İkamet izni uzatma başvurusu reddedilmiş bir yabancı, birkaç hafta sonra il göç idaresine çağrılır ve eline iki ayrı belge verilir: biri valiliğin sınır dışı etme kararı, diğeri aynı gün alınmış idari gözetim kararı. İki belgenin itiraz yolu, mercii ve süresi birbirinden farklıdır; birine karşı idare mahkemesine yedi gün içinde dava açılır, diğeri için sulh ceza hâkimliğine gidilir. Bu iki yolun karıştırılması, yabancının Türkiye'deki hukuki durumunu birkaç gün içinde geri dönüşü zor bir noktaya taşıyabilir.
Sınır dışı etme (uygulamada "deport" olarak da anılır), 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu (YUKK) m. 52 ile m. 60/A arasında düzenlenir. Kanun bir yandan hangi yabancılar hakkında karar alınacağını sayar, bir yandan da kimler hakkında bu kararın alınamayacağını ayrıca belirler. Yargı yolu da genel idari yargılama düzeninden ayrılan kısa süreler ve özel bir durdurma kuralıyla kurulmuştur. Yabancı açısından belirleyici soru, elindeki her kararın hangi merci önünde ve kaç gün içinde tartışılacağıdır.
Sınır dışı etme kararını valilik alır ve gerekçesiyle tebliğ eder
Kararı, Kanunda "Genel Müdürlük" olarak anılan Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine ya da resen valilikler alır (YUKK m. 53/1). Kararın muhatabı yabancının kendisidir; menşe ülkesine, transit gideceği ülkeye ya da üçüncü bir ülkeye gönderilmesi mümkündür (YUKK m. 52). Kolluk tarafından yakalanan ve YUKK m. 54 kapsamında olduğu değerlendirilen yabancı, derhâl valiliğe bildirilir ve valiliğin değerlendirme ve karar süresi kırk sekiz saati geçemez (YUKK m. 57/1).
Kararın şekli de Kanunda belirlenmiştir. Karar gerekçeleriyle birlikte yabancıya ya da yasal temsilcisine veya avukatına tebliğ edilir (YUKK m. 53/2). Yabancı bir avukatla temsil edilmiyorsa kendisi ya da yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. Gerekçesiz bir karar ya da itiraz yolunu göstermeyen bir tebligat, iptal davasında hem şekil yönünden tartışılacak ilk noktadır.
Tebliğ tarihi, bütün yargı yolunun başlangıcıdır. Uygulamada sık karşılaştığımız güçlük, yabancının kendisine okunan ya da imzalatılan belgenin hangisi olduğunu, hangi tarihte tebliğ edildiğini bilmemesidir; dava dilekçesine kararın ve tebliğ tutanağının örneği eklenemediğinde süre hesabı tartışmalı hâle gelir. Bu nedenle tebliğ anında belgenin bir örneğinin alınması ve tarihinin not edilmesi gerekir.
Hangi yabancılar hakkında karar alınır: YUKK m. 54'ün on dört bendi
Kararın alınacağı hâller YUKK m. 54/1'de sınırlı biçimde sayılmıştır. Liste, ceza mahkûmiyetinden vize ihlaline kadar ağırlığı çok farklı hâlleri bir araya getirir:
| Bent | Hâl |
|---|---|
| a | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) m. 59 kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (hapis cezasına mahkûm olup infazı, denetimli serbestliği ya da koşullu salıverilmesi aşamasına gelenler) |
| b | Terör örgütü ya da çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar |
| c | Giriş, vize ve ikamet işlemlerinde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar |
| ç | Geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar |
| d | Kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar |
| e | Vize ya da vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler |
| f | İkamet izni iptal edilenler |
| g | Kabul edilebilir gerekçe olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler |
| ğ | Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler |
| h, ı | Yasal giriş ve çıkış hükümlerini ihlal edenler veya ihlale teşebbüs edenler; giriş yasağına rağmen geldiği tespit edilenler |
| i | Uluslararası koruma başvurusu reddedilen ya da statüsü sona erenlerden Türkiye'de kalma hakkı bulunmayanlar |
| j, k | İkamet izni uzatma başvurusu reddedilip on gün içinde çıkış yapmayanlar; uluslararası kurum ve kuruluşlarca tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler |
Listedeki bentlerin bir kısmı nesnel bir olguya bağlıdır: vize süresinin on günü aşması, iznin iptal edilmesi, uzatma reddinden sonra on gün içinde çıkılmaması. Bu hâllerde dava, çoğunlukla olgunun kendisine ya da sürelerin hesabına yönelir. Örneğin ikamet izni uzatma başvurusunun reddi tebliğ edilmeden çıkış süresinin işletilmesi ya da "kabul edilebilir gerekçe" olarak sunulan hastalık raporunun hiç değerlendirilmemesi, kararın dayanağını zayıflatır.
Diğer bentler ise idarenin takdirine geniş alan bırakan kavramlarla kurulmuştur: "kamu düzeni", "kamu güvenliği", "destekleyici", "ilişkili olduğu değerlendirilen". Bu tür kararlarda idarenin dayandığı somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulup sunulmadığı yargısal denetimin merkezindedir. Davacı açısından da tartışmanın odağı, genel bir kolluk yazısının kararı taşımaya yetip yetmediği ve yabancının kişisel durumu ile aile bağlarının tartılıp tartılmadığıdır. İkamet izninin iptali ve uzatma reddi gibi bu listeye kaynaklık eden işlemler ikamet izni türleri ve başvuru süreci yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Karar alınamayacak hâller: YUKK m. 55 ve geri gönderme yasağı
Yabancı m. 54 kapsamında olsa dahi karar alınamayacak beş hâl YUKK m. 55/1'de sayılmıştır. Kanunun ifadesi "alınmaz" biçimindedir; yani bu hâllerde idarenin takdir yetkisi yoktur:
- Gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar,
- Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler,
- Hayati tehlike arz eden hastalığının tedavisi sürerken gönderileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar,
- Mağdur destek sürecinden yararlanan insan ticareti mağdurları,
- Tedavileri tamamlanıncaya kadar psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları.
Bu değerlendirme YUKK m. 55/2 uyarınca herkes için ayrı yapılır. Toplu ya da şablon bir değerlendirme bu hükümle açıkça dışlanmıştır. Bu kişilere belirli bir adreste ikamet etme ve belirli aralıklarla bildirimde bulunma yükümlülüğü getirilebilir; m. 55 nedeniyle hakkında karar alınmayan yabancıya YUKK m. 46/1-c uyarınca insani ikamet izni verilebilir.
Madde 55'in ilk bendi, Kanunun başında yer alan geri gönderme yasağının (YUKK m. 4) uygulamadaki karşılığıdır. Bu hükme göre Kanun kapsamındaki hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı ya da ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri nedeniyle hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez. Bu hükmün gücü, bendin ileri sürülmesine bağlıdır: risk iddiası somut olgulara, ülke raporlarına ve kişisel geçmişe dayandırılmadan genel ifadelerle yazıldığında mahkemenin değerlendireceği bir malzeme oluşmaz. Vatansız Kişi Kimlik Belgesi sahipleri için de ayrı bir güvence vardır; bu kişiler kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit oluşturmadıkları sürece sınır dışı edilmez (YUKK m. 51/1-b).
İptal davası tebliğden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır
Karara karşı yargı yolu YUKK m. 53/3'te düzenlenmiştir. Fıkra 7533 sayılı Kanunla yeniden yazılmış ve yeni hâli 30 Kasım 2024'te yürürlüğe girmiştir; aynı Kanunla eklenen YUKK geçici m. 3 uyarınca değişiklikler bu tarihten sonra açılan davalara uygulanır. Yürürlükteki metne göre yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Bu süre, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 7'deki altmış günlük genel dava süresinden çok kısadır ve özel kanun hükmü olarak genel kuralın önüne geçer; genel süre düzeni idari dava açma süresi yazısında anlatılmıştır.
