İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Sabah güneşinin duvara vurduğu sade bir yemek odası: ahşap masa, iki sandalye ve tavandan sarkan tek avize
Faaliyet Alanı

Aile Hukuku

Boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı ve koruma tedbirleri konularında avukat desteği ile haklarınızı koruyun.

Aile Hukuku Konuları

Aşağıdaki konularda detaylı bilgi ve hesaplama araçlarına ulaşabilirsiniz.

Velayet Hukuku

Çocuk velayeti, kişisel ilişki düzenlenmesi ve velayet değişikliği.

Mal Paylaşımı & Evlilik

Edinilmiş mallara katılma rejimi, evlilik sözleşmesi ve nişan hukuku.

Koruma & Şiddet

6284 sayılı kanun kapsamında uzaklaştırma kararı ve koruma tedbirleri.

Miras Hukuku

Miras paylaşımı, tenkis davası, vasiyetname ve miras reddi.

Neden Aile Hukuku Avukatı ile Çalışmalısınız?

Hukuki Süreç Yönetimi

Dava süreçlerinin usul kurallarına uygun yürütülmesi, hak kayıplarını önler.

Doğru Talep Belirleme

Nafaka, mal paylaşımı ve tazminat taleplerinin doğru hesaplanması kritiktir.

Güncel Mevzuat

Yargıtay içtihatları ve kanun değişiklikleri takip edilerek güncel hukuki destek.

Aile Hukuku Danışmanlığı

Boşanma, nafaka, velayet veya koruma tedbiri konularında avukatımızla görüşme yapın.

Güncel Makaleler

Aile Hukuku Yazılarımız

Terk Nedeniyle Boşanma (TMK 164): İhtar Şartı, Süreler ve Eve Dönmeyen Eşe Karşı Dava

Terk nedeniyle boşanma davası altı aylık ayrılığa, dördüncü aydan sonra istenen ihtara ve ihtardan sonra geçen iki aya bağlıdır. Terke zorlayan eşin dava hakkı, ihtarın samimiyeti ve terk vakıasının kusur değerlendirmesine etkisi Yargıtay kararlarıyla birlikte.

Devamını Oku

Evlat Edinme Şartları ve Süreci: Kimler, Nasıl Evlat Edinebilir?

Evlat edinme, il müdürlüğüne başvuruyla başlayan, bir yıllık bakım ve izleme dönemiyle süren ve aile mahkemesi kararıyla tamamlanan bir süreçtir. Otuz yaş, evlilik süresi, on sekiz yaş farkı, ana-baba rızası, ergin evlat edinme ve miras sonuçları TMK m.305-320 üzerinden anlatılır.

Devamını Oku

Babalık Davası Nasıl Açılır? Süre, İspat ve Sonuçları

Evlilik dışında doğan ve tanınmayan çocuk için soybağı, babalık davasıyla mahkeme hükmüyle kurulur. Davacı ve davalı sıfatları, ananın bir yıllık süresi, çocuğun süresiz dava hakkı, babalık karinesi, DNA incelemesi ve hükmün nafaka, velayet, soyadı ve mirasa etkisi TMK m.301-304 üzerinden açıklanır.

Devamını Oku

Soybağının Reddi Davası: Şartlar, Süre ve İspat

Evlilik içinde doğan çocuğun babası kanun gereği kocadır; bu karine yalnız soybağının reddi davasıyla çürütülür. Davacılar, bir yıllık hak düşürücü süreler, DNA incelemesi ve kabul kararının velayet, nafaka ve mirasa etkisi TMK m.285-291 üzerinden açıklanır.

Devamını Oku

Yabancı Uyruklu Eşle Türkiye'de Boşanma: Yetki, Uygulanacak Hukuk, Tebligat ve Velayet

Eşlerden biri yabancıysa Türk mahkemesinin yetkisi, uygulanacak hukuk ve yurt dışındaki eşe tebligat nasıl belirlenir? MÖHUK m.14 basamakları, 2026 tarihli Yargıtay kararları, velayet, nafaka, mal rejimi ve ikamet izni boyutuyla uygulamadaki yol.

