İlme Hukuk Logo
İLMEHUKUK BÜROSU
İLME HUKUK BÜROSU
Hemen AraRandevu Al
Yarı kapalı jaluzilerin arasından odaya süzülen çizgili gün ışığı

Güvenlik Soruşturması Olumsuz Sonuçlandı: Atamanın Reddine Karşı İptal Davası (7315 Sayılı Kanun)

Arşiv araştırması her kamu görevlisi adayı için, güvenlik soruşturması yalnız Kanun'un saydığı görevler için yapılır. Hangi kayıtların kullanılabildiği, komisyonun rolü, HAGB, kovuşturmaya yer olmadığı kararı ve akraba kaydı karşısında Danıştay çizgisi ile iptal davasının süresi ve dilekçe talepleri.

Yayın
22 Ekim 2026
Okuma süresi
18 dk
Hukuk alanı
İdare Hukuku
Av. Mesut İLME — Yalova Barosu

Av. Mesut İLME

Yalova Barosu, sicil 287

Yayın
22 Ekim 2026
18 dk
okuma

Kurayla yerleştirilen bir öğretmen adayı, sözlü sınavı geçmiş bir uzman yardımcısı ya da eğitimini tamamlamak üzere olan bir astsubay adayı aylarca atama yazısını bekler; gelen yazıda ise tek cümle vardır: "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunuz olumsuz değerlendirilmiştir." Yazıda hangi kaydın esas alındığı çoğu zaman yazmaz. Adayın aklına ilk gelen sorular da aynıdır: yıllar önce kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanan dosya mı, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı eski bir dava mı, yoksa bir yakını hakkındaki kayıt mı? Bu soruların cevabı 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun hangi kaydın kullanılabileceğini sayan hükümlerinde ve Danıştay'ın bu hükümleri nasıl uyguladığında yatar.

7315 sayılı Kanun 7 Nisan 2021'de kabul edilmiş, 17 Nisan 2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Uygulama ayrıntıları, Kanun'un 12. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 3 Haziran 2022 tarihli, 31855 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yapılmasına Dair Yönetmelik'tedir (Cumhurbaşkanı Kararı sayısı 5649). Anayasa Mahkemesi, Kanun'un iptali istenen hükümlerine yönelik talepleri 4 Aralık 2024 tarihli kararıyla reddetmiştir (E. 2021/60, K. 2024/200; Resmî Gazete 26 Mart 2025, sayı 32853). Bugün uygulanan çerçeve bu üç metinden oluşur.

Arşiv araştırması her kamu görevlisi adayı için, güvenlik soruşturması yalnız Kanun'un saydığı görevler için yapılır

İki inceleme aynı şey değildir ve hangisinin yapıldığı, değerlendirmeye hangi bilgilerin girebileceğini belirler. 7315 sayılı Kanun m. 3/1'e göre arşiv araştırması, "statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında" yapılır. Yani kadrolu memur, sözleşmeli personel ya da kamuda çalıştırılacak başka bir statüdeki aday için arşiv araştırması kural olarak yapılır; yeniden atamada da tekrarlanır.

Güvenlik soruşturması ise arşiv araştırmasıyla birlikte ve yalnız m. 3/2'de sayılan gruplar için yapılır. Bu gruplar şunlardır:

  • yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olması hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün zarar görebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimlerde çalışacaklar,
  • Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli,
  • ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel,
  • kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler,
  • üst kademe kamu yöneticileri,
  • özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturmasına tabi tutulan kişiler,
  • millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde statüsüne bakılmaksızın istihdam edilenler.

Gizlilik dereceli birimin hangisi olduğu Kanun'da tek tek sayılmamıştır. Yönetmelik m. 6/2, kurumların bu birimleri kendilerinin belirleyeceğini öngörür; ancak her kurumun teftiş ve denetim birimlerini, personel birimlerini, bilgi işlem birimlerini ve özel kalem müdürlüklerini gizlilik dereceli birim sayar. Bu yüzden bir bakanlığın personel dairesine atanacak bir memur adayı, unvanı sıradan görünse de güvenlik soruşturmasına tabi olabilir.

Bazı özel kanunlara da aynı Kanun'la ek hükümler konmuştur (m. 13): askeri okullar ve Millî Savunma Üniversitesi öğrencileri, Sahil Güvenlik ve Jandarma adına eğitim görecekler, Polis Akademisi öğrencileri, kaymakam adayları ile Dışişleri Bakanlığının aday meslek memurları ve yurt dışı teşkilatında doğrudan istihdam edilecek personel bu kapsamdadır. Eski düzenleme olan 4045 sayılı Kanun aynı maddeyle yürürlükten kaldırılmış, mevzuatta ona yapılan atıflar 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılmıştır (m. 14).