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Kanun bu davalar için ayrı bir yetki kuralı koymadığından İYUK m. 32/1'deki genel kural uygulanır: yetkili mahkeme, işlemi yapan idari merciin, yani kararı veren valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. İdare mahkemesi bulunmayan illerde yetki, o ili yargı çevresine alan idare mahkemesine aittir. Yetkinin kamu düzeninden olduğu da İYUK m. 32/2'de açıkça belirtilmiştir.
Fıkra, davanın yürütülmesine ilişkin özel usul kuralları da içerir:
- Mahkemeye başvuran kişi, başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirir.
- Savunmanın verilmesiyle ya da savunma süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır.
- Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa İYUK m. 26/3'teki bir yıllık süre iki ay olarak uygulanır; bu sürede yeni adres bildirilmezse dava açılmamış sayılır.
- Duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir.
- Başvuru, dosyanın tekemmülünden ya da ara karar veya duruşma gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır.
- Mahkemenin kararı kesindir.
İki aylık adres kuralı, geri gönderme merkezinden çıkarılan ya da adres değiştiren yabancılar için özellikle önemlidir. Dava açılırken bildirilen adres değiştiğinde yeni adresin mahkemeye bildirilmesi gerekir; aksi hâlde dosya işlemden kaldırılır ve iki ay geçince dava açılmamış sayılır.
Dava açılması sınır dışı etmeyi kendiliğinden durdurur: İYUK m. 27'den ayrılan özel kural
İdari yargıda genel kural, dava açılmasının dava edilen işlemin yürütülmesini durdurmamasıdır (İYUK m. 27/1). İşlemin uygulanmasını engellemek isteyen davacı, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartlarını ispat ederek yürütmenin durdurulmasını talep eder (İYUK m. 27/2). Bu kararda ise Kanun koyucu farklı bir yol seçmiştir.
Fıkranın son cümlesine göre, yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu koruma mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına bağlı değildir; yedi günlük süre içinde ve dava açıldıysa karar verilene kadar kendiliğinden işler. Yürürlükteki metin, m. 54'ün belirli bentleri için bu korumayı kaldıran bir istisna içermez. Bu nedenle sınır dışı etme davasında ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmesi, sınır dışı edilmeyi önlemek için zorunlu bir adım değildir; talep dilekçede yer alabilir, ama korumanın kaynağı Kanunun kendisidir.
Koruma, yabancının rızasıyla sınırlıdır; kendi isteğiyle çıkmak isteyen yabancı bu güvencenin dışına çıkabilir. Korumanın konusu da dardır: hüküm sınır dışı edilmeyi engeller, idari gözetimi engellemez. Dava süresince yabancı geri gönderme merkezinde tutulmaya devam edebilir; gözetime karşı yol, aşağıda anlatılan sulh ceza hâkimliği başvurusudur. Yargı yoluna başvurulduğunda YUKK m. 46/1-ç uyarınca insani ikamet izni de verilebilir.
İdare mahkemesi kararından sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru
İdare mahkemesinin kararı kesin olduğundan istinaf ve temyiz yolu kapalıdır. Bu durumda olağan başvuru yolları tükenmiş olur ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 47/5 uyarınca kesin kararın öğrenilmesinden itibaren otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Bireysel başvuru, idare mahkemesindeki yargılamanın kendiliğinden sağladığı durdurma etkisini taşımaz. Anayasa Mahkemesi bölümleri, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen ya da talep üzerine karar verebilir (6216 sayılı Kanun m. 49/5); tedbirin verilip verilmeyeceği Mahkemenin değerlendirmesine bırakılmıştır.
Tedbir talebinin dayanağı, idare mahkemesine sunulan risk iddiasıyla aynı olgulardır. İlk derece aşamasında gönderilecek ülkedeki risk somut belgeyle anlatılmamışsa bireysel başvuruda bu boşluğu kapatmak zorlaşır. Dava dilekçesinin, ileride bireysel başvuruya da temel oluşturacak biçimde, risk iddiasını ve aile bağlarını belgeleriyle birlikte içermesi gerekir.
İdari gözetim ayrı bir karardır ve sulh ceza hâkimliğinde denetlenir
Sınır dışı etme kararı yabancının ülkeden çıkarılmasına ilişkin bir karardır; idari gözetim ise bu süreç tamamlanıncaya kadar kişinin özgürlüğünü kısıtlayan ayrı bir işlemdir. Gözetimin şartları YUKK m. 57/2'dedir: hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan kaçma ve kaybolma riski bulunan, giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın tanınan sürede çıkmayan ya da kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik idari gözetim kararı alır ya da YUKK m. 57/A uyarınca gözetime alternatif yükümlülükler getirir. Gözetim kararı alınan yabancı, kırk sekiz saat içinde geri gönderme merkezine götürülür.
Gözetimin süresi Kanunda sınırlanmıştır. Geri gönderme merkezindeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez (YUKK m. 57/3); sınır dışı işlemleri yabancının iş birliği yapmaması ya da ülkesiyle ilgili doğru bilgi veya belge vermemesi nedeniyle tamamlanamazsa en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetimin devamında zaruret olup olmadığı valilikçe her ay değerlendirilir; zaruret görülmezse gözetim derhâl sonlandırılır ve alternatif yükümlülük getirilir (YUKK m. 57/4). Gözetim kararı, uzatma ve aylık değerlendirmelerin sonuçları gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir (YUKK m. 57/5).
Sulh ceza hâkimliğine başvuru için Kanunda süre öngörülmemiştir
İdari gözetim altına alınan kişi, yasal temsilcisi ya da avukatı gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir (YUKK m. 57/6). Başvuru için bir süre öngörülmemiştir; başvuru gözetim devam ettiği sürece yapılabilir. Başvuru gözetimi durdurmaz. Dilekçe idareye verilmişse derhâl yetkili sulh ceza hâkimine ulaştırılır. Hâkim incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır ve kararı kesindir.
Fıkranın son cümlesi bu başvuruyu tek seferlik olmaktan çıkarır: gözetim şartlarının ortadan kalktığı ya da değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Aile bağının belgelenmesi, sabit bir adresin ve kefilin gösterilmesi, pasaportun teslim edilmesi ya da sınır dışı işlemlerinin makul sürede ilerlemediğinin ortaya çıkması, yeni başvurunun tipik dayanaklarıdır. Avukatlık ücretini karşılama imkânı bulunmayan yabancıya talebi hâlinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır (YUKK m. 57/7).
Gözetimin kesin kararla sürdürülmesi hâlinde kişi özgürlüğü yönünden Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu da açılır; süre yine 6216 sayılı Kanun m. 47/5'teki otuz gündür. Gözetim süresince yabancıya yakınlarıyla, noterle, yasal temsilcisiyle ve avukatla görüşme ve telefon hizmetlerine erişim imkânı sağlanması YUKK m. 59/1-b'nin gereğidir.
Gözetime alternatif yükümlülükler
Geri gönderme merkezine konulmayan ya da gözetimi sonlandırılan yabancılar için Kanun yedi alternatif yükümlülük sayar (YUKK m. 57/A-1): belirli adreste ikamet, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllü görev alma, teminat ve elektronik izleme. Bu yükümlülüklerden biri ya da birkaçı getirildiğinde süre yirmi dört ayı geçemez (YUKK m. 57/A-2). Elektronik izlemeye karşı da sulh ceza hâkimine başvurulabilir; hâkim beş gün içinde kesin olarak karar verir (YUKK m. 57/A-5). Yükümlülüklere uymayan yabancının idari gözetim altına alınabileceği de Kanunda öngörülmüştür (YUKK m. 57/A-6).
Türkiye'yi terke davet süresi ve çıkış izin belgesi
Her sınır dışı etme kararı yabancının derhâl gönderilmesi sonucunu doğurmaz. Karar alınan yabancıya, kararda belirtilmek kaydıyla, Türkiye'yi terk edebilmesi için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır ve kendisine harca tabi olmayan bir Çıkış İzin Belgesi verilir (YUKK m. 56). Vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır.
Bu süre herkese tanınmaz. Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler, sahte belge kullananlar, asılsız belgeyle ikamet izni almaya çalışanlar ya da alanlar ile kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar bu sürenin dışındadır. Terke davet süresi, giriş yasağı yönünden de önem taşır: YUKK m. 9/5'e göre süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. Süre tanınan bir kararın dava yoluyla mı, yoksa süre içinde çıkışla mı karşılanacağı, yabancının ileride yeniden Türkiye'ye gelme planıyla birlikte değerlendirilmesi gereken bir tercihtir.
Giriş yasağı ve tahdit kodları: G-87 kodu neyi gösterir
Ülkeden çıkarılan yabancı için sürecin ikinci yarısı giriş yasağıdır. Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların girişi, YUKK m. 9/2 uyarınca Göç İdaresi Başkanlığı ya da valilikler tarafından yasaklanır. Başkanlık ayrıca kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından girişinde sakınca görülen yabancıların girişini, sınır dışı kararı olmaksızın da yasaklayabilir (YUKK m. 9/1). Giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni ya da kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde Başkanlık bu süreyi en fazla on yıl daha artırabilir (YUKK m. 9/3).
Yasağın kaldırılmasına ve yumuşatılmasına da Kanunda imkân tanınmıştır. Vize veya ikamet süresi dolduktan sonra, durumu tespit edilmeden çıkmak için valiliğe kendiliğinden başvuran ve idari para cezasını ödeyen yabancı hakkında, Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamışsa giriş yasağı kararı alınmayabilir (YUKK m. 9/4). Başkanlık giriş yasağını kaldırabilir ya da yasak saklı kalmak kaydıyla belirli bir süre için girişe izin verebilir (YUKK m. 9/6); idari para cezaları ve kamu alacakları sebebiyle girişin ön izin şartına bağlanması da mümkündür (YUKK m. 9/7). Seyahat masrafları geri ödenmediği sürece yabancının girişine izin verilmeyebileceği ayrıca YUKK m. 60/3-ç'de düzenlenmiştir.
Uygulamada giriş yasakları ve kısıtlamalar, kişinin kaydına işlenen harf ve rakamlardan oluşan tahdit kodlarıyla izlenir. Bu kodların listesi ve her birinin anlamı resmî olarak yayımlanmamıştır; yabancı çoğunlukla kodu sınır kapısında geri çevrildiğinde ya da bir ikamet başvurusu reddedildiğinde öğrenir. G-87 kodu, uygulamada genel güvenlik açısından tehdit oluşturduğu değerlendirilen yabancılara konulan kod olarak bilinir ve hukuki dayanağı çoğunlukla YUKK m. 9/1'deki kamu düzeni ve kamu güvenliği gerekçesidir. Kodun kendisi bir sonuç değil, arkasındaki giriş yasağı işleminin kayıttaki görüntüsüdür; yargısal denetimin konusu da o işlemdir.
Giriş yasağına karşı yol: başvuru ve altmış günlük iptal davası
Giriş yasağına ilişkin tebligatı, m. 9/1 kapsamındakilere sınır kapısındaki yetkili makam, sınır dışı edilenlere ise valilikler yapar (YUKK m. 10); tebligat itiraz haklarının nasıl kullanılacağını da içermelidir. Kanun giriş yasağı için sınır dışı etme kararındaki gibi kısa bir dava süresi öngörmediğinden, bu işleme karşı iptal davası İYUK m. 7'deki genel kurala göre tebliğden ya da işlemin öğrenilmesinden itibaren altmış gün içinde açılır. Yetkili mahkeme yine işlemi yapan merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir; kararı Başkanlık vermişse bu, Ankara idare mahkemeleridir.
