Ayrılıktan sonra her gün aynı saatte gelen çağrılar, engellenen numaranın yerine başka numaradan düşen mesajlar, iş çıkışında karşı kaldırımda bekleyen aynı araç. Bu dosyaların çoğunda açık bir tehdit cümlesi yoktur ve mağdurun ilk sorusu da buradan doğar: “Beni tehdit etmedi, yine de şikâyetçi olabilir miyim?” Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 123/A maddesi bu boşluğu kapatmak için 2022'de eklendi; suç, tehdit sözünü değil, ısrarlı takibin ya da temas çabasının kişi üzerinde yarattığı etkiyi cezalandırır. Soruşturmanın şikâyete bağlı olması, uzlaştırmanın kapalı bulunması ve koruma tedbirlerinin aile mahkemesinden ayrıca istenebilmesi ise dosyanın ilk haftalarını belirler.
Israrlı takip suçu, tehdit aranmadan ısrarlı temas ve yarattığı etkiyle oluşur
Madde, 12 Mayıs 2022 tarihli 7406 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle TCK'ya eklendi ve 27 Mayıs 2022'de yürürlüğe girdi. Birinci fıkra suçu şöyle tanımlar: “Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.” Metinde tehdit, hakaret ya da fiziksel saldırı şartı bulunmaz. Fail hiçbir kötülük bildirmemiş olsa da suçun unsurları oluşabilir.
| Unsur | Kanun lafzı | Dosyada görünümü |
|---|---|---|
| Israr | “Israrlı bir şekilde” | Tekrarlanan arama, mesaj, bekleme ya da izleme |
| Fiziken takip | “fiziken takip etmek” | Ev, okul ya da iş yeri çevresinde bekleme, güzergâhta izleme |
| Temas çabası | “temas kurmaya çalışmak” | Telefon, sosyal medya, e-posta ya da aracı kişiler üzerinden ulaşma girişimi |
| Sonuç | “ciddi bir huzursuzluk” ya da güvenlik endişesi | Güzergâh ve numara değişikliği, yakınlara anlatım, kolluğa başvuru |
Suç tarihi eski dosyalarda ayrıca belirleyicidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, olayları Aralık 2021 ve Ocak 2022 tarihli bir dosyada verilen ısrarlı takip mahkûmiyetini kanun yararına bozmuştur (E. 2023/5834, K. 2025/3410, 7 Nisan 2025). Daire, suç tarihinde bu suç tipinin mevzuatta bulunmadığını ve eylemlerin TCK m. 123/1 kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ceza kanununun zaman bakımından uygulanmasını düzenleyen TCK m. 7/1 uyarınca 27 Mayıs 2022 öncesindeki davranışlar için m. 123/A uygulanamaz; bu tarih öncesini de kapsayan bir dosyada olayların tarih tarih ayrılması gerekir.
Israrın sayısal ölçüsü yoktur; mahkeme tekrarı ve bağlamı değerlendirir
Kaç arama ya da kaç karşılaşma sorusunun kanunda cevabı bulunmaz
Kanun koyucu “ısrarlı” sözcüğü için sayı, süre ya da sıklık eşiği belirlememiştir. Değerlendirme, davranışın tekrarına, zaman içindeki dağılımına ve karşı tarafın görüşmek istemediğini bildirmesinden sonra devam edip etmediğine göre yapılır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin incelediği bir dosyada ilk derece mahkemesi, fiilen ayrı yaşadığı eşine mesaj çeken ve onu 20 kez arayan sanığı ısrarlı takipten mahkûm etmiştir (E. 2024/1352, K. 2026/566, 19 Ocak 2026). Daire'nin onadığı bir başka hükümde ise ayrılmak isteyen kişiye 4-27 Haziran 2022 arasında gönderilen mesajlar ve ses kayıtları esas alınmıştır (E. 2024/393, K. 2026/565, 19 Ocak 2026).
Tek bir olaya dayanan dosyalarda tablo değişebilir. Bir akşam yolda gördüğü kişiyi yaklaşık 300 metre izleyip sorular soran sanık hakkında ilk derece mahkemesi ısrarlı takipten mahkûmiyet, bölge adliye mahkemesi (BAM) beraat kararı vermiştir. Daire, eylemin TCK m. 123/1'deki huzur ve sükûnu bozma suçu yönünden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle beraati bozmuş, sonraki aşamada da bu suç için uzlaştırma yapılmamasını bozma sebebi saymıştır (E. 2025/8800, K. 2026/2730, 23 Mart 2026). Karar tek karşılaşmanın her dosyada m. 123/A dışında kalacağını söylemez; olgunun süresi ve tekrarının nitelendirmeyi nasıl etkilediğini gösterir.
Temasın kurulması değil, kurulmaya çalışılması aranır
Madde “temas kurmaya çalışmak” ibaresini kullandığından, çağrının açılması ya da mesajın okunması şart değildir. Engellenen numaranın ardından başka hattan aramak, yeni bir sosyal medya hesabıyla yazmak ya da e-posta göndermek “haberleşme ve iletişim araçları” ile “bilişim sistemleri” kapsamında değerlendirilir. Mağdurun arkadaşı, akrabası ya da iş arkadaşı aracılığıyla mesaj iletmek de “üçüncü kişileri kullanarak” temas kurmaya çalışma biçimidir. Aracı kişinin ifadesi bu tür dosyalarda ayrı bir delil değeri taşır.
Her rahatsızlık değil, ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi aranır
Her rahatsızlık bu sonucu karşılamaz; kanun huzursuzluğun “ciddi” olmasını arar. Alternatif sonuç, kişinin kendisinin ya da yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasıdır. Kanun fiziksel bir zarar ya da somut bir saldırı beklemediği için mağdurun davranışlarındaki değişiklik önem kazanır: güzergâhını değiştirmesi, numarasını değiştirmesi, yalnız çıkmaması, durumu çevresine ya da kolluğa bildirmesi bu sonucu gösteren olgulardır.
Hakkın kullanılması sınırı ve ortak çocuk ya da borç gerekçesi
TCK m. 26/1 uyarınca hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Ortak çocuğa ilişkin zorunlu bir bildirim, alacak ihtarı ya da iş ilişkisinden doğan bir yazışma tek başına ısrarlı takip sayılmaz; değerlendirme temasın sıklığı, saati, içeriği ve gerçek ihtiyaçla orantısı üzerinden yapılır. Uygulamada sık karşılaştığımız savunma, ortak çocuk ya da borç gibi gerçek bir konunun temasın gerekçesi olarak gösterilmesidir; mesajların içeriği ve saatleri bu savunmanın sınırını ortaya koyar. Kişisel ilişki düzeni mahkeme kararıyla kurulmuşsa temasın o düzen içinde kalıp kalmadığı da incelenir.
Temel ceza altı aydan iki yıla, nitelikli hâllerde bir yıldan üç yıla kadar hapistir
| Hâl | Dayanak | Hapis cezası |
|---|---|---|
| Temel hâl | TCK m. 123/A/1 | 6 ay - 2 yıl |
| Çocuğa karşı işlenmesi | m. 123/A/2-a | 1 yıl - 3 yıl |
| Ayrılık kararı verilen ya da boşandığı eşe karşı işlenmesi | m. 123/A/2-a | 1 yıl - 3 yıl |
| Mağdurun okulunu, iş yerini, konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması | m. 123/A/2-b | 1 yıl - 3 yıl |
| Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen failce işlenmesi | m. 123/A/2-c | 1 yıl - 3 yıl |
Çocuk kavramı TCK m. 6/1-b uyarınca henüz on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder. Eşler bakımından (a) bendi yalnız ayrılık kararı verilen ya da boşanmış eşi saydığından, kararı olmadan fiilen ayrı yaşayan eşe karşı işlenen fiil bu bende lafzen girmez. Tedbir kararı varsa yol (c) bendine açılır: 12. Ceza Dairesi, aile mahkemesince uzaklaştırma tedbiri verilmiş sanığın temel hâlden cezalandırılmasını eksik ceza sayarak hükmü bozmuştur (E. 2024/1352, K. 2026/566).
