İlme Hukuk Logo
İLME HUKUK BÜROSUHukuka Güven, Geleceğe Adım
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Ahşap kaplı uzun bir koridor; sol duvardaki kafesli pencerelerden gelen ışık zemine desen düşürüyor

Emsal Kararlar Kütüphanesi

Yargıtay, İstinaf ve Anayasa Mahkemesi'nin güncel ve emsal niteliğindeki kararlarını, hukuki incelemelerimizle birlikte bu arşivde bulabilirsiniz.

Anayasa Mahkemesi09.01.2025

Artırılan Tazminat Miktarına Faiz Hangi Tarihten İşler?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, hatalı tıbbi müdahale nedeniyle açılan tam yargı davasında sonradan artırılan tazminat miktarına yürütülecek faizin başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesini hak ihlali saymıştır. Karar başvurucu lehinedir ve oy birliğiyle verilmiştir. Başvurucu, bir devlet hastanesinde geçirdiği ameliyat sonrasında idarenin hizmet kusuru nedeniyle belden aşağısının felç kaldığını ileri sürerek kazanç kaybı, bakım gideri ve sarf malzemesi gideri kalemlerinden oluşan maddi zarar ile manevi zararının olay tarihinden işleyecek faiziyle tazminini istemiştir. Yargılama sürerken talep edilen miktar artırılmış; derece mahkemeleri dava dilekçesindeki kısım için olay tarihini esas alırken, artırılan kısım için faizi yıllar sonraki artırım tarihinden başlatmıştır. Mahkeme, uzun süren yargılamalarda bu uygulamanın zararın tam karşılığının ödenmesini engellediğini ve başvurulan yargısal yolu etkisiz kıldığını tespit etmiştir. Bu nedenle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkıyla bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine karar verilmiş; ihlalin sonuçlarının giderilmesi için dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili daireye gönderilmiştir. Ayrıca yargısal sürecin uzunluğu nedeniyle yeniden yargılamayla giderilemeyecek zararlar karşılığında başvurucuya net elli beş bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmedilmiştir.

Kararı İncele
Anayasa Mahkemesi25.12.2024
2024/29 2024/226

Manevi Tazminat Kısmen Reddedilirse Yargılama Gideri Davacıya Yüklenir mi?

Anayasa Mahkemesi bu norm denetimi kararında, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmasını öngören 6100 sayılı Kanun m.326 hükmünün ikinci fıkrasını, yalnızca manevi tazminat davaları yönünden iptal etmiştir. Karar, manevi tazminat isteyen davacılar lehine sonuç doğurmuştur. İzmir ve Trabzon yargı yerlerinin itiraz başvuruları birleştirilerek incelenmiş; mahkeme, manevi tazminatın matematiksel bir hesap yöntemi bulunmadığını, tutarın tümüyle hâkimin takdirine bağlı olduğunu ve bu nedenle davacıdan talebinin hangi oranda haklı bulunacağını önceden öngörmesinin beklenemeyeceğini belirtmiştir. Talebini düşük tutarsa hak kaybına uğrayacak, yüksek tutarsa reddedilen kısım üzerinden yargılama giderine ve karşı vekâlet ücretine katlanacak olan kişinin mahkemeye erişim hakkının anayasal güvencelere uygun biçimde kullanıldığından söz edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sınırlamanın kanunilik şartını karşılamadığı gerekçesiyle kural Anayasa m.13 ve m.36 yönünden iptal edilmiştir. Karar oy çokluğuyla alınmış, altı üye karşı oy kullanmıştır. Doğacak hukuksal boşluk nedeniyle iptal hükmünün Resmî Gazetede yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine oy birliğiyle karar verilmiştir. Karara göre 6100 sayılı Kanun m.327 gereksiz gider yaratan tarafı zaten sorumlu tuttuğundan, iptalin temelsiz talepleri artıracağı yönündeki endişe karşılanmış sayılmıştır.

Kararı İncele