Davaya ya da kaldırma başvurusuna hazırlıkta ilk adım, kayıttaki kodun ve dayanağı olan işlemin öğrenilmesidir. Bilgi edinme ve kişisel verilere erişim başvurularıyla ya da dava sırasında mahkemenin idareden dosyayı istemesiyle işlemin gerekçesi ortaya çıkar. Gerekçesi açıklanmayan, soyut bir güvenlik değerlendirmesine dayanan işlemlerde idarenin dosyaya somut bilgi sunup sunmadığı, iptal davasının sonucunu belirleyen başlıca sorudur.
Uluslararası koruma başvurusu sınır dışı sürecini nasıl etkiler
Uluslararası koruma başvurusu, sınır dışı etme sürecinde ayrı bir hukuki düzen başlatır. Koruma kararlarına karşı itiraz ya da yargılama süreci sonuçlanıncaya kadar ilgili kişinin ülkede kalışına izin verilir (YUKK m. 80/1-e). Başvuru sahibi, sadece uluslararası koruma başvurusunda bulunduğu için idari gözetim altına alınamaz (YUKK m. 68/1); gözetim istisnai bir işlemdir, Kanunda sayılan dört hâlle sınırlıdır ve süresi otuz günü geçemez (YUKK m. 68/5). Başvuru sahibinin gözetimine karşı da sulh ceza hâkimine başvurulabilir; inceleme beş gün içinde sonuçlandırılır ve karar kesindir (YUKK m. 68/7).
Bu korumanın iki önemli sınırı vardır. Birincisi YUKK m. 54/2'dir: m. 54/1'in (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında olduğu değerlendirilen başvuru sahibi ya da statü sahibi hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir. İkincisi m. 54/1-i'dir: başvurusu reddedilen, kabul edilemez bulunan, geri çeken ya da statüsü sona eren kişi, son karardan sonra Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye'de kalma hakkı bulunmuyorsa sınır dışı etme kararının muhatabı olur.
Koruma kararlarına karşı süreler de sınır dışı etme kararındaki yedi günden farklıdır. Kararlara karşı tebliğden itibaren on gün içinde Uluslararası Koruma Değerlendirme Komisyonuna itiraz edilebilir (YUKK m. 80/1-a); m. 68, 72 ve 79 kapsamındaki kararlara karşı ise yalnız yargı yolu açıktır. Hızlandırılmış değerlendirme (m. 79) ve kabul edilemez başvuru (m. 72) kararlarına karşı idare mahkemesine dava süresi on beş gün, diğer kararlara karşı otuz gündür (YUKK m. 80/1-ç). Aynı kişi hakkında hem koruma kararı hem sınır dışı etme kararı varsa, her birinin süresi kendi tebliğ tarihinden ayrı ayrı hesaplanır.
Dava dilekçesinde ve dosyada belirleyici olan belgeler
Yedi günlük süre, dilekçenin kapsamlı bir araştırmayla hazırlanmasına çoğu zaman imkân vermez. Bu yüzden dosyanın omurgası, tebliğ edilen belgeler ve yabancının elinde hazır bulunan kayıtlardır: sınır dışı etme kararı ve tebliğ tutanağı, varsa idari gözetim kararı, pasaport ve giriş-çıkış kayıtları, ikamet izni geçmişi ile ret veya iptal kararları. Dilekçede kararın hangi bende dayandığı, o bendin olgusal şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve m. 55 kapsamında bir engel bulunup bulunmadığı ayrı başlıklar hâlinde ele alınmalıdır.