Arşiv araştırmasıGüvenlik soruşturması
Kimler hakkındaİlk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacak herkesYalnız m. 3/2'de ve özel kanunlarda sayılan görevler
KapsamAdli sicil, aranma, tahdit, ceza dosyası olguları, kamu görevinden çıkarılma (m. 4)Arşiv araştırmasına ek olarak kolluk ve istihbarat verileri, yabancılarla ilişik, örgütlerle irtibat (m. 5)
YöntemMevcut kayıtlardan tespitMevcut kayıtlar ve denetime elverişli yöntemlerle yerinden araştırma
DeğerlendirenAtama yapacak kurumdaki Değerlendirme Komisyonu; kararı atamaya yetkili amir verir (m. 7)

"Arşiv araştırması" ile adli sicildeki "arşiv kaydı" ayrı kavramlardır

İki kavram aynı kelimeyi taşıdığı için sık karıştırılır. Adli sicil arşiv kaydı, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'na göre adli sicilden çıkarılan mahkûmiyetlerin belirli süre tutulduğu kayıttır ve kendi silinme süreleri vardır; bu sürelerin nasıl işlediği adli sicil kaydının silinmesi ve arşiv kaydı yazısında ayrıntılı olarak açıklanmıştır. 7315 sayılı Kanun'daki arşiv araştırması ise bir kayıt değil, bir incelemedir: adli sicil kaydı onun yalnız bir kalemidir. Arşiv kaydı silinmiş bir kişi hakkında arşiv araştırması yapıldığında, Kanun'un saydığı diğer kalemler (aranma, tahdit, soruşturma ve kovuşturma olguları) yine incelemeye girebilir.

Araştırmaya giren bilgiler Kanun'da sayılmıştır ve hepsi kişinin kendisine ilişkindir

İdarenin istediği her bilgiyi kullanması mümkün değildir; inceleme konusu kalem kalem belirlenmiştir. Arşiv araştırması m. 4/1'e göre şu hususların mevcut kayıtlardan tespitidir:

  • kişinin adli sicil kaydı (a),
  • kişinin kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığı (b),
  • kişi hakkında herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı (c),
  • kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 171/5 ve m. 231/13 kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olgular (ç),
  • kişi hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası bulunup bulunmadığı (d).

(ç) bendi uygulamada en çok tartışılan kalemdir. CMK m. 171/5 kamu davasının açılmasının ertelenmesi, m. 231/13 ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarının tutulduğu özel sisteme ilişkindir. Bu iki karar türü normal adli sicil kaydında görünmez; arşiv araştırmasına ise kanun koyucunun açık tercihiyle dahil edilmiştir. "Sonuçlanmış soruşturma" ifadesi de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanan dosyaların olgularının incelemeye girebileceğini gösterir. Anayasa Mahkemesi çoğunluğu, bu bentteki yargısal kararların ceza yargılamasına ilişkin olduğunu, kişi hakkındaki hukuk ve idari yargı kararlarının arşiv araştırmasına konu edilmediğini kabul etmiştir. HAGB kararının memuriyet ve güvenlik soruşturmalı kadrolardaki etkisi hükmün açıklanmasının geri bırakılması sayfasında ayrıca ele alınmıştır.

Güvenlik soruşturması, bunlara ek olarak m. 5/1'deki üç kalemi kapsar: görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk ve istihbarat birimlerindeki olgusal veriler (a), yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişik (b), terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulmuş örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığı (c). Bu tespit hem mevcut kayıtlardan hem de "kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle" yapılır.

Maddelerin ortak özelliği, her kalemin "kişinin" kendisine bağlanmış olmasıdır. Adayın anne-babası, kardeşleri ya da eşi hakkında araştırma yapılacağına dair bir kalem yoktur. Bu lafız, akraba hakkındaki istihbari bilgiye dayanan bir değerlendirmeyi hukuka aykırı bulan bölge idare mahkemesi kararını onayan Danıştay 2. Dairesinin 2026 tarihli kararıyla da uyumludur.

