Hüküm fıkrasında önce "on ay hapis" yazar, birkaç satır sonra aynı ceza "30.000 TL adli para cezası" olarak görünür. Hükmü alan sanığın aklına gelen sorular çoğu dosyada aynıdır: Bu tutar ödenince dosya kapanır mı, ödenmezse ne olur, adli sicilde hapis mi görünür, para mı? Bu soruların cevabı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) m. 50 ve m. 52 hükümleri ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yer alır. Çevirme bir indirim değil, kısa süreli hapis cezasının yerine geçen ayrı bir yaptırımdır ve kendine özgü koşulları, sınırları ve sonuçları vardır.
Çevirmenin ölçüsü kanundaki ceza değil, hükmedilen cezadır
TCK m. 49/2, hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezasını kısa süreli hapis cezası sayar. Ölçü, suçun kanun maddesindeki alt ve üst sınırı değil, artırım ve indirimler tamamlandıktan sonra hükümde kalan süredir. Üst sınırı üç yıl olan bir suçtan hükmedilen on ay hapis kısa süreli olduğu hâlde, aynı suçtan hükmedilen on dört ay kısa süreli değildir. Hesaptaki küçük bir hata da bu yüzden sonucu değiştirebilir; takdiri indirimin yanlış uygulanmasıyla ortaya çıkan fazladan bir gün bile bir yıl sınırının dışına taşıyabilir.
Madde 50/1, kısa süreli hapis cezasının çevrilebileceği altı seçenek sayar. Mahkeme bu seçeneklerden birine yönelir; adli para cezası sık kullanılan seçenek olsa da tek seçenek değildir.
| Bent | Seçenek yaptırım | Süre ve koşul |
|---|---|---|
| m. 50/1-a | Adli para cezası | Gün sayısı ve gün karşılığı m. 52'ye göre belirlenir |
| m. 50/1-b | Zararın tamamen giderilmesi | Aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin |
| m. 50/1-c | Eğitim kurumuna devam | En az 2 yıl; meslek veya sanat edinmek amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı olan kurumda |
| m. 50/1-d | Belirli yerlere gitme veya belirli etkinlikleri yapma yasağı | Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar |
| m. 50/1-e | Ehliyet ve ruhsatın geri alınması, meslek ve sanat yasağı | Cezanın yarısından bir katına kadar; hak ve yetkinin kötüye kullanılması ya da dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık hâlinde |
| m. 50/1-f | Kamuya yararlı işte çalıştırma | Cezanın yarısından bir katına kadar; gönüllü olmak koşuluyla |
Kanun çevirmenin hukuki niteliğini m. 50/5'te belirler: "Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir." Cezanın sonraki sonuçlarını belirleyen cümle budur. Adli sicil, tekerrür, hak yoksunluğu ve erteleme sorularının cevabı büyük ölçüde bu fıkradan çıkar.
Mahkeme kural olarak takdir kullanır, iki hâlde çevirmekle yükümlüdür
Madde 50/1 "çevrilebilir" der; kısa süreli hapis cezası almak tek başına çevirme hakkı doğurmaz. Mahkeme "suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere" göre karar verir. Takdir denetimsiz değildir: Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 230/1-d, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da bu yöndeki istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesini zorunlu kılar. Sanığın çevirme talebi de bu yüzden somut olgularla, örneğin geliriyle, sabit işiyle ve zararı gidermeye yönelik girişimiyle desteklenmelidir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin incelediği bir taksirle öldürme dosyası bu denetimin somut bir örneğidir (E. 2026/2716, K. 2026/5303, 21 Mayıs 2026). Kararın aktardığı süreçte Daire, önceki hükmü m. 50'nin yasal olmayan gerekçeyle uygulanmaması nedeniyle bozmuş; yerel mahkeme bozma üzerine cezayı m. 50/4 ve m. 50/1-a uyarınca 36.400 TL adli para cezasına çevirmiş, tutarı on eşit taksite bağlamıştır. Daire bu yeni hükmü onamıştır.
Takdirin ortadan kalktığı iki durum m. 50/3'te düzenlenir. Kişinin daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması koşuluyla aşağıdaki cezalar seçenek yaptırımlardan birine çevrilir:
- Otuz gün ve daha az süreli hapis cezası (yaş ayrımı yoktur).
- Fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişinin mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası.
Fıkra "çevrilir" dediği için bu hâllerde tartışma çevirip çevirmemek üzerine değil, hangi yaptırımın seçileceği üzerine yürür. Yaş ölçütünde belirleyici olan hüküm tarihi değil, fiil tarihidir. Koşul hapis cezasına mahkûmiyetten söz ettiğinden, önceki mahkûmiyeti yalnız adli para cezasından ibaret olan kişi yönünden lafız bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz.
Hapis seçilen seçimlik cezalı suçta adli para cezası yolu kapalıdır
Bazı suç tiplerinde kanun hapis ile adli para cezasını seçenek olarak öngörür; hakaret suçu (TCK m. 125) bunun bilinen örneğidir. Mahkeme bu suçlarda doğrudan adli para cezasını seçebilir. Hapsi seçmişse m. 50/2 devreye girer: "bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez."
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan seçimlik hapis cezasını tercih ettikten sonra bu cezayı adli para cezasına çeviren yerel mahkeme kararını m. 50/2'ye aykırı bulmuş ve kanun yararına bozmuştur (E. 2024/7262, K. 2024/11939, 8 Ekim 2024). Bozma bu bakımdan aleyhe sonuç doğurmamak üzere verilmiş olsa da hukuka aykırılık saptaması açıktır. Uygulamada sık karşılaştığımız bir yanlış anlama, her kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına dönüştürülebileceği varsayımıdır; seçimlik cezalı suçlarda karar anı temel cezanın seçildiği aşamadır.
Fıkranın sınırı yalnız adli para cezasıyla ilgilidir; lafız diğer seçenek yaptırımları kapsamaz. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bir kanun yararına bozma isteminde, daha önce hapis cezası almamış suça sürüklenen çocuk bakımından, m. 50/2'nin sınırı ile m. 50/3'ün emredici hükmü birlikte okunduğunda cezanın adli para cezası dışındaki seçeneklerden birine çevrilmesinin zorunlu olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararı başka bir nedenle bozmuş ve bu istemi incelememiştir (E. 2026/22, K. 2026/5940, 31 Mart 2026); görüş Başsavcılığa aittir, Dairenin hükmü değildir.
İki kural daha bu sınırla birlikte değerlendirilmelidir. TCK m. 58/3'e göre tekerrür hâlinde, sonraki suça ilişkin maddede seçimlik olarak hapis ve adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur; böyle bir dosyada m. 50/2 adli para cezasına çevirmeyi engeller. CMK m. 231/7 ise açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının ertelenemeyeceğini ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğini düzenler. Mahkeme hükmü açıklarken bu olanağa ancak m. 231/11'deki sınırla kavuşur: yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, koşulları varsa, cezayı seçenek yaptırıma çevirip yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
Taksirli suçta uzun süreli ceza da çevrilebilir, bilinçli taksirde bu yol tanınmamıştır
Bir yıl sınırının istisnası m. 50/4'te düzenlenir. Taksirli suçlardan hükmolunan hapis cezası uzun süreli olsa bile, diğer koşulların varlığı hâlinde adli para cezasına çevrilebilir. Fıkra iki yönden dardır: yalnız m. 50/1-a bendine, yani adli para cezasına atıf yapar; bilinçli taksir hâlinde ise uygulanmaz. Dosyada taksirin türüne ilişkin kabul bu nedenle çevirme bakımından da belirleyicidir.
Uzun süreli cezanın çevrilmesinde hükmün nasıl kurulacağını Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yakın tarihli bir kararı gösterir (E. 2025/5272, K. 2026/5251, 20 Mayıs 2026). Bölge adliye mahkemesi (BAM), taksirle öldürme suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasını 18.200 TL adli para cezasına çevirmiş; Daire, esas tam gün sayısının gösterilmemesini TCK m. 52/3'e, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesini CMK m. 232/6'ya aykırı bulmuştur. Daire hükmü, cezanın m. 50/4 delaletiyle m. 50/1-a uyarınca çevrildiğini, tam gün sayısının 910, bir gün karşılığının 20 TL olduğunu yazarak düzeltip onamıştır. Karar aynı zamanda m. 50/4 yoluyla çevrilen cezada gün sayısının yediyüz otuzu aşabildiği bir uygulama örneğidir.