Kişisel ve ailevi bağlar, ölçülülük değerlendirmesinin temel malzemesidir. Türk vatandaşı eşle yapılmış evlilik, Türkiye'de okula giden çocuklar, uzun süreli yasal ikamet, kayıtlı iş ilişkisi ve sabit adres belgelenebiliyorsa dilekçeye eklenmelidir. Sağlık durumu ileri sürülecekse güncel hastane raporları ve tedavinin gönderilecek ülkede sürdürülüp sürdürülemeyeceğine ilişkin bilgi, m. 55/1-b ve c bentlerinin dayanağıdır. Risk iddiasında ise kişisel geçmişi anlatan bir beyan ile ülke durumuna ilişkin güncel raporlar birlikte sunulmalıdır.
Dosyalarda gördüğümüz kadarıyla en sık yaşanan kayıp, sınır dışı etme kararının, ondan önce alınmış ikamet reddiyle aynı süreye tabi olduğunun sanılmasıdır; altmış günlük ret davası beklenirken yedi günlük süre geçmiş olur. İki işlem için ayrı dava açılması, gerekiyorsa davaların birleştirilmesinin mahkemeden istenmesi mümkündür. Türkiye dışında bulunan ya da Türkçe bilmeyen yabancılar için vekâletnamenin konsolosluk veya noter aracılığıyla hızla düzenlenmesi süreyi korumanın pratik şartıdır; yurt dışından yürütülen dosyalara ilişkin genel bilgi İngilizce hizmet sayfasında yer alır. Yalova'da ikamet eden yabancıların ikamet, çalışma izni ve sınır dışı süreçlerine ilişkin yerel çerçeve ise Yalova yabancılar hukuku sayfasında anlatılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Sınır dışı etme kararına karşı dava açma süresi kaç gündür?
Dava, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde açılır (YUKK m. 53/3). Bu süre idari davalardaki genel altmış günlük sürenin yerine geçen özel bir süredir. Süre, kararın yabancıya, yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edildiği tarihten başlar.
Dava açıldığında yabancı sınır dışı edilebilir mi?
Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Bu sonuç, mahkemenin ayrıca yürütmeyi durdurma kararı vermesine bağlı değildir. Koruma yalnız gönderilmeyi engeller; idari gözetimin sürmesine engel değildir.
Deport kararı iptal davasında verilen karar temyiz edilebilir mi?
İdare mahkemesinin sınır dışı etme davasında verdiği karar kesindir; istinaf ve temyiz yolu bulunmaz. Kesin karardan sonra otuz gün içinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Bireysel başvurunun kendisi sınır dışı edilmeyi durdurmaz; bunun için Anayasa Mahkemesinden tedbir talep edilmesi gerekir.
İdari gözetim kararına itiraz için süre var mıdır?
Sulh ceza hâkimine başvuru için Kanunda bir süre öngörülmemiştir (YUKK m. 57/6); başvuru gözetim sürdüğü müddetçe yapılabilir. Hâkim beş gün içinde kesin olarak karar verir. Şartların değiştiği ya da ortadan kalktığı iddiasıyla yeni bir başvuru yapılması da Kanunda açıkça öngörülmüştür.
İdari gözetim en fazla ne kadar sürebilir?
Geri gönderme merkezindeki gözetim altı ayı geçemez ve yalnız yabancının iş birliği yapmaması ya da doğru bilgi veya belge vermemesi hâlinde en fazla altı ay daha uzatılabilir. Gözetimin devamındaki zaruret valilikçe her ay değerlendirilir. Uluslararası koruma başvuru sahiplerinde gözetim süresi otuz günle sınırlıdır.
G-87 kodu kaldırılabilir mi?
Kodun arkasındaki giriş yasağı işlemi, Göç İdaresi Başkanlığına yapılacak kaldırma başvurusuyla ya da işleme karşı açılacak iptal davasıyla denetlenebilir. Giriş yasağına karşı dava süresi, özel bir süre öngörülmediği için İYUK m. 7'deki altmış gündür. Başkanlık, YUKK m. 9/6 uyarınca yasağı kaldırabilir ya da belirli bir süre için girişe izin verebilir.