İncelemeyi MİT, Emniyet ve mülki amirlikler yapar; yetkileri taleple sınırlıdır

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerince yapılır (m. 6/1). Bu birimler kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak bakanlıklar ile kamu kurumlarının arşivlerinden ve elektronik bilgi işlem merkezlerinden bilgi almaya yetkilidir (m. 6/2). Yetkili personelin hukuka aykırı sorgulama yapması, bilgisayar erişim kayıtlarını (log) değiştirmesi ya da öğrendiği bilgileri yetkisiz kişilerle paylaşması yasaklanmıştır (m. 6/3); bu yasağın ihlali hâlinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun ceza ve kabahat hükümleri uygulanır (7315 s. K. m. 11).

Olumsuz kararı Değerlendirme Komisyonu değil, atamaya yetkili amir verir

İnceleme birimleri bir sonuç yazmaz; Kanun'a göre "yorum içermeyen olgusal veriler" atama yapacak kurumun Değerlendirme Komisyonuna iletilir (m. 7/2). Komisyon bakanlıklarda bakan yardımcısının, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının, diğer kurumlarda en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin başkanlığında; teftiş veya denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülen diğer birimlerden birer üyeyle, başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda kurulur (m. 7/1).

Komisyonun görevi de sınırlıdır: kendisine iletilen verilere ilişkin "nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar" (m. 7/3). Atamanın yapılmaması ya da sözleşmenin feshedilmesi kararını veren makam atamaya yetkili amirdir ve dava da bu işleme karşı açılır. Anayasa Mahkemesi aynı kararında bu yapıyı bir güvence olarak nitelemiş; Kanun kapsamında elde edilen verilerin "atamanın veya alımın yapılacağı görevin gerektirdiği niteliklerle ilgisinin olması, yorum içermemesi ve olgusal bir temele dayanması, nesnel ve gerekçeli şekilde yazılı olarak ilgili mercilere sunulması gerekir" demiştir (E. 2021/60, K. 2024/200, § 225).

Bu üç ölçüt (görevle ilgi, olgusal temel, gerekçe) iptal davasında işlemin sebep unsurunu denetlemenin de çerçevesidir. Komisyon değerlendirmesi yalnız "olumsuz" ibaresinden ibaretse ya da hangi olgunun hangi görev niteliğiyle neden bağdaşmadığını göstermiyorsa, gerekçe yükümlülüğünün karşılanıp karşılanmadığı davada tartışılır. Uygulamada en sık karşılaştığımız tablo, adaya tebliğ edilen yazının yalnız sonucu bildirmesi, komisyon tutanağının ise ancak dava dosyasına getirtildiğinde görülebilmesidir.

Olumsuz sonuç tebliğ edilir; aday kendi verilerine erişebilir, istihbari bilgiler ise yargılamada görülür

Atamanın yapılmaması, adaylıkla ilişiğin kesilmesi ya da sözleşmenin feshi kesin ve yürütülmesi gereken bir idari işlemdir; dava açma süresi bu işlemin yazılı bildirimini izleyen günden işlemeye başlar. Bildirim yazısında komisyonun gerekçesi yer almasa bile süre bu tebliğle başlar; gerekçenin öğrenilmesini beklemek süreyi durdurmaz.

Kanun m. 8/1, kişinin istihbari faaliyetlere konu olmayan kişisel verileri hakkında bilgilendirilmesi, bu verilere erişmesi, düzeltilmesini ve silinmesini istemesi için tedbir alınacağını öngörür. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise millî savunma, millî güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni ve ekonomik güvenlik ile ilgili istihbarat faaliyetleri kapsamında elde edilen bilgilerin kişiye verilemeyeceğini düzenler. Yani adli sicil, aranma ve ceza dosyası olgularına idare nezdinde erişim talep edilebilir; istihbari nitelikteki bilgiler ise idari başvuruyla açıklanmaz.

Bu kısıtlamanın yargılamadaki karşılığı Kanun'un iki hükmündedir. Komisyon değerlendirmeleri "mahkemeler tarafından istenildiğinde" sunulur (m. 7/3) ve veriler işleme karşı dava açılmışsa karar kesinleşmeden silinemez (m. 10/3). Anayasa Mahkemesi bu hükümleri birlikte okuyarak şu sonuca varmıştır: "Dolayısıyla veri sahibinin yargılama esnasında istihbari nitelik taşıyan bu verileri görmesi ve bunları yargılamada tartıştırması mümkündür." (§ 224). Mahkeme, bu imkân nedeniyle istihbari bilgilerin idari başvuru güvencelerinden istisna tutulmasını silahların eşitliği ilkesine aykırı bulmamıştır (§ 226). Davacının dilekçede komisyon değerlendirmesinin ve dayanağı verilerin dosyaya getirtilmesