
Temyiz Etmeden Doğrudan Anayasa Mahkemesine Başvurulabilir mi? (AYM Kabul Edilemezlik Emsali)
Hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunan başvurucu, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin resmi belgede sahtecilik ve iftira suçlarından verdiği mahkûmiyet kararına karşı süresinde temyiz dilekçesi verdiğini, ancak dilekçenin kurum tarafından mahkemeye ulaştırılmaması yüzünden hükmün kesinleşip infaza geçildiğini ileri sürdü. Eski hâle getirme ve temyiz talebi, dilekçenin yasal süre içinde kuruma verilmediği gerekçesiyle 22/11/2012 tarihli ek kararla reddedildi; ret kararı temyiz yolu açık olarak verilmişti. Başvurucu bu ek kararı temyiz etmeden, sekiz gün içinde doğrudan Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu ve adli yardım istedi. İkinci Bölüm 17/9/2013 tarihinde oybirliğiyle iki ayrı sonuca vardı: geliri, taşıtı ve taşınmazı bulunmayan başvurucunun adli yardım talebi kabul edildi ve harçtan muaf tutuldu; başvurunun kendisi ise başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemez bulundu. Karar başvurucu aleyhinedir: ihlal iddiasının esası hiç incelenmedi. Mahkemeye göre ek karara karşı temyiz yolu, iddia edilen ihlalin giderilmesi bakımından etkili ve öncelikli bir yoldur; temyizin hükmün infazını durdurmaması bu yolu tüketme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Karar ayrıca adli yardım incelemesinin kabul edilebilirlik incelemesinden önce ve ondan bağımsız yapılacağını, adli yardım için aranan dayanaksız olmama ölçütünün bireysel başvurudaki açıkça dayanaktan yoksunluk ölçütünden farklı olduğunu ilkesel olarak ortaya koydu.