Bentte adı geçen tedbirler uzaklaştırma ile konuta, okula veya iş yerine yaklaşmamadır. İletişim araçlarıyla rahatsız etmeme tedbiri (6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m. 5/1-f) bentte ayrıca sayılmamıştır; aile mahkemesi kararının hangi tedbirleri içerdiği bu nedenle ceza dosyasına aynen yansıtılmalıdır. 7406 sayılı Kanun, tehdit suçunda kadına karşı işlenme hâli için dokuz aylık alt sınır getirmiş (TCK m. 106/1), m. 123/A'ya ise benzer bir cümle koymamıştır.
Seçenek yaptırım, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullara bağlıdır
Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır (TCK m. 49/2) ve m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebilir. İki yıl veya daha az süreli hapis cezası, kanuni koşullarla ertelenebilir; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını bitirmiş kişiler için bu sınır üç yıldır (TCK m. 51/1). Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 231/5-6 ise 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la yenilenen biçimiyle iki yıl veya daha az süreli hapis cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak tanır; önceki kasıtlı suç mahkûmiyetinin bulunmaması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın giderilmesi aranır. TCK m. 50/3'teki zorunlu çevirme hâlleri dışında bu kurumlar mahkemenin takdirindedir: BAM'ın adli sicil kaydı nedeniyle adli para cezasına çevirmeyi kaldırdığı hüküm, 12. Ceza Dairesi tarafından onanmıştır (E. 2024/393, K. 2026/565).
Bir dosyada birden çok bent gerçekleşebilir
Boşandığı eşini aylarca izleyen ve bu nedenle eski eşin taşınmasına yol açan bir kişi hakkında (a) ve (b) bentleri aynı anda gündeme gelir; arada uzaklaştırma kararı alınmışsa (c) bendi de eklenir. Fıkra her bent için aynı ceza aralığını öngördüğünden üst sınır üç yılda kalır. Bentlerin sayısı ise temel cezanın belirlenmesinde tartışılabilecek olgulardandır ve iddianamede her birinin ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
Tutuklama yasağı temel hâlle sınırlıdır, temyiz yolu ise çoğu dosyada kapalıdır
Temel hâlde tutuklanamayan kişi hakkında adli kontrol uygulanabilir
CMK m. 100/4, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemeyeceğini düzenler. Israrlı takibin temel hâli bu sınırın içinde, üst sınırı üç yıl olan nitelikli hâlleri dışındadır. Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m. 109/2); belirlenen yer veya bölgelere gitmemek yükümlülüğü (m. 109/3-l) bu tür dosyalarda koruyucu bir işlev görür. Aile mahkemesinin tedbir kararı bundan ayrı bir karardır.
Temel hâlde temyiz, üst sınır nedeniyle dar kalır
Temel hâlin üst sınırı iki yıl olduğundan CMK m. 286/2-d uygulama alanı bulur. 12. Ceza Dairesi, m. 123/A/1'den kurulan hükmü kaldırarak beraat veren BAM kararına karşı temyiz isteminin reddini bu bent uyarınca onamıştır (E. 2025/328, K. 2026/4563, 4 Mayıs 2026). İki yıl hapis cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı da CMK m. 286/2-a nedeniyle temyize kapalı görülmüştür (E. 2024/2652, K. 2025/3409, 7 Nisan 2025). Dosyanın ağırlık merkezi bu sebeple ilk derece yargılaması ile istinaf aşamasıdır. Temyize açılan dosyalarda ise inceleme 12. Ceza Dairesi'ndedir; Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret ve ısrarlı takip suçlarının birlikte bulunduğu bir dosyada daha ağır cezayı gerektiren suçun ısrarlı takip olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş ve dosyayı bu Daire'ye göndermiştir (E. 2025/7377, K. 2025/16183, 15 Ekim 2025).
