Bordrosunda "icra kesintisi" satırını ilk kez gören bir memur, emekli aylığının bir kısmının bankaya yatmadığını fark eden bir emekli ve kapıya gelen icra memurunun çamaşır makinesine bakmasından kaygılanan bir kiracı aynı soruyu sorar: icra dairesi neye dokunabilir, neye dokunamaz? Soru basit görünse de cevabı üç ayrı kanunun kesişiminde durur. İcra ve İflas Kanunu (İİK) maaşın kısmen haczini ve bazı malların hiç haczedilemeyeceğini düzenler; 4857 sayılı İş Kanunu işçinin ücretine ayrıca bir tavan koyar; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ise emekli aylığını neredeyse tamamen haciz dışında tutar.
Üç düzenleme birbirine benzer cümlelerle yazılmış olsa da aynı şeyi söylemez. "Maaşın dörtte biri haczedilir" cümlesi, bir memur için alt sınırı, bir işçi için üst sınırı, bir emekli için ise çoğu zaman hiç uygulanmayan bir oranı anlatır. Borçlu da alacaklı da hangi rejimin kendi dosyasına uygulandığını bilmeden haciz işlemine karşı doğru başvuruyu yapamaz.
Maaş haczinde dörtte bir oranı memur için taban, işçi için tavandır
İİK m.83/1, maaşları, her nevi ücretleri, emekli maaşlarını ve sigorta ya da emekli sandıklarınca bağlanan gelirleri "kısmen haczi caiz olan şeyler" arasında sayar. Kanuna göre bu gelirler, "borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra" haczolunabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise sınırı koyar: "Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz."
Söz konusu sınır bir tavan değil, bir tabandır. İcra memuru borçlunun geçimi için gerekli payı ayırırken maaşın dörtte üçünden fazlasını borçluya bırakamaz; haczedilecek kısım en az dörtte birdir. Uygulamada icra müdürlükleri maaş haczi müzekkeresini çoğunlukla dörtte bir oranıyla yazar; alacaklının daha yüksek bir oran istemesi ve icra memurunun borçlunun geçim durumunu gözeterek karar vermesi kanunen mümkündür. Bu takdir de bir icra işlemi olduğu için İİK m.16 uyarınca icra mahkemesinde şikâyet konusu yapılabilir.
İşçi söz konusu olduğunda tablo değişir. İş Kanunu m.35 "Ücretin saklı kısmı" başlığını taşır ve şöyle der: "İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz." Aynı madde, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkimin takdir edeceği miktarın bu paraya dâhil olmadığını ve nafaka alacaklılarının haklarının saklı olduğunu ekler. İş Kanunu kapsamındaki bir işçinin ücretinde dörtte bir, aşılamayan bir üst sınırdır.
Somut bir örnekle fark şöyle görünür: net aylık ücreti 40.000 TL olan bir işçi için adi bir alacaktan yapılacak kesinti 10.000 TL'yi aşamaz. Aynı tutarda aylık alan bir memurda ise 10.000 TL kesintinin asgari tutarıdır; icra memuru borçlunun geçim durumunu değerlendirerek daha yüksek bir miktarı haczedebilir. Çoğu dosyada iki tutar pratikte örtüşür, ancak alacaklının oran artırma talebi ya da borçlunun oranın fazla olduğu yönündeki şikâyeti gündeme geldiğinde hangi kanunun uygulandığı belirleyici hâle gelir.
İcra memurunun geçim takdiri dosyanın olgularına göre yapılır
Kanundaki "lüzumlu olarak takdir edilen miktar" ifadesi, icra memuruna her dosyada borçlunun somut durumunu inceleme görevi yükler. Borçlunun bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı, kira ödeyip ödemediği, sağlık giderleri ve maaşın büyüklüğü bu takdirin unsurlarıdır. Yüksek maaşlı ve bakmakla yükümlü olduğu kimse bulunmayan bir borçlu için alacaklı dörtte birden yüksek bir oran talep edebilir; kalabalık bir aileyi tek maaşla geçindiren borçlu ise oranın asgari düzeyde tutulmasını isteyebilir. Her iki talepte de ileri sürülen olguların belgeyle gösterilmesi gerekir; nüfus kayıt örneği, kira sözleşmesi ve maaş bordrosu bu değerlendirmede en sık başvurulan belgelerdir.
