taşımadığı anlaşılan başvurular sosyal inceleme yapılmaksızın reddedilir. Haklı mazeret gösterenlerin dosyaları mazeretin gerektirdiği süre için askıya alınabilir; süreler içinde başvurandan kaynaklanan nedenlerle incelemeye başlanamazsa dosya işlemden kaldırılır (Tüzük m.8). Geçici bakım sözleşmesiyle yanına yerleştirilen küçüğü, ciddi sağlık nedeni dışında geri verenlerin sonraki evlat edinme başvuruları reddedilir (Tüzük m.8/4). Ret, askıya alma ve işlemden kaldırma işlemlerine karşı bildirimden itibaren on beş gün içinde il müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir; itiraz, komisyon tarafından en geç bir ay içinde kesin olarak karara bağlanır (Tüzük m.9). Komisyonun bu kararı idari bir işlemdir; idari yargı yolu ayrıca açıktır.
Mahkeme aşamasında araştırma ve karar
Bakanlık aşaması tamamlandıktan sonra ya da Bakanlık aracılığı olmayan hâllerde (eşin çocuğu, ergin evlat edinme) doğrudan, evlat edinen aile mahkemesine başvurur. Görevli mahkeme aile mahkemesi, yetkili mahkeme evlat edinenin oturma yeri mahkemesidir (TMK m.315/1). Dava çekişmesiz yargı işidir; karşı taraf yoktur, ancak rızası gereken kişilerin rızası dosyada bulunmalıdır.
Mahkemenin araştırma yükümünü TMK m.316 ayrıntılı biçimde düzenler. Karar, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzman görüşü alınmasından sonra verilir. Araştırmada özellikle tarafların kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve bakım ilişkisindeki gelişmeler açıklığa kavuşturulur; evlat edinenin altsoyu varsa onların tavır ve düşünceleri de değerlendirilir. Bakanlık dosyasından gelen sosyal inceleme raporu bu araştırmanın ana belgesidir; Bakanlık aracılığı olmayan başvurularda mahkeme, sosyal inceleme raporunu kendisi ister.
İki ara durum kanunda ayrıca çözülmüştür. Başvurudan sonra evlat edinenin ölümü veya ayırt etme gücünü kaybetmesi, diğer koşullar bundan etkilenmediği takdirde evlat edinmeye engel olmaz (TMK m.315/2); mahkeme, evlatlık ilişkisini ölen kişi adına kurabilir. Başvurudan sonra küçük ergin olursa, koşulları daha önce yerine getirilmiş olmak kaydıyla küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin hükümler uygulanmaya devam eder (TMK m.315/3); başvuru sırasında on yedi yaşında olan çocuk için dava süresince on sekizini doldurması, ergin evlat edinmenin beş yıllık koşulunu devreye sokmaz.
Karar kesinleşince mahkeme, Nüfus Hizmetleri Kanunu gereğince evlat edinme kararını on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir; evlat edinme olayı aile kütüklerine tescil edilir ve evlat edinilenin kaydı evlat edinenin aile kütüğüne taşınır (Tüzük m.14/1).
Evlat edinmenin sonuçları: velayet, soyadı, nüfus kaydı ve miras
TMK m.314, evlat edinme kararının doğurduğu sonuçları sıralar. Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer. Bunun ilk sonucu velayettir: küçüğün velayeti öz ana ve babadan çıkar, evlat edinene geçer; bakım, eğitim ve temsil yetkisi artık evlat edinendedir. Evlat edinen eşler daha sonra boşanırsa velayet, öz çocukta olduğu gibi eşlerden birine bırakılır ve diğer eş iştirak nafakasıyla yükümlü olur.
Soyadı, ad ve nüfus kaydı
Evlatlık küçük ise evlat edinenin soyadını alır; evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlatlık, evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir (TMK m.314/3). Tüzük m.20/3, yeni ad verilirken ayırt etme gücüne sahip küçüğün görüşünün alınmasını ister.
Nüfus kaydında ana ve baba adı olarak kimin yazılacağı yakın dönemde değişmiştir. İlgili fıkra Anayasa Mahkemesinin 2023 tarihli kararıyla iptal edilmiş, 7 Kasım 2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenmiştir. Yürürlükteki metne göre ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları; tek başına evlat edinmede ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılır. Evlat edinilen diğer kişiler hakkında ise bu hüküm ancak talepleri hâlinde uygulanır (TMK m.314/4). Ayırt etme gücüne sahip küçük ya da ergin evlatlık, nüfus kaydında öz ana ve baba adının kalmasını isteyebilir.
Evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur; kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir (TMK m.314/5). Kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz (TMK m.314/6). Gizlilik evlatlığın lehine kurulmuştur; evlatlık, ergin olduğunda kendi kökenini öğrenmek için kayıtlara erişebilir.
Miras: çift yönlü değil, tek yönlü mirasçılık
Evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur (TMK m.314/2). Miras hukuku hükmü bunu tamamlar: evlatlık ve altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olur; evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder (TMK m.500/1). Böylece iki ayrı miras hakkı doğar: hem evlat edinenin hem de öz ana ve babasının. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olmaz (TMK m.500/2); evlatlık evlat edinenden önce ölürse evlat edinen onun mirasından pay almaz, miras evlatlığın altsoyuna ve öz ailesine geçer. Evlatlığın evlat edinenin terekesindeki yasal payı ve saklı payı miras payı hesaplayıcısıyla öz çocukla aynı esaslara göre hesaplanabilir.
Bu mirasçılık yalnızca evlat edinene karşıdır; evlat edinenin ana ve babasına, kardeşlerine karşı kan hısımı gibi mirasçı olmaz. "Kan hısımı gibi" ifadesi evlat edinen ile evlatlık arasındaki ilişkiyi tanımlar, evlat edinenin bütün hısımlarına yayılmaz. Evlat edinme, evlatlık ile öz ailesi arasındaki soybağını da ortadan kaldırmaz; hısımlıktan doğan evlenme yasakları ve nafaka yükümlülükleri her iki yönde varlığını sürdürür.
Evlatlık ilişkisinin kaldırılması: iki sebep, bir yıllık süre
Kurulmuş evlatlık ilişkisi kendiliğinden sona ermez; boşanmaya benzer bir "evlatlıktan çıkarma" yolu da yoktur. Kanun yalnızca iki kaldırma sebebi tanır. Birincisi rızanın bulunmamasıdır: yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse hâkimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.317). İkincisi diğer esaslı noksanlıklardır: evlat edinme esasa ilişkin başka bir noksanlıkla sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kaldırma isteyebilir (TMK m.318/1). Yaş farkı koşulunun sağlanmamış olması, otuz yaş eşiğinin dolmamış olması ya da tek başına evlat edinmede eşe ilişkin engelin gerçekte bulunmaması bu kapsamdadır.
Kanun kaldırmayı çocuğun yararıyla frenler. Noksanlıklar bu arada ortadan kalkmış veya yalnızca usule ilişkinse ve ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez (TMK m.318/2). Dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl geçmekle düşer (TMK m.319). Maddede eskiden yer alan "her hâlde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl" şeklindeki mutlak süre Anayasa Mahkemesinin 2012 tarihli iptal kararıyla kaldırılmıştır; bugün tek süre, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık hak düşürücü süredir.
Çocuğa kötü davranılması ya da bakım yükümlülüğünün yerine getirilmemesi bir kaldırma sebebi değildir; bu hâllerde öz çocukta olduğu gibi velayetin kaldırılması ve koruyucu tedbirler gündeme gelir. Evlatlık ilişkisi, kurulmasındaki sakatlık dışında, ana-baba ile çocuk arasındaki soybağı kadar kalıcıdır.
Sık Sorulan Sorular
Evli olmayan kişi evlat edinebilir mi?
Evli olmayan kişi otuz yaşını doldurmuşsa tek başına evlat edinebilir (TMK m.307/1). Kanun bekâr, boşanmış ya da dul olma yönünden ayrım yapmaz ve gelir, meslek ya da cinsiyet koşulu koymaz. Bakanlık sosyal incelemesi ise başvuranın ekonomik gücünü, sağlığını ve destek çevresini her başvuruda değerlendirir; tek başına evlat edinenin sosyal incelemede çocuğa istikrarlı bir ortam sunabileceğini ortaya koyması gerekir.
Evlat edinme süreci ne kadar sürer?
Tüzük'teki süreler alt alta konduğunda tablo şöyle oluşur: belgelerin tamamlanması için iki ay, sosyal incelemenin başlaması için belgelerden itibaren en geç altı ay (yoğun illerde on iki ay), yerleştirmeden sonra en az bir yıl izleme ve izleme sonunda dosyanın bir ay içinde hazırlanması. Yerleştirme için sıralamada bekleme süresi ise ilin başvuru yoğunluğuna ve istenen çocuğun özelliklerine göre değişir ve kanunda bir süreye bağlanmamıştır. Mahkeme aşaması bunlara eklenir.
Eşimin önceki evliliğinden olan çocuğunu evlat edinmek için ne gerekir?
Eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebilir (TMK m.306/3). Çocuğun öz ana ya da babasından hayatta olanın rızası TMK m.309 uyarınca mahkeme tutanağına geçirilir; çocuk ayırt etme gücüne sahipse kendi rızası da aranır. Bu hâlde Bakanlık sıralaması yoktur; başvuru doğrudan aile mahkemesine yapılır ve mahkeme sosyal inceleme raporu ister.
Evlat edinilen çocuk öz anne ve babasına mirasçı olmaya devam eder mi?
Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı evlat edinmeyle sona ermez (TMK m.500/1). Evlatlık hem evlat edinenin hem de öz ana ve babasının yasal mirasçısıdır. Tersi ise geçerli değildir: evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olmaz (TMK m.500/2).
Ana ve baba rızasını geri alabilir mi?
Mahkeme tutanağına geçirilen rıza, tutanak tarihinden başlayarak altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir (TMK m.310/2). Altı hafta geçtikten sonra rıza bağlayıcı hâle gelir. Geri almadan sonra yeniden verilen rıza kesindir ve ikinci kez geri alınamaz (TMK m.310/3).
Otuz yaşından küçük eşler evlat edinebilir mi?
Eşler en az beş yıldan beri evliyse otuz yaşını doldurmamış olsalar da birlikte evlat edinebilir; beş yıllık evlilik ile otuz yaş seçimlik koşullardır (TMK m.306/2). Beş yıldan az süredir evli ve otuz yaşını doldurmamış eşlerin başvurusu, kanuni koşul sağlanmadığından sosyal inceleme yapılmaksızın reddedilir (Tüzük m.8/1).
Evlat edinme kararı sonradan geri alınabilir mi?
Evlatlık ilişkisi yalnızca kurulmasındaki esaslı bir sakatlık nedeniyle, rızası alınması gereken kişilerin, Cumhuriyet savcısının ya da ilgililerin açacağı davayla kaldırılabilir (TMK m.317-318). Dava hakkı sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TMK m.319). Pişmanlık, anlaşmazlık ya da bakım güçlüğü kaldırma sebebi değildir.
Başvurudan mahkeme kararına kadar takvimde neler var
Evlat edinmeyi düşünen kişi ya da eşler için sürecin iskeleti dört tarihle özetlenebilir. Birincisi başvuru tarihidir: kanuni koşulların (otuz yaş, beş ya da iki yıllık evlilik, on sekiz yaş farkı) bu tarihte sağlanmış olması gerekir ve belgeler bu tarihten itibaren iki ay içinde tamamlanır. İkincisi belgelerin teslim tarihidir: sıralama bu tarih ve saate göre yapılır, sosyal inceleme bu tarihten itibaren en geç altı ay içinde başlar. Üçüncüsü geçici bakım sözleşmesinin imza tarihidir: TMK m.305'teki bir yıllık bakım süresi bu tarihten işler ve üç aylık izleme raporları bu tarihe göre düzenlenir. Dördüncüsü il müdürlüğünün mahkemeye yönlendirme bildirimidir: bildirimden itibaren iki ay içinde aile mahkemesine başvurulmazsa çocuk geri alınabilir.
Mahkeme aşamasında dosyada bulunması gerekenler bellidir: ana ve babanın mahkeme tutanağına geçirilmiş rızası ya da rızanın aranmadığına ilişkin karar, ayırt etme gücüne sahip küçüğün rızası, vesayet altındaki küçük için vesayet dairelerinin izni, Bakanlığın sosyal inceleme raporu ve TMK m.316'daki olguları ortaya koyan belgeler. Dosyalarda sık gördüğümüz eksiklik, öz ana ya da babanın rızasının il müdürlüğüne verilen bir dilekçeyle yetinilerek mahkeme tutanağına hiç geçirilmemiş olmasıdır; bu eksiklik karar aşamasında fark edildiğinde süreç, rızanın usulüne uygun alınması için uzar. Rızanın en baştan kanunun öngördüğü şekilde alınması, bir yıllık izleme dönemini mahkeme aşamasında tekrar beklemeyi önler.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

6284 Tedbir Kararı Gerekçesiz Uzatılabilir mi? Kalıp İtiraz Reddine İhlal Kararı
Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru, 29.01.2026

Boşanma Davasında Ses Kaydı ve Ekran Görüntüsü Delil Olur mu?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 18.09.2025

Nafakaya Yıllık Artış Oranı İstendi, Mahkeme Karar Vermedi: Yargıtay Ne Diyor?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 24.03.2026