Tehdit ve şantaj yanında ayrıca değerlendirilir, huzur bozma ise alternatif nitelendirmedir
Israrlı davranış çoğu zaman başka bir suçla birlikte görülür. Nitelendirme, şikâyet şartını ve uzlaştırma olanağını değiştirdiğinden sonuçları yalnız ceza miktarıyla sınırlı değildir.
| Suç | Belirleyici olgu | Ceza | Şikâyet | Uzlaştırma |
|---|---|---|---|---|
| Israrlı takip (m. 123/A) | Israrlı takip ya da temas çabası ve sonuç | 6 ay - 2 yıl; nitelikli 1 - 3 yıl | Aranır | Kapalı (CMK m. 253/3) |
| Huzur ve sükûnu bozma (m. 123/1) | Sırf huzur bozma maksadıyla ısrarla telefon, gürültü ya da benzeri davranış | 3 ay - 1 yıl | Aranır | Açık (CMK m. 253/1-a) |
| Tehdit (m. 106/1, birinci cümle) | Hayata, vücut ya da cinsel dokunulmazlığa saldırı bildirimi | 6 ay - 2 yıl; kadına karşı alt sınır 9 ay | Aranmaz | Açık (CMK m. 253/1-b-3) |
| Şantaj (m. 107) | Yükümlü olmadığı şeye zorlama ya da şeref ve saygınlığa zarar verecek hususları açıklama tehdidi | 1 - 3 yıl ve 5.000 güne kadar adli para cezası | Aranmaz | CMK m. 253/1'de sayılmaz |
| Cinsel taciz (m. 105/1) | Cinsel amaçlı taciz | 3 ay - 2 yıl ya da adli para cezası; çocuğa karşı 6 ay - 3 yıl | Aranır | Kapalı (CMK m. 253/3) |
TCK m. 123/1 “sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla” yapılan ısrarlı davranışı cezalandırır ve daha hafif bir yaptırıma bağlıdır. Yukarıda anılan 300 metrelik takip dosyasında nitelendirmenin bu maddeye dönmesi, uzlaştırma aşamasını da gündeme getirmiştir. Şikâyetçi ve sanık yönünden aynı olgunun iki farklı usul yolu açması, iddianamedeki nitelendirmenin baştan tartışılmasını gerektirir.
Mesajların içinde saldırı bildirimi varsa tehdit suçu ayrıca gündeme gelir. 12. Ceza Dairesi'nin onadığı dosyada sanık hem tehditten hem de m. 123/A/2-c'den cezalandırılmış, BAM tehdit bakımından TCK m. 43/1'i uygularken ısrarlı takip bakımından zincirleme suç artırımı yapmamıştır (E. 2024/393, K. 2026/565). Sanığın, birlikteliğin bitmemesi için söz konusu mesajları yazmış olabileceği yönündeki temyiz sebepleri de sonuca etki etmemiştir.
Israrlı temasın amacı para ya da bir davranışı elde etmekse, özellikle özel fotoğraf veya mesajların açıklanacağı söyleniyorsa, şantaj suçu yönünden ayrı inceleme gerekir. Mesajlar cinsel amaç taşıyorsa cinsel taciz hükümleri devreye girer; fiil bu kez TCK m. 105 kapsamında değerlendirilir.
Şikâyet altı ay içinde yapılmalıdır; uzlaştırma yolu kapalıdır
Şikâyet süresi fiili ve faili öğrenmekle başlar
TCK m. 123/A/3, maddede düzenlenen suçun soruşturulmasını ve kovuşturulmasını şikâyete bağlar; bu hüküm nitelikli hâlleri de kapsar. TCK m. 73/1 uyarınca yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği ya da öğrendiği günden başlar (m. 73/2). Dava zamanaşımı TCK m. 66/1-e uyarınca sekiz yıldır.
Davranışlar aylara yayıldığında altı ayın hangi olaydan sayılacağı tartışma konusu olabilir. Süre itirazına yer bırakmamak için en eski davranışların öğrenildiği tarih ihtiyaten esas alınmalı ve şikâyet geciktirilmemelidir. Numarası ya da hesabı gizli bir failde başlangıç, kimliğin öğrenildiği tarih olarak ileri sürülebilir; bu tarihin nasıl öğrenildiği de dilekçede açıklanmalıdır.
Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür, kanun yolu hakkını da etkiler
TCK m. 73/4 uyarınca kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz. 12. Ceza Dairesi, soruşturma sırasında şikâyetinden vazgeçen mağdurun kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığını, hatalı olarak verilen katılma kararının da bu yetkiyi doğurmayacağını belirtmiştir (E. 2025/1439, K. 2026/1678, 23 Şubat 2026). Vazgeçme iradesi baskı altında alınmışsa bu durum ayrıca belgelenmelidir.
Uzlaştırma kapalıdır ve bu sınır tehdide de yansır
CMK m. 253/3, “ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez” hükmünü taşır. Aynı fıkra, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Yargıtay 6. Ceza Dairesi bu sınırın sonucunu bir kanun yararına bozma kararında göstermiştir: ısrarlı takipten düşme kararı verilince tehdit suçu için uzlaştırma engeli kalkmış, uzlaştırma yapılmadan kurulan tehdit hükmü bozulmuştur (E. 2025/7343, K. 2026/3556, 27 Nisan 2026). Şikâyetten vazgeçmenin diğer suçlardaki usulü de değiştirebileceği bu nedenle hesaba katılmalıdır.
Kamu davası ertelenebilir, temel hâl basit yargılamayla da görülebilir
CMK m. 171/2, uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışındaki, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine olanak tanır. Fıkra ısrarlı takip için dışlayıcı bir hüküm taşımaz; şüphelinin kasıtlı suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış bulunması ve zararın giderilmesi gibi m. 171/3 koşulları ise aranır. Suçtan zarar gören bu karara CMK m. 173 uyarınca itiraz edebilir.
Temel hâl, üst sınırı iki yıl olduğundan basit yargılama usulüne de elverişlidir (CMK m. 251/1). Bu usulde iddianame şikâyetçiye tebliğ edilerek iki hafta içinde yazılı beyan istenir; duruşma yapılmadan hüküm verilebilir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, ısrarlı takip ve hakaret dosyasında katılma talebini açıkça bildirmeyen şikâyetçiye gerekçeli kararın tebliğinin gerekmediği sonucuna varmış, itirazın süresinde sayılmaması yönündeki kararı kanun yararına bozmamıştır (E. 2025/6888, K. 2026/627, 20 Ocak 2026, oy çokluğuyla). Şikâyetçinin bu tebligata verdiği cevapta katılma talebini açıkça yazması gerekir.
6284 sayılı Kanun'daki tedbirler ceza dosyasını beklemeden istenebilir
6284 sayılı Kanun, m. 1'de korunanlar arasında “tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri” açıkça sayar. Kapsam, eş ya da aile bağıyla sınırlı değildir. Tedbir talebi için şikâyetin yapılmış olması da aranmaz; talep en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülkî amirden ya da kolluk biriminden istenebilir (m. 8/1). Kararı veren hâkim aile mahkemesi hâkimidir (m. 2/1-c). Ayrıntılı usul uzaklaştırma kararı sayfasında ele alınmaktadır.
Israrlı takip dosyalarında en sık başvurulan önleyici tedbirler korunan kişilere, bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmama (m. 5/1-c), yakınlara ve tanıklara yaklaşmama (m. 5/1-d) ile iletişim araçlarıyla ya da başka surette rahatsız etmemedir (m. 5/1-f). Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde (a), (b), (c) ve (d) bentlerindeki tedbirleri kolluk amiri de alabilir; hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbir kendiliğinden kalkar (m. 5/2). Tedbir ilk defasında en çok altı ay için verilir ve şiddet tehlikesinin süreceği anlaşılırsa süresi uzatılabilir (m. 8/2).
Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil ya da belge aranmaz; önleyici tedbir ise geciktirilmeksizin verilir (m. 8/3). Bu fıkranın “delil aranmaz” cümlesi lafzen koruyucu tedbirlere ilişkin olduğundan, önleyici tedbir talebinde de elde bulunan mesaj ve kayıtların sunulması talebi güçlendirir. Karara karşı tefhim ya da tebliğden itibaren iki hafta içinde aile mahkemesine itiraz edilebilir; itiraz üzerine verilen karar kesindir (m. 9).
Tedbire aykırılık hâlinde fiil suç oluştursa bile hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanır; her tekrarda süre on beş günden otuz güne kadardır ve toplamı altı ayı geçemez (m. 13). Uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbirine rağmen süren takip, ayrıca TCK m. 123/A/2-c anlamında nitelikli hâl oluşturur. Tedbir başvurusu ceza soruşturması başlatma talebi içermediğinden, şikâyet iradesinin savcılığa ya da kolluğa ayrıca bildirilmesi gerekir.
Delil dosyasını tarih sırası ve davranış örüntüsü güçlendirir
Israr unsuru tek bir ekran görüntüsüyle değil, davranışların zaman çizelgesiyle gösterilir. Dosyalarda gördüğümüz kadarıyla en zayıf halka, ekran görüntülerinin tarih ve numara görünmeden alınmış olmasıdır. Aşağıdaki kayıtların tek bir kronolojide toplanması, savcılığın ve mahkemenin ısrar ile sonucu birlikte değerlendirmesini kolaylaştırır:
- Mesaj, e-posta ve sosyal medya yazışmaları; gönderen numara ya da hesap adresi ve tarih görünecek biçimde, cihazın kendisi de korunarak.
- Arama geçmişi ve operatör faturaları; cevapsız çağrılar dâhil, yeni numaralardan gelen aramalarla birlikte.
- Engelleme kaydı ve engellemeden sonra açılan yeni hesaplar; görüşmek istemediğine ilişkin yazılı bildirim varsa o metin.
- Bina, iş yeri ya da okul güvenlik kamerası görüntüleri; bu kayıtlar belirli bir süre sonra silindiğinden, olaydan kısa süre sonra talep edilmelidir.
- Komşu, iş arkadaşı, okul görevlisi ve aracı olarak kullanılan kişilerin tanıklığı.
- Taşınma, iş ya da okul değişikliği belgeleri; m. 123/A/2-b kapsamındaki sonuç bunlarla kanıtlanır.
- Aile mahkemesi tedbir kararı ve tebliğ evrakı; kararın içerdiği tedbirler ve tarihi nitelikli hâl tartışmasında esas alınır.
Mağdurun kendisine gelen mesajları ve aramaları sunması ile başkasının konuşmasını kayda alması aynı hukuki değerlendirmeye tabi değildir. TCK m. 133/2, katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kayda almayı suç sayar; CMK m. 206/2-a ise kanuna aykırı elde edilen delilin reddedileceğini düzenler. Ses kaydı alınmadan önce bu sınırın değerlendirilmesi gerekir. Failin kendi gönderdiği ses mesajı ise bu ayrımın dışında kalır ve 12. Ceza Dairesi'nin onadığı dosyada delil olarak yer almıştır (E. 2024/393, K. 2026/565).