Fıkranın olanak tanıması, çevirmeyi sonuç olarak güvence altına almaz. Aynı Daire, iki kişinin öldüğü ve dört kişinin yaralandığı bir trafik kazasında 6 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hükmü, cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmemesine yönelik temyiz sebebini de kapsayan temyiz istemini reddederek onamıştır (E. 2022/4580, K. 2026/4716, 6 Mayıs 2026). Trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıkla işlenen taksirli suçlarda ayrıca TCK m. 53/6 gündeme gelir: üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Bu yaptırım, cezanın türünden ayrı değerlendirilir ve taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde uygulanabilir.
Adli para cezası gün sayısı ile gün karşılığının çarpımıdır
Çevirmede tutar doğrudan yazılmaz; önce tam gün sayısı, sonra bir gün karşılığı miktar belirlenir ve TCK m. 52/3 uyarınca kararda ikisi ayrı ayrı gösterilir. Gün sayısı hapis cezasının süresinden gelir: m. 61/6'ya göre bir ay otuz gündür, yıl resmî takvime göre hesap edilir. Kararlardaki hesaplar da bu yöntemi yansıtır. 11 ay 20 gün hapis cezası 350 gün eder ve 20 TL üzerinden 7.000 TL'ye karşılık gelir (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/7262, K. 2024/11939); 2 yıl 6 ay ise 910 gündür (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/5272, K. 2026/5251).
Bir gün karşılığı miktar, m. 52/2 uyarınca kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri gözetilerek en az 100, en fazla 500 TL olarak takdir edilir. Bu aralık 1 Haziran 2024'te yürürlüğe girmiştir (7499 sayılı Kanun m. 9). Bu tarihten önce işlenen fiillerde, TCK m. 7/2'deki lehe kanun ilkesi gereği önceki 20-100 TL aralığı gündeme gelir; yukarıdaki kararlarda 20 TL üzerinden yapılan hesap bu eski aralıkta kalır. Aşağıdaki tablo yalnız aritmetiği gösterir; gün karşılığını her dosyada mahkeme ayrıca takdir eder.
| Hükmedilen hapis | Tam gün | Gün karşılığı 100 TL ise | Gün karşılığı 500 TL ise |
|---|---|---|---|
| 30 gün | 30 | 3.000 TL | 15.000 TL |
| 6 ay | 180 | 18.000 TL | 90.000 TL |
| 10 ay | 300 | 30.000 TL | 150.000 TL |
| 1 yıl | 365 | 36.500 TL | 182.500 TL |
Düşük bir adli para cezası, sanığın ödeyeceği toplamın da düşük kalacağı anlamına gelmez. Bölge adliye mahkemeleri arasındaki bir uyuşmazlığı gideren Yargıtay 7. Ceza Dairesi, temel cezanın hapis olarak belirlenmesinden sonra m. 50/1-a uyarınca adli para cezasına hükmolunan davalarda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m. 14/2'deki sınırın uygulanmayacağına karar vermiştir (E. 2026/1467, K. 2026/7673, 29 Haziran 2026). Bu sınır, karşı taraf vekâlet ücretinin hükmolunan para cezasını geçemeyeceğini öngörür. Karara konu örneklerden birinde BAM, 10 ay hapisten çevrilen 6.000 TL adli para cezasına rağmen katılan lehine 45.000 TL vekâlet ücreti gerektiğini kabul etmiştir. Katılanın bulunduğu dosyalarda çevirmenin mali sonucu bu ihtimal de gözetilerek değerlendirilmelidir.