Ücretin hangi kalemleri dörtte bir hesabına girer
Haczin dayanağı aylık ücrettir; ikramiye, prim ve benzeri ek ödemeler de ücretin eklentisi olarak değerlendirilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/794, K. 2012/2411, 7 Şubat 2012 tarihli kararında İş Kanunu m.35'teki dörtte bir sınırını hatırlattıktan sonra ikramiyenin de ücretten sayıldığını ve en fazla dörtte birinin haczinin mümkün olduğunu belirtmiştir. Haciz müzekkeresinin "maaş ve her türlü ödemenin dörtte biri" biçiminde yazılması yaygındır; işveren de kesintiyi her ay bordroya yansıyan toplam üzerinden hesaplar.
Birden fazla maaş haczi sıraya girer; ikinci alacaklı ilkinin bitmesini bekler
Birden fazla alacaklı bulunduğunda her biri ayrı ayrı maaş haczi isteyebilir, ancak maaş bu hacizler arasında bölünmez. Kanunun cevabı m.83/2'nin son iki cümlesindedir: "Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez." Sıra, haciz müzekkeresinin işverene tebliğ edildiği tarihe göre belirlenir; ilk haciz tamamen tahsil edilene kadar ikinci alacaklıya kesinti gönderilmez.
Kuralın borçlu açısından sonucu önemlidir. Üç ayrı icra dosyası bulunan bir borçlunun maaşından her ay üç ayrı dörtte bir kesilmez; tek bir kesinti yapılır ve bu kesinti sıradaki ilk dosyaya aktarılır. Alacaklı açısından ise sırada geride kalmak, tahsilatın yıllarca gecikmesi demektir. Sıradaki alacaklının bu gecikmeyi aşmak için borçlunun başka malvarlığına, örneğin taşınmazına, aracına ya da banka hesabına yönelmesi gerekir.
İşverenin bu süreçteki yükümlülükleri İİK m.355'te düzenlenmiştir. Haciz tebligatını alan işveren ya da kamu kurumunun yetkilisi, haczin uygulandığını ve borçlunun maaş miktarını "nihayet bir hafta içinde" icra dairesine bildirmek ve borç bitinceye kadar kesilen tutarı hemen daireye göndermekle yükümlüdür. İşten ayrılma ya da maaşta değişiklik de derhal bildirilmelidir. Bu yükümlülüğe uymayan işveren, İİK m.356 uyarınca kesmediği ya da göndermediği tutardan ayrıca hüküm alınmasına gerek kalmadan sorumlu tutulur ve borçluya rücu hakkı saklıdır.
Takip başlamadan önce "maaşımın tamamının haczine razıyım" yönünde verilen taahhütler ise hüküm doğurmaz. Kanunun 83/a maddesi, 82 ve 83. maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların muteber olmadığını düzenler. Kredi sözleşmelerine eklenen bu tür maddeler, maaşın kanunla korunan kısmını alacaklıya açmaz.
İşveren değişince maaş haczi yeni işverene yeniden bildirilmelidir
Maaş haczi, müzekkerenin tebliğ edildiği işveren nezdindeki alacağa yöneliktir. Borçlu işten ayrıldığında İİK m.355/2 uyarınca işveren durumu derhal icra dairesine bildirmekle yükümlüdür; haciz ise kendiliğinden yeni işverene geçmez. Alacaklının borçlunun yeni işyerini SGK kayıtlarından tespit ettirerek yeni işverene ayrı bir müzekkere gönderilmesini talep etmesi gerekir. Sıra da bu yeni tebliğ tarihine göre yeniden oluşur; eski işverendeki sırada önde olan alacaklı, yeni işverende geç kalırsa gerideki bir dosyanın arkasına düşebilir.
Nafaka alacağında maaş haczi farklı kurallarla yürür
Nafaka alacağı, maaş haczinin genel kurallarından ayrılan en önemli alacak türüdür. İş Kanunu m.35 dörtte bir tavanını koyduktan hemen sonra "Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır" der; 5510 sayılı Kanun m.93 de emekli aylığına ilişkin haciz yasağının dışında nafaka borçlarını açıkça sayar. Kanun koyucu, borçlunun kendi geçimini korurken bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini de aynı ölçüde korumayı amaçlamıştır.
Nafaka alacaklısının haklarını saklı tutan bu hükümlerden hareketle uygulamada işleyen aylık nafaka ile birikmiş nafaka borcu arasında ayrım yapılmaktadır. Her ay işleyen nafaka için yapılan kesinti dörtte bir oranıyla sınırlanmaz ve diğer hacizlerin sırasını beklemez; aylık nafaka tutarı maaştan öncelikle kesilir. Geçmiş aylardan birikmiş nafaka alacağı ise adi alacak gibi değerlendirilir ve diğer hacizlerle birlikte sıraya girer. Nafaka alacağının icra takibi, maaş haczi ve tazyik hapsi ayrıntıları nafaka borcunun icra yoluyla tahsili rehberinde ayrıca ele alınmıştır.
Uygulamada sık karşılaştığımız durum, nafaka alacaklısının maaşta zaten başka bir haciz bulunduğu için takip başlatmaktan vazgeçmesidir. Oysa işleyen nafaka için yapılan haciz önceki adi hacizleri beklemediğinden, maaşta sıra dolu olsa bile nafaka kesintisi başlatılabilir. Başka borçlardan dolayı maaşta kesinti bulunması, nafaka alacaklısının takip hakkını ortadan kaldırmaz.
Emekli aylığı kural olarak haczedilemez; istisnalar kanunda sayılı iki alacak ve borçlunun muvafakatidir
Emekli aylığı İİK m.83'ün saydığı "tekaüt maaşları" arasında yer alsa da kısmi haciz kuralına tabi değildir; çünkü özel bir kanun onu haciz dışında tutar. İİK m.82/1-1 "mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar"ı haczedilemeyen mallar arasında sayar ve 5510 sayılı Kanun m.93/1 tam da böyle bir özel hükümdür. Madde, sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceğini belirttikten sonra şöyle devam eder: "Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez."
Kanun emekli aylığına iki tür alacak için haciz konulmasına izin verir: aynı Kanunun 88. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacaklar, yani Kurumun prim ve diğer alacakları ile nafaka borçları. Bankanın kredi alacağı, kira alacağı ya da bir senet alacağı için emekli aylığına, borçlunun aşağıda anlatılan geçerli muvafakati bulunmadıkça haciz konulamaz. Ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar da ayrıca İİK m.82/1-9 ile haciz dışında tutulmuştur.
Muvafakatin geçerlilik şartı: takibin kesinleşmesinden sonra verilmesi
5838 sayılı Kanunla 2009 yılında maddeye eklenen cümle, bu yasağın tek kapısını açar: "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." Buna göre borçlu açıkça razı olursa emekli aylığına adi bir alacak için de haciz konulabilir. Tartışma, bu rızanın ne zaman ve nasıl verilmesi gerektiği üzerinde yoğunlaşır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/4990, K. 2024/1857, 27 Şubat 2024 tarihli kararında bu düzenlemenin İİK m.83/a karşısında özel hüküm olduğunu ve öncelikle uygulanacağını belirtmiş, muvafakatin geçerliliğini takibin kesinleşmiş olmasına bağlamıştır. Kararın somut olayında borçlu, ödeme emrini icra dairesinde elden tebliğ aldığı gün verdiği dilekçeyle hem borcu kabul etmiş hem de emekli maaşının haczine muvafakat etmişti. Daire, borcun kabulü ile hacze muvafakatin aynı dilekçede yer almasının takibin kesinleşmesiyle aynı anda olduğunu, yani kesinleşmeden sonra verilmiş sayılamayacağını belirterek bu muvafakati geçersiz kabul etmiştir.
Daire'nin yaklaşımının pratik sonucu açıktır. Kredi sözleşmesine ya da kart başvuru formuna konulan "emekli maaşımın haczine muvafakat ediyorum" ibaresi takip başlamadan önce verildiği için hüküm doğurmaz. Aynı şekilde, ödeme emrinin tebliğiyle aynı anda alınan rıza da Daire'nin yaklaşımına göre geçersizdir. Geçerli bir muvafakat, takip kesinleştikten sonra borçlunun kendi iradesiyle icra dairesine verdiği beyanla doğar.
Muvafakatin sonradan geri alınıp alınamayacağı ise ayrı bir sorudur. Aynı Daire, E. 2013/31130, K. 2013/38709, 5 Aralık 2013 tarihli kararında, takip kesinleştikten sonra icra müdürlüğüne gelerek emekli maaşının belirli bir kısmının haczine muvafakat eden borçlunun sonradan şikâyet yoluna gitmesi üzerine, muvafakatin geri alındığı gerekçesiyle haczi kaldıran mahkeme kararını bozmuştur. Daire, geçerli muvafakate dayanılarak yapılan haciz işleminin geçerli olduğunu kabul etmiştir. Buna göre emekli aylığının haczine rıza gösterecek borçlunun, bu beyanın sonradan tek taraflı bir şikâyetle geri alınamayabileceğini hesaba katması gerekir.
Kıdem tazminatı aylık ücret sayılmaz; dörtte bir koruması dışında kalır
İş sözleşmesi sona eren borçlunun kıdem tazminatı, alacaklılar açısından tek seferde tahsil edilebilecek önemli bir kalemdir. İş Kanunu m.35'teki koruma "aylık ücretler" için öngörülmüştür; kıdem tazminatı ise aylık ücret değil, iş ilişkisinin sona ermesiyle doğan toplu bir alacaktır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan 7 Şubat 2012 tarihli kararı iki kalemi birbirinden ayırır. Daire, ikramiyeyi ücretten sayarak en fazla dörtte birinin haczedilebileceğini belirtmiş; kıdem tazminatı için ise böyle bir sınır öngörmemiştir. Maaşın dörtte biri ile birlikte ikramiye, yan ödeme ve kıdem tazminatının tamamının haczinin istendiği dosyada "ikramiye ve kıdem tazminatının haczine engel bir durum bulunmamaktadır" sonucuna varmış ve hacizlerin kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararını bozmuştur. Dörtte bir sınırı ikramiyede korunurken kıdem tazminatının tamamı haczedilebilir.
Borçlu açısından bunun anlamı, işten ayrılırken hesaplanan kıdem tazminatının işverende bekleyen maaş haczi müzekkeresi kapsamında tamamen kesilebilmesidir. İşverene gönderilen müzekkere yalnız maaşı kapsıyorsa kıdem tazminatının haczi için alacaklının ayrı bir talepte bulunması gerekir; müzekkerenin kapsamı alacaklı açısından da dikkatle yazılmalıdır. Kıdem tazminatının tutarı, çalışma süresi ve giydirilmiş ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplama aracıyla hesaplanabilir; borçlunun işten ayrılma planı yapılırken icra dosyalarındaki toplam borçla bu tutarın karşılaştırılması, tazminatın hangi dosyaya aktarılacağının öngörülmesini sağlar.
İhbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti gibi diğer kalemlerin nitelendirilmesi ise her kalemin ücret niteliğinde olup olmadığına göre ayrıca değerlendirilir. Bu kalemlerde haciz müzekkeresinin kapsamı ve kalemin hukuki niteliği, şikâyet dilekçesinde ayrı ayrı gösterilmelidir.
Banka hesabına yatan maaşın korunması hesabın niteliğine bağlıdır
Maaşın işverenden banka hesabına aktarılması, İİK m.83'ün ve İş Kanunu m.35'in korumasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İcra müdürlükleri İİK m.89 uyarınca bankalara haciz ihbarnamesi gönderirken çoğu zaman "maaş hesapları dışındaki" hesapların haczini ister. Emekli aylığının yattığı hesaptaki para da 5510 sayılı Kanun m.93'ün koruması altındadır; bankanın hesabı bloke etmesi, aylığın haczedilemez niteliğini değiştirmez. Banka hesaplarına gönderilen haciz ihbarnamesine karşı izlenecek yol İİK m.89 haciz ihbarnamesine itiraz yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Korumanın sınırı, hesabın gerçekten maaş hesabı olarak kullanılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/7279, K. 2025/7912, 4 Aralık 2025 tarihli kararında, borçlunun banka hesaplarında kira gelirleri, belirsiz para girişleri, tüketici kredileri, fatura tahsilatları ve ticari kredi hareketleri bulunduğunu tespit eden bilirkişi raporuna dayanan ve bu hesapları "havuz hesabı" niteliğinde kabul ederek hacizlerin kaldırılması istemini reddeden kararı sonucu itibarıyla onamıştır. Maaşın yanında başka gelirlerin de aktığı bir hesap, maaş hesabı korumasından yararlanamayabilir.
Hesabın nasıl kullanıldığı, haczin akıbetini doğrudan belirler. Maaşın ya da emekli aylığının yattığı hesabın yalnız bu amaçla kullanılması ve kira, satış bedeli ya da başka kişilerden gelen havalelerin ayrı bir hesapta tutulması, haciz hâlinde hesabın niteliğinin ispatını kolaylaştırır. Şikâyet aşamasında hesap hareketlerinin dökümü ve maaş ödemelerinin kaynağını gösteren belgeler dosyaya sunulmalıdır.
Haczedilemeyen mallar: İİK m.82 borçluya asgari bir yaşam alanı bırakır
Maaş dışındaki malvarlığında da kanun bazı eşyayı ve hakları haciz dışında tutar. Maddenin birinci fıkrası haczolunamayacak şeyleri on üç bent hâlinde sayar; aşağıdaki tablo bunların başlıcalarını gösterir. Bu sayımın amacı alacaklıyı korumasız bırakmak değil, borçlunun ve ailesinin insan onuruna yakışır bir yaşamı sürdürmesini ve borçlunun çalışarak borcunu ödeyebilmesini sağlamaktır.
| İİK m.82/1 bendi | Haczedilemeyen mal ya da hak |
|---|---|
| 1 | Devlet malları ve özel kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar (5510 s.K. m.93 kapsamındaki aylıklar gibi) |
| 2 | Ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli her türlü eşya |
| 3 | Borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası (para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika ve süs eşyası hariç) |
| 4 | Çiftçi borçlunun geçimi için zaruri arazi, çift hayvanları, ziraat aletleri; çiftçi değilse sanat ve mesleği için gerekli alet, edevat ve kitaplar |
| 5 ve 6 | Ailenin idaresi için gerekli sağmal hayvan ve yemi; borçlu ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacağı, gelecek mahsul için tohumluk |
| 9 | Ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ve bu hizmetler sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar |
| 11 | Vücut ve sağlık zararları için ödenen ya da ödenmesi gereken tazminatlar |
| 12 | Borçlunun hâline münasip evi |
| 13 | Öğrenci bursları |
Ev eşyasında 2023 değişikliği: "birden fazla eşya" kuralı yürürlükten kalktı
Ev eşyasına ilişkin üçüncü bent son on beş yılda iki kez değişti ve eski metne dayanan anlatımlar hâlâ dolaşımdadır. 2 Temmuz 2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunla getirilen metin, borçlu ve aile bireyleri için lüzumlu eşyayı haciz dışında tutuyor, ancak "aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri" ibaresiyle ikinci televizyonun ya da ikinci buzdolabının haczine imkân tanıyordu. 28 Mart 2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 2. maddesi bu ibareyi kaldırmış ve bendi bugünkü hâline getirmiştir: kıymetli şeyler hariç olmak üzere "borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası" haczolunamaz.
7445 sayılı Kanun aynı maddede ikinci bir değişiklik daha yapmıştır. İİK m.82/2, bazı bentlerdeki korumanın "borcun bu eşya bedelinden doğmaması" hâline özgü olduğunu düzenler; yani borç o eşyanın satış bedelinden doğmuşsa eşya korunmaz. Bu istisnanın sayıldığı listeden "3" rakamı çıkarılmıştır. Bugünkü metne göre istisna yalnız 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentler için işler: taksitle alınan meslek aletinin ya da evin bedeli için yapılan takipte bu mallar korunmaz, ancak ev eşyası artık bedelinden doğan borç için de haciz dışındadır.
Hâline münasip ev ve değeri yüksek mallar
Hâline münasip ev (m.82/1-12) haczedilemez; bu koruma, konut kredisi gibi evin bedelinden doğan borçlar için uygulanmaz. Evin ya da meslek aletinin değeri borçlunun ihtiyacını aşıyorsa, İİK m.82/3 uyarınca bedelinden "haline münasip bir kısmı" ihtiyacını karşılaması için borçluya bırakılmak üzere mal haczedilerek satılır. Uygulamada bu değerlendirme bilirkişi incelemesiyle yapılır; borçlunun sosyal durumu, aile yapısı ve bölgedeki konut değerleri birlikte gözetilir. Medeni Kanunun aile yurduna ilişkin m.807 hükmü de ayrıca saklıdır.
2012 değişikliğiyle maddeye eklenen son fıkra, bir malın haczedilip edilemeyeceğini ilk elde değerlendirme görevini icra memuruna verir: memur, haczi talep edilen mal ya da hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne ya da reddine karar verir. İcra memurunun bu kararı, hem borçlu hem alacaklı yönünden şikâyet yoluna açık bir icra işlemidir.
Borcu aşan haciz 2023'ten bu yana kanunla yasaklanmıştır
Haczedilemeyen mallar kadar önemli bir sınır da haczin miktarıdır. İİK m.85/1, borçlunun mallarından alacaklının ana para, faiz ve masraflar dâhil bütün alacağına yetecek miktarın haczolunacağını düzenler. 7445 sayılı Kanunun 3. maddesi bu cümlenin sonuna "ancak bu miktarı aşacak şekilde haciz yapılamaz" ibaresini eklemiştir. Böylece uygulamada "aşkın haciz" olarak anılan durum, yalnız içtihatla değil kanun lafzıyla da yasak hâle gelmiştir.
Aşkın haciz yasağı, maaş haczinin diğer hacizlerle birlikte uygulandığı dosyalarda önem kazanır. Maaşa dörtte bir oranında haciz konulmuşken, alacağın tamamını karşılayacak değerde bir taşınmaz ya da araç da haczedilmişse, borçlu toplam haczin alacağı aştığını ileri sürerek fazla kısmın kaldırılmasını isteyebilir. Aynı madde, hasılatının paraya çevirme ve muhafaza masraflarını aşmayacağı kesin olan şeylerin haczolunmayacağını ve haczi koyan memurun borçlu ile alacaklının menfaatlerini mümkün olduğu kadar dengelemekle yükümlü olduğunu da düzenler.
Haczedilmezlik şikâyeti yedi gün içinde icra mahkemesine yapılır
Haczedilemeyen bir mal ya da maaşın korunan kısmı haczedilmişse başvurulacak yol icra mahkemesine şikâyettir. İİK m.16/1'e göre icra dairesinin kanuna aykırı ya da olaya uygun olmayan işlemlerine karşı şikâyet, "bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır." Süre, haczin borçlunun huzurunda yapıldığı durumda haciz tarihinden, gıyabında yapıldığı durumda ise haczin öğrenildiği tarihten başlar. Şikâyet ile borcun kendisine yönelik itiraz farklı yollardır; borcun varlığına ya da miktarına itiraz ödeme emrine karşı yapılır ve bu yol icra takibine itiraz yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Yedi günlük sürenin iki istisnası vardır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir hakkın yerine getirilmemesinden ya da sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı "her zaman şikayet olunabilir." Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/2819, K. 2025/5007, 30 Haziran 2025 tarihli kararında süresiz şikâyetin kamu düzenine aykırı işlemleri de kapsadığını belirtmiş ve bu ilkenin doktrinde benimsendiğini, Yargıtay uygulamasında da kabul edildiğini vurgulamıştır: "Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı da süresiz şikayet yoluna gidilebilir." Haczedilmezlik hâllerinden hangisinin kamu düzenine ilişkin sayılacağı ise her kalem için ayrıca tartışılır; bu nedenle süresiz şikâyet imkânına güvenilerek yedi günlük sürenin geçirilmesi borçluyu gereksiz bir risk altına sokar.
Şikâyet dilekçesinde haczedilen malın hangi bende girdiği, borçlunun mesleği ve aile yapısı, eşyanın ailenin ortak kullanımına hizmet ettiği ya da maaşın yattığı hesabın yalnız maaş için kullanıldığı somut belgelerle gösterilmelidir. İcra mahkemesi bu işlerde basit yargılama usulüyle ve ivedilikle karar verir (İİK m.18). Mahkeme, gerekirse haczedilen malın niteliği ve değeri için yerinde inceleme ya da bilirkişi incelemesi yaptırır.
Haciz geldiğinde ilk haftada ayrılması gereken üç kalem
Maaş haczi ya da hane haczi tebliğ edildiğinde borçlunun elindeki süre kısadır ve bu süre içinde yapılacak iş, her haczedilen kalemi doğru rejime yerleştirmektir. İlk kalem gelirdir: haczedilen ödemenin işçi ücreti mi, memur maaşı mı, 5510 sayılı Kanun kapsamında bir aylık mı olduğu belirlenmelidir. İşçi ücretinde dörtte bir tavanı, memur maaşında icra memurunun takdiri, emekli aylığında ise muvafakat bulunup bulunmadığı sorulur. Emekli aylığına muvafakat olmaksızın konulmuş haciz, 5510 sayılı Kanun m.93'ün açık lafzına aykırıdır.
İkinci kalem hesaptır: maaşın ya da aylığın yattığı hesabın başka gelirlerle karışıp karışmadığı, hesap hareketlerinin dökümüyle incelenmelidir. Hesapta maaş dışında düzenli para girişleri varsa korumanın sınırlanabileceği hesaba katılmalı; yalnız maaş yatıyorsa bu durum belgelenmelidir. Üçüncü kalem eşyadır: haciz tutanağında yazılı her eşyanın İİK m.82'nin hangi bendine girdiği, 2023 değişikliğiyle genişleyen ev eşyası korumasına göre yeniden değerlendirilmelidir.
Alacaklı açısından ise tablo tersinden okunur. Maaş haczinde sıranın gerisinde kalan alacaklının kıdem tazminatı, borçlunun maaş dışındaki banka hesapları ve taşınmazları gibi alternatif malvarlığı kalemlerine yönelmesi gerekir. Yalova ve çevresindeki icra dosyalarında izlenecek yol, takip türleri ve haciz aşamaları Yalova icra hukuku sayfasında ayrıca açıklanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Maaşın en fazla ne kadarı haczedilebilir?