CMK m. 135/8, iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesini sayılı suçlarla sınırlar; TCK m. 123/A bu listede yer almaz. Hattın ya da hesabın sahibi belli değilse, kimliğin belirlenmesine ilişkin araştırmanın şikâyet dilekçesinde savcılıktan istenmesi gerekir ve bu araştırmanın hangi kayıtlarla yürütüleceği dosyaya göre değişir.
Sanık yönünden tartışma ısrar, sonuç ve nitelikli hâlin dayanağında yoğunlaşır
Şikâyet edilen kişi için ilk inceleme alanı, davranışların sayısı ve yayıldığı süredir; olgunun tek seferlik kalması m. 123/1 ya da beraat tartışmasını açabilir. Karşılıklı ve süregelen bir yazışma, temasın yapısını ve iddia edilen huzursuzluk sonucunu tartışmaya açar. Hat ya da hesabın sanığa ait olduğunun gösterilmesi, kimliğin kanıtlanması bakımından ayrıca incelenir.
Nitelikli hâllerde kararın dayanağı somut biçimde aranır. Uzaklaştırma ya da yaklaşmama tedbirinin olay tarihinde yürürlükte olup olmadığı ve kapsamı aile mahkemesi kararından okunmalıdır; 6284 sayılı Kanun m. 10/5, tefhim ya da tebliğ edilmemenin kararın uygulanmasına engel olmadığını düzenlese de failin tedbirden haberdar olup olmadığı ceza dosyasında ayrı bir olgu sorusudur. Mağdurun taşınması ya da iş değiştirmesi bakımından, bu sonucun takipten kaynaklandığının gösterilmesi gerekir. Suç tarihi, şikâyet süresi ve 27 Mayıs 2022 öncesi eylemler de savunmanın baştan denetleyeceği usul noktalarıdır.
Sık Sorulan Sorular
Bir kez takip etmek ısrarlı takip suçu oluşturur mu?
Kanun “ısrarlı bir şekilde” ibaresini arar; tek ve kısa süreli bir davranışta bu unsur tartışmalı hâle gelir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bir akşam yaklaşık 300 metrelik takibin yer aldığı dosyada TCK m. 123/1 yönünden değerlendirme yapılmasını istemiştir (E. 2025/8800, K. 2026/2730). Sonuç, olayın süresi ve söz ile davranışın yoğunluğu gibi somut olgulara bağlıdır.
Engellenen kişinin başka numaradan yazması suç sayılır mı?
Engelin aşılması tek başına ayrı bir suç tipi değildir; ancak temas çabasının sürdüğünü ve karşı tarafın iradesinin bilindiğini gösteren güçlü bir olgudur. Madde iletişim araçları ve bilişim sistemleri üzerinden temas kurmaya çalışmayı kapsadığından, yeni hat ya da hesap kullanımı ısrar değerlendirmesine girer. Engelleme kayıtlarının tarihli olarak saklanması bu yönüyle yararlıdır.
Sosyal medya profilini izlemek ısrarlı takip sayılır mı?
Madde iletişim yoluyla “temas kurmaya çalışmak” ibaresini kullandığından, karşı tarafın haberi olmayan salt görüntüleme lafzen tartışmalıdır. Takip isteği, etiketleme, yorum ya da sahte hesapla yazma gibi karşı tarafa ulaşan davranışlar ise temas çabası olarak değerlendirilmeye daha elverişlidir. Bu davranışların fiziken izleme gibi başka olgularla birleşip birleşmediği değerlendirmeyi değiştirir.
Evli olduğu kişiyi takip eden eşe m. 123/A uygulanır mı?
Evlilik birliğinin sürmesi maddenin uygulanmasına engel değildir; 12. Ceza Dairesi fiilen ayrı yaşanan eşe yönelik dosyayı bu madde kapsamında incelemiştir (E. 2024/1352, K. 2026/566). Ayrılık kararı ya da boşanma yoksa (a) bendi lafzen gündeme gelmez, uzaklaştırma kararı bulunuyorsa (c) bendi uygulanır. Şiddet boyutu varsa 6284 sayılı Kanun'daki tedbirler ayrıca değerlendirilir.
Çocuk mağdurun kanun yolu hakkı kime aittir?
Bu suç çocuğa karşı işlendiğinde ceza m. 123/A/2-a'dan belirlenir; kanun yolu hakkı ise çocuğun yaşı ve ehliyeti gözetilerek incelenir. 12. Ceza Dairesi, on beş yaşından büyük ve medeni hakları kullanmaya ehil katılanın temyiz hak ve yetkisinin kendisine ait olduğunu belirterek gerekçeli kararın ona tebliğini istemiştir (E. 2026/3943, K. 2026/5187, 18 Mayıs 2026). Vekil başvurusu bulunsa bile tebligatın bu yönden denetlenmesi gerekir.
Şikâyetten vazgeçilirse aynı dosyadaki tehdit davası da düşer mi?
Vazgeçme yalnız şikâyete bağlı suç için sonuç doğurur; hayata yönelik saldırı tehdidi şikâyete bağlı olmadığından yargılama sürebilir. Israrlı takipten düşme kararı verilmesi ise tehdit için uzlaştırma engelini ortadan kaldırabilir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/7343, K. 2026/3556). Vazgeçme kararı bu iki etki birlikte görülerek verilmelidir.
Koruma kararı almadan doğrudan şikâyet edilebilir mi?
Şikâyet için tedbir kararı şart değildir; iki yol birbirinden bağımsız yürür. Ceza soruşturması failin cezalandırılmasına, 6284 sayılı Kanun tedbirleri ise yakın korumaya yöneliktir. Tehlike sürüyorsa ikisinin birlikte kullanılması, ihlal hâlinde hem zorlama hapsini hem de m. 123/A/2-c tartışmasını açar.
Israrlı takipten şikâyetçi olacak kişinin izleyeceği sıra
Mağdur bakımından dosyanın ilk haftalarında yapılacak işler, süre ve delil kaybını önlemeye yöneliktir. Aşağıdaki sıra her dosyada aynı ağırlıkta olmasa da birçok başvuruda ortak iskeleti oluşturur:
- İlk davranıştan bugüne tarih, saat, yöntem ve tanık bilgisini içeren kronoloji hazırlanır; en eski olayın tarihi not edilerek altı aylık şikâyet süresi hesaplanır.
- Mesaj, arama ve hesap kayıtları cihazda silinmeden korunur; kamera görüntüleri silinmeden önce ilgili yerden talep edilir.
- Görüşmek istenmediği daha önce yazılı bildirilmemişse, tek ve sakin bir bildirim yapılması ısrar değerlendirmesine açıklık getirir; güvenlik riski varsa bu adım atlanarak doğrudan yetkili mercilere başvurulur.
- Yaklaşmama ve rahatsız etmeme tedbirleri için aile mahkemesi, kolluk ya da mülkî amir yoluna gidilir; kararın tedbir bentleri ve tebliğ tarihi saklanır.
- Şikâyet dilekçesinde fiillerin tamamı, varsa tehdit ve hakaret de dâhil olmak üzere, tarih sırasıyla anlatılır; gizli hat ya da hesap için kimlik araştırması istenir.
- Basit yargılama tebligatı gelirse iki haftalık süre içinde katılma talebi açıkça yazılır; hüküm kurulduktan sonraki kanun yolu süreleri ayrıca izlenir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Askerliği reddetmeye çağıran bildiri neden halkı askerlikten soğutma değil aşağılama sayıldı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.10.2024

Yüzdeki Yara İzi Ne Zaman Sabit İz Sayılır, Ceza Hangi Fıkradan Kurulur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.06.2018

Aile İçinde Farklı Tarihlerde Yaşanan Şiddet Olayları Eziyet Suçu Sayılır mı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.02.2026