Devamını Oku

Güncel Emsal Kararlar

Aile Hukuku İçtihatları

Düğünde Damada Takılan Altın Kimin? Hukuk Genel Kurulu'na Göre Ziynette İspat Yükü

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13 Nisan 2021 tarihli kararında düğünde takılan ziynetin kime ait olduğunu ve bu konuda ispat yükünün hangi tarafta bulunduğunu ele almıştır. Davacı kadın, düğünde takılan altın ve bileziklerin aynen iadesini ya da bedelini istemiş; davalı erkek, yöre adetine göre takıların erkek tarafına ait olduğunu savunmuştur. Aile mahkemesi, köy muhtarının “kıza takıldıysa kızın, oğlana takıldıysa oğlanın olur” yönündeki beyanına dayanarak erkeğe takılanları erkeğin kişisel malı saymış ve 3. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Genel Kurul direnme kararını bozmuştur. Mevzuatta açık hüküm bulunmadığından örf ve adet hukuku uygulanır ve yerleşik uygulamaya göre düğünde takılan ziynet, kim tarafından hangi eşe takılırsa takılsın, aksine anlaşma ya da adet yoksa kadına bağışlanmış sayılır. Genel kuraldan ayrılmayı isteyen erkeğin daha köklü bir adetin varlığını ispatlaması gerekir; tek tanık beyanı yeterli görülmemiştir. Karar davacı kadın lehinedir. Ancak kadının ilk kararda reddedilen beş bileziği temyiz etmemesi davalı lehine usulü kazanılmış hak doğurmuş, bu kalem yönünden direnme isabetli bulunmuştur. Karar oy çokluğuyla verilmiş, karşı oyda yöresel adetin kanıtlandığı görüşü yer almıştır.

Kararı İncele

Eşini Evden Uzaklaştıran Eş Eve Dön İhtarıyla Terk Davası Açabilir mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24 Mayıs 2023 tarihli kararı, eşini evden ayrılmaya zorlayan eşin sonradan gönderdiği eve dön ihtarına dayanarak terk sebebiyle boşanma isteyip isteyemeyeceğini ele alan bir direnme bozmasıdır. Karar, ihtarı alan ve evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle dava açan kadın lehine, terk sebebine dayanan erkek aleyhine sonuç doğurmuştur. Tanık anlatımlarına göre erkek çalıştığı işlerde sebat etmemiş, evin masraflarını karşılamamış, bir tartışmada eşinin boğazını sıkmış ve kadının ailesini arayarak onu boşadığını söylemiştir. Eşler barışıp yeniden bir araya gelmiş, ancak kadın dört ay sonra ailesinin yanına dönmüş; erkek noter aracılığıyla eve dön ihtarı çektikten sonra terk sebebiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi, barışmadan sonra erkeğe yüklenebilecek bir kusurun ispatlanamadığını kabul ederek erkeğin davasını kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi direnme kararında kadının ihtarı etkisiz bırakmak için dava açtığını da belirtmiştir. Genel Kurul, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmeme ve ekonomik şiddet davranışlarının barışmadan sonra da sürdüğünü, bu nedenle af olgusunun gerçekleşmediğini ve kadının ortak konutu terke zorlandığını kabul etmiştir. Diğerini ortak konutu terke zorlayan eş kanun gereği terk etmiş sayıldığından, terk sebebiyle boşanma davası açma hakkı bulunmamaktadır. Direnme kararı oy birliğiyle bozulmuştur.

Kararı İncele

6284 Tedbir Kararı Gerekçesiz Uzatılabilir mi? Kalıp İtiraz Reddine İhlal Kararı

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici tedbir kararının 2018 yılından itibaren altı aylık dönemler hâlinde aralıksız uzatıldığı, uzatma taleplerinin tek taraflı beyana dayandığı ve her itirazın "taraflar arasındaki husumetin niteliği ve niceliği" şeklindeki tek cümlelik kalıp gerekçeyle reddedildiği bir dosyada, Anayasa m.36 kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar vermiştir. Karar, hakkında tedbir uygulanan kişi bakımından LEHE sonuç doğurmaktadır; giderim olarak yeniden yargılama yapılmasına hükmedilmiş, tazminat talebi ise yeniden yargılamanın yeterli giderim sağlayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Kararın taşıdığı ölçüt şudur: ilk tedbir kararında delil ve belge aranmaması, tedbirin sürdürülmesine ilişkin kararlar için de aynı esnekliğin geçerli olduğu anlamına gelmez. Tedbirin uzun süre devam ettirilmesine yol açan uzatma kararlarında, şiddete yol açabilecek yeni bir olgunun bulunup bulunmadığı ilk karara göre daha ayrıntılı incelenmeli, aranan gerekçe standardı yükselmelidir. Yalnızca "derdest soruşturmalar bulunduğu"na değinip bu soruşturmaların niteliğini, şikâyet veya ihbarın zamanını ve kişinin tedbire aykırı davranıp davranmadığını hiç tartışmayan bir uzatma kararı ile itirazı somut değerlendirme yapmadan reddeden itiraz mercii kararı, gerekçeli karar hakkının güvencelerini karşılamamaktadır.

Kararı İncele
Diğer aile hukuku kararları (3)