Çevrilen ceza ödenmezse savcı kararıyla hapse çevrilir, önce kamuya yararlı iş uygulanır
Ödeme için üç ayrı yol bulunur. Mahkeme, hükümde kesinleşme tarihinden itibaren bir yılı aşmayan mehil verebilir ya da taksit kararı kurabilir; taksit süresi iki yılı geçemez, taksit sayısı dörtten az olamaz (TCK m. 52/4). Hükümde taksit yoksa, bir aylık süre içinde cezanın üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine kalan kısım birer ay arayla iki eşit taksite bağlanır (5275 sayılı Kanun m. 106/6). Taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi, hüküm taksidinde kalan kısmın tamamının tahsilini ve hapse çevrilmesini; m. 106/6 izninde ise ilk taksit süresinde ödenmezse ikinci taksit izninin hükümsüz kalmasını doğurur.
Ödeme emri tebliğ edildikten sonra emirde gösterilen süre içinde ödeme yapılmazsa işleyecek yol m. 106/3'te yazılıdır. Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilir ve hükümlü, iki saat çalışması bir gün sayılmak üzere kamuya yararlı işte çalıştırılır. Günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saattir. Programa ve uyarılara uyulmazsa çalışılan günler mahsup edilerek kalan kısım açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. Mahkeme ilamında yazılı olmasa da bu sonuç uygulanır (m. 106/5).
Kanun bu sürece dört sınır koyar:
- Adli para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde beş yılı geçemez (m. 106/7).
- Hükümlü, hapiste geçirdiği veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışında kalan günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkarılır veya çalıştırma sona erer (m. 106/8).
- Çevrilen hapsin infazı, 5275 sayılı Kanun m. 16 saklı kalmak üzere ertelenemez ve koşullu salıverilme uygulanmaz (m. 106/9).
- Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezası ödenmediğinde hapse çevrilemez; tahsil 6183 sayılı Kanun'a göre yapılır (m. 106/4 ve m. 106/11).
Tebligat, kısmi ödeme ve itiraz mercii gibi infaz ayrıntıları adli para cezası ödenmezse işleyen süreç yazısında ayrıca açıklanmıştır.
Diğer seçenek tedbirlerde otuz günlük süre işler, sonuç kısa süreli hapsin infazıdır
Adli para cezası dışındaki seçeneklerde rejim farklıdır ve iki yol sıkça karıştırılır. Madde 50/6'ya göre hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerine başlanmaz ya da başlanıp devam edilmezse, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda m. 50/5 uygulanmaz; asıl mahkûmiyet artık çevrilen tedbir olarak kalmaz.
Tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi ayrı düzenlenmiştir. Madde 50/7 bu hâlde hapsin infazını değil, tedbirin infaz hâkimliğince değiştirilmesini öngörür. Sağlık sorunu, kurumun kapanması ya da işin ortadan kalkması gibi bir engel varsa durumun belgeleriyle ve süresi içinde infaz hâkimliğine bildirilmesi gerekir.
Kamuya yararlı işte çalıştırma seçeneği m. 50/1-f'de gönüllülük koşuluna bağlıdır. 5275 sayılı Kanun m. 105 uyarınca çalışma ücretsizdir, iki saat çalışma bir gün sayılır ve günlük süre en az iki, en fazla sekiz saat olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Bu seçenek, ödenmeyen adli para cezasının m. 106/3 uyarınca dönüştüğü kamuya yararlı işten kaynak olarak ayrıdır: birincisinde mahkeme baştan tedbire hükmeder, ikincisinde savcı kararıyla ödenmeyen gün miktarı hapse çevrilir.
Çevrilen ceza adli sicile kaydedilir ve tekerrüre esas olabilir
Halk arasında sabıka kaydı denilen adli sicil bakımından çevirme, mahkûmiyeti silmez. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 4/1-d, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırım olarak adli para cezasına mahkûmiyet veya güvenlik tedbiri uygulanması hükmünün kaydedileceğini açıkça düzenler; m. 4/1-c de adli para cezasının ödenmek suretiyle infaz edildiği hususunu kayda bağlar. Tedbir yerine getirilmediği için hapsin infazına karar verilmişse bu karar da işlenir. Cezanın infazı tamamlandığında kayıt m. 9/1-a uyarınca adli sicilden silinerek arşive alınır, kural olarak beş yıl sonra arşivden de silinir (m. 12/1-c). Anayasa m. 76 ile TCK dışındaki kanunlarda hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerde m. 12/1-b'deki daha uzun süreler uygulanır. Arşiv sürecinin ayrıntıları adli sicil kaydının silinmesi yazısında yer alır.