Uluslararası koruma başvurusu yapan kişi hakkında sınır dışı kararı alınabilir mi?
Başvuru sahibinin itiraz ve yargılama süreci boyunca ülkede kalışına izin verilir (YUKK m. 80/1-e). Bunun istisnası, m. 54/1'in (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında olduğu değerlendirilen kişilerdir; bunlar hakkında koruma işlemlerinin her aşamasında karar alınabilir (YUKK m. 54/2). Başvurusu reddedilen ve Türkiye'de kalma hakkı bulunmayan kişi ise m. 54/1-i kapsamına girer.
Tebliğ gününden itibaren işleyen üç ayrı takvim
Sınır dışı etme sürecinde aynı gün tebliğ edilen belgeler, birbirinden bağımsız üç takvim başlatır. Bunlardan ilki olan sınır dışı etme kararı için yedi günlük iptal davası süresi işler ve bu süre içinde ya da dava sürerken yabancı, rızası olmadıkça gönderilmez. İdari gözetim kararı için süreye bağlı olmayan, beş gün içinde sonuçlanan ve şartlar değiştikçe yenilenebilen sulh ceza hâkimliği yolu vardır. Giriş yasağı için ise altmış günlük genel dava süresi ve Başkanlık nezdinde kaldırma başvurusu imkânı söz konusudur. Aşağıdaki tabloda bu üç yolun yanında, gözetim yolunun bir parçası olan elektronik izleme başvurusu ile kesin kararlardan sonra açılan bireysel başvuru da yer alır.
| İşlem | Merci | Süre | Karar |
|---|---|---|---|
| Sınır dışı etme kararı (YUKK m. 53/3) | İdare mahkemesi | Tebliğden itibaren 7 gün | 15 gün içinde, kesin |
| İdari gözetim (YUKK m. 57/6) | Sulh ceza hâkimliği | Kanunda süre yok | 5 gün içinde, kesin |
| Elektronik izleme (YUKK m. 57/A-5) | Sulh ceza hâkimliği | Kanunda süre yok | 5 gün içinde, kesin |
| Giriş yasağı (YUKK m. 9) | İdare mahkemesi | 60 gün (İYUK m. 7) | Genel kanun yolları |
| Kesin karardan sonra bireysel başvuru | Anayasa Mahkemesi | 30 gün (6216 s. K. m. 47/5) | Tedbir talebi ayrıca |
Süreye bağlı yolların her biri kendi başlangıç tarihinden hesaplanır; dava süreleri tebliğden, bireysel başvuru süresi kesin kararın öğrenilmesinden işler ve biri için yapılan başvuru diğerinin süresini durdurmaz. Dosyanın başında kararların hangi bentlere dayandığının, tebliğ tarihlerinin ve m. 55 kapsamında ileri sürülebilecek engellerin aynı anda belirlenmesi, sonraki bütün adımların dayanağını oluşturur.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.
Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Görev Yorgunluğu Kalp Krizini Tetiklerse İdare Tazminattan Sorumlu mu? Danıştay Kararı
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 17.11.2025

Yönetmeliğe Dava Süresi Geçtiyse Uygulama İşlemiyle Yeniden Dava Açılabilir mi?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 13.11.2025

İmar Para Cezasında Bir Aylık Giderme Hakkı Bildirilmezse Ek Ceza İptal Edilir mi?
Danıştay 6. Daire, 24.12.2025
Bu konuyla ilgili yazılar

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlandı: Atamanın Reddine Karşı İptal Davası (7315 Sayılı Kanun)
22 Ekim 2026, 18 dk okuma

Tam Yargı Davası: İdarenin Hizmet Kusuru ve Kusursuz Sorumluluğu, Başvuru ve Tazminat
16 Ekim 2026, 17 dk okuma

İdari Dava Açma Süresi (İYUK 7): Tebliğ, İlan, Zımni Ret ve Özel Süreler
16 Ekim 2026, 18 dk okuma