İş Kanunu kapsamındaki işçinin aylık ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez (İş Kanunu m.35). Memur maaşı ve İş Kanunu dışındaki ücretlerde ise İİK m.83 dörtte biri bir alt sınır olarak koyar; icra memuru borçlunun geçim ihtiyacını gözeterek daha yüksek bir miktarın haczine karar verebilir. Nafaka alacağında bu sınırlar farklı işler.
Kredi sözleşmesinde verilen emekli maaşı haczi izni geçerli midir?
Takip başlamadan önce kredi sözleşmesinde ya da bir başvuru formunda verilen muvafakat, emekli aylığının haczi için yeterli kabul edilmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin çizgisine göre muvafakat, ancak takibin kesinleşmesinden sonra verilmişse geçerlidir. Muvafakat bulunmayan haciz talebini icra müdürü 5510 sayılı Kanun m.93 uyarınca reddetmekle yükümlüdür.
Maaşta başka bir haciz varken yeni bir alacaklı kesinti başlatabilir mi?
Yeni alacaklı haciz koydurabilir, ancak adi bir alacak için konulan ikinci haciz sıraya girer ve ilk haczin kesintisi bitmeden uygulanmaz (İİK m.83/2). Her dosya için maaştan ayrı ayrı dörtte bir kesilmez. İşleyen aylık nafaka alacağı ise bu sırayı beklemeden kesilir.
İcra memuru evdeki ikinci televizyonu haczedebilir mi?
Ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası, 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten bu yana sayısına bakılmaksızın haczedilemez. Eski metindeki "aynı amaçla kullanılan birden fazla eşyadan biri haczedilebilir" kuralı yürürlükten kalkmıştır. Para, altın, antika ve süs eşyası gibi kıymetli şeyler ise bu korumanın dışındadır.
Haczedilmezlik şikâyeti süresi kaçırılırsa ne olur?
Yedi günlük şikâyet süresi geçtikten sonra yapılan başvuru, kural olarak süre yönünden reddedilir (İİK m.16/1). Kamu düzenine aykırı işlemler ile bir hakkın yerine getirilmemesi hâlinde süresiz şikâyet mümkündür, ancak her haczedilmezlik hâlinin kamu düzenine ilişkin sayılacağı kabul edilmemektedir. Süre, haczin öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanmalıdır.
Kıdem tazminatının tamamı haczedilebilir mi?
Kıdem tazminatı aylık ücret niteliğinde olmadığından İş Kanunu m.35'teki dörtte bir korumasının dışında değerlendirilmektedir. Kıdem tazminatının haczine engel bir durum bulunmadığı, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararında da kabul edilmiştir. Haciz müzekkeresinin kıdem tazminatını kapsayıp kapsamadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Borçlunun Babasına Yaptığı Devir: Tasarrufun İptalinde Akrabalık Karinesi Nasıl İşler?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 11.02.2025

Menfi Tespit Davasında İspat Yükü Kimde? Senetli ve Senetsiz Borçta Fark
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 10.06.2024

Bilirkişiyle Hesaplanan Alacak Likit Sayılır mı? İcra İnkâr Tazminatına HGK Cevabı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.03.2023
Bu konuyla ilgili yazılar

Tasarrufun İptali Davası (İİK 277): Borçlunun Mal Kaçırmasına Karşı Alacaklının Yolu
26 Eylül 2026, 19 dk okuma

İtirazın İptali Davası ve İcra İnkâr Tazminatı: Alacaklının Yolu, Süre ve %20 Tazminat
25 Eylül 2026, 17 dk okuma

Menfi Tespit Davası: Borçlu Olmadığının İspatı, Teminat ve Takibe Etkisi
25 Eylül 2026, 17 dk okuma