Tekerrür yönünden TCK m. 58/2-b, beş yıl veya daha az süreli hapis ile adli para cezasına mahkûmiyeti aynı kurala bağlar: cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçtikten sonra işlenen suçlarda tekerrür hükümleri uygulanmaz. Cezanın hapisten çevrilmiş olması bu süreyi kaldırmaz. Daha önce anılan 7. Ceza Dairesi kararına konu BAM gerekçesi ile Başsavcılık görüşü de m. 50/5'in amacını erteleme ve tekerrür yönünden hapis yerine verilen adli para cezasına ya da tedbire itibar edilmesi olarak açıklamaktadır.
Sonraki bir yargılamada aranan koşullar da aynı fıkra karşısında okunmalıdır. Erteleme için m. 51/1-a "kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına" mahkûmiyetten söz ederken, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için CMK m. 231/6-a daha geniş biçimde "kasıtlı bir suçtan" mahkûm olmamayı arar. Kasıtlı suçtan verilen ve adli para cezasına çevrilen önceki bir ceza, bu nedenle HAGB bakımından engel oluşturabilir.
Hak yoksunluğunda da fark vardır. TCK m. 53/1 kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucudur; m. 50/5 karşısında asıl mahkûmiyet çevrilen ceza olduğundan ve 5275 sayılı Kanun m. 106/9 ödenmeyen cezanın hapse çevrilmesi hâlinde bile "hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır" dediğinden, bu sonuç hapis cezasıyla aynı biçimde doğmaz. Hak veya yetkinin kötüye kullanılmasıyla işlenen suçlarda ise m. 53/5 yalnız adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde de gün sayısının yarısından bir katına kadar yasak öngörür. Memuriyet, meslek ruhsatı ve benzeri alanlardaki sonuçlar ayrıca ilgili özel kanunun ölçütüne göre incelenmelidir.
Çevrilen ceza tutarı düşük olsa da istinaf yolu açıktır
CMK m. 272/3-a, sonuç olarak belirlenen on beş bin TL dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı istinaf yolunu kapatır, ancak bu kuraldan "hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları"nı açıkça ayrık tutar. Örneğin hapisten çevrilen 6.000 TL adli para cezasına karşı istinaf başvurusu yapılabilir; doğrudan hükmedilen aynı tutarlı cezaya karşı bu fıkra uyarınca istinaf yoluna başvurulamaz. Aynı fıkranın son cümlesindeki "bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz" kuralı da istinaf yolu kapalı hükümler içindir; çevrilen cezanın bu kuraldan yararlanması lafız karşısında beklenmez.
Temyiz aşamasında alan daha dardır. CMK m. 286/2-c, hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkında BAM'ın verdiği seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararı ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları temyiz edilemeyen kararlar arasında sayar. Bir hükmün temyize açık olup olmadığı, suç tipine ve BAM kararının niteliğine göre m. 286/2'nin bütün bentleriyle birlikte denetlenmelidir. Çevirme kararı verilmeyen dosyada koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hesabı ise iki yıl ve altı cezalara ilişkin infaz tablosu üzerinden izlenebilir.
Çevirme, erteleme ve HAGB farklı soruları yanıtlar
Üç kurum da kısa hapis cezalarında gündeme geldiğinden aynı dilekçede kademeli olarak talep edilebilir, ama sonuçları aynı değildir. Çevirmede hapis cezasının yerine başka bir yaptırım geçer; hapis cezasının ertelenmesinde mahkûmiyet hapis olarak kalır ve denetim süresi işler; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında kurulan hüküm açıklanmaz. Ön ödeme ise bu üçünden ayrılır: TCK m. 75 kapsamındaki suçlarda kanunda gösterilen miktar süresinde ödenirse kamu davası açılmaz, ortada çevrilecek bir hapis cezası da oluşmaz.
| Ölçüt | Seçenek yaptırıma çevirme (TCK m. 50) | Erteleme (TCK m. 51) | HAGB (CMK m. 231) |
|---|---|---|---|
| Uygulandığı ceza | 1 yıl ve daha az hapis; taksirli suçta uzun süreli hapis de (yalnız adli para cezasına), bilinçli taksir hariç | 2 yıl ve daha az hapis; fiil tarihinde 18 yaşını doldurmamış ya da 65 yaşını bitirmiş kişi için 3 yıl | 2 yıl ve daha az hapis veya adli para cezası |
| Hükmün durumu | Mahkûmiyet kurulur; asıl mahkûmiyet çevrilen ceza veya tedbirdir | Mahkûmiyet kurulur; ceza denetim koşuluyla infaz edilmez | Hüküm kurulur, açıklanmaz; müsadere dışında hukuki sonuç doğurmaz |
| Önceki mahkûmiyet | Takdiri çevirmede ayrı bir engel yazılmamıştır; zorunlu çevirmede daha önce hapis cezası almamış olmak aranır | Kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası | Kasıtlı suçtan mahkûmiyet |
| Zararın giderilmesi | m. 50/1-b'de başlı başına bir seçenek | Koşul yapılabilir (m. 51/2) | Şarttır; derhal giderilemezse denetim süresince aylık taksitle (m. 231/9) |
| Süre | Denetim süresi yoktur; tedbire başlama için tebligattan sonra 30 gün | 1-3 yıl denetim; ceza süresinden az olamaz | 5 yıl denetim |
| Aykırılığın sonucu | Adli para cezasında 5275 m. 106; tedbirde kısa süreli hapsin infazı (m. 50/6) | Ceza kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilir (m. 51/7) | Hüküm açıklanır (m. 231/11) |
| Adli sicil | Kaydedilir (5352 m. 4/1-c ve d) | Kaydedilir (5352 m. 4/1-b) | Adli sicile değil, mahsus sisteme kaydedilir (m. 231/13) |
Hangi kurumun gündeme geleceği yalnız cezanın süresine bağlı değildir. Fiil tarihinde altmış beş yaşını bitirmiş ve daha önce hapis cezası almamış kişinin bir yıllık cezasında çevirme zorunluyken, aynı kişinin on dört aylık cezasında kasıtlı suç bakımından çevirme yolu yoktur; erteleme ise koşulları varsa üç yıla kadar gündeme gelebilir.
Sık Sorulan Sorular
İki yıl hapis cezası adli para cezasına çevrilir mi?
Kasıtlı bir suçtan hükmedilen iki yıl hapis cezası kısa süreli sayılmadığından m. 50/1 kapsamına girmez. Taksirli suçlarda m. 50/4 uzun süreli cezanın da adli para cezasına çevrilmesine olanak tanır, bilinçli taksir bunun dışındadır. Kasıtlı suçta iki yıllık cezanın gündeme getirebileceği kurumlar erteleme ve koşulları varsa HAGB'dir.
Sanık çevirme talep etmemişse mahkeme yine de çevirebilir mi?
Madde 50'nin lafzı çevirmeyi sanığın talebine bağlamaz; mahkeme koşulların varlığını talep olmasa da değerlendirebilir. Kamuya yararlı işte çalıştırma ise gönüllülük koşuluna bağlı olduğundan bu seçenekte sanığın iradesi aranır. Talep edilmişse kabul veya reddin dayanakları CMK m. 230/1-d gereği gerekçede gösterilmelidir.
Mehil veya taksit talebi ne zaman yapılmalıdır?
Mehil ve taksit TCK m. 52/4 uyarınca hükümde kurulabildiğinden, sanığın ekonomik durumuna ilişkin belgelerin hüküm verilmeden önce dosyaya sunulması gerekir. Hükümde taksit yoksa 5275 sayılı Kanun m. 106/6 ayrı bir yol açar: bir aylık süre içinde cezanın üçte biri ödenip talepte bulunulması hâlinde kalan kısım birer ay arayla iki eşit taksite bağlanır. Mahkeme hükmünde verilen taksit süresi iki yılı aşamaz.
Paraya çevrilen ceza ödenince dosya kapanmış olur mu?
Ödeme cezanın infazını tamamlar, ancak kayıt ortadan kalkmaz. Adli sicilde ödemeyle infaz hususu işlenir, ardından kayıt arşive alınır ve kural olarak beş yıl sonra arşivden silinir. Tekerrür süresi de infazın tamamlandığı tarihten itibaren hesaplanır.
Yaşı küçük bir sanığa verilen adli para cezası ödenmezse ne olur?
Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde ceza hapse çevrilemez (5275 sayılı Kanun m. 106/4). Bu durumda ilam mal memurluğuna verilir ve kalan tutar 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edilir. Bu kural, m. 50/3'teki zorunlu çevirme hâlinden ayrı bir infaz güvencesidir.
Çevirme kararından sonra tutar sonradan yeniden hesaplanır mı?
Kesinleşmiş hükümdeki gün sayısı ve gün karşılığı infazda esas alınır; ödenmeyen kısmın hapse çevrilmesinde de bu tutara karşılık gelen gün miktarı hesaplanır. Kararda gün sayısı ya da gün karşılığı gösterilmemişse bu eksiklik kanun yollarında TCK m. 52/3 yönünden ileri sürülebilir. Çektirilecek cezanın hesabında duraksama varsa 5275 sayılı Kanun m. 98/1-b uyarınca infaz hâkimliğinden karar istenir; bu başvuru infazı kendiliğinden ertelemez (m. 98/2).
Adli para cezasına çevrilen hüküm ertelenebilir mi?
TCK m. 51 yalnız hapis cezasının ertelenmesini düzenlediğinden, m. 50/5 gereği asıl mahkûmiyeti adli para cezası olan hükümde ertelenecek bir hapis cezası kalmaz. Adli para cezasından çevrilen hapsin infazı da 5275 sayılı Kanun m. 106/9 uyarınca ertelenemez. Sanığın erteleme talebi varsa bu talebin hüküm kurulmadan önce, çevirme ile kademeli olarak ileri sürülmesi gerekir.
Çevirme zararın giderilmesini gerektirir mi?
Adli para cezasına çevirme kanunda zararın giderilmesi koşuluna bağlanmamıştır; zararın tamamen giderilmesi m. 50/1-b'de başlı başına ayrı bir seçenektir. Bu seçenekte hükümlü zararı aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla karşılar. Gereklerine başlanmazsa ya da devam edilmezse m. 50/6 uyarınca kısa süreli hapsin infazına karar verilir.
Çevirme içeren bir hükümde ilk denetlenecek noktalar
Hüküm tebliğ edildiğinde çevirmeye ilişkin kısım, sonucu kadar kuruluşu bakımından da okunmalıdır. Aşağıdaki denetim, istinaf süresi dolmadan ve ödeme takvimi işlemeye başlamadan yapılmalıdır:
- Hukuki dayanak: Kısa süreli cezada m. 50/1'in ilgili bendi, taksirli uzun süreli cezada m. 50/4 gösterilmiş mi; seçimlik cezalı suçta hapis seçildikten sonra adli para cezasına çevirme yapılmış mı?
- Hesap: Tam gün sayısı ile bir gün karşılığı ayrı ayrı yazılmış mı, gün sayısı m. 61/6'ya uygun mu, fiil tarihi 1 Haziran 2024'ten önceyse gün karşılığı önceki aralıkta kalıyor mu?
- Gerekçe: Çevirme ya da çevirmeme kararının dayanağı CMK m. 230/1-d'ye uygun biçimde gösterilmiş mi, zorunlu çevirme hâli gözden kaçmış mı?
- Takvim: Mehil veya taksit verilmişse tarihleri, verilmemişse 5275 sayılı Kanun m. 106/6'daki bir aylık süre ve tedbir kararlarında m. 50/6'daki otuz günlük süre belirlenmiş mi?
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Askerliği reddetmeye çağıran bildiri neden halkı askerlikten soğutma değil aşağılama sayıldı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 14.10.2024

Yüzdeki Yara İzi Ne Zaman Sabit İz Sayılır, Ceza Hangi Fıkradan Kurulur?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.06.2018

Aile İçinde Farklı Tarihlerde Yaşanan Şiddet Olayları Eziyet Suçu Sayılır mı?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 16.02.2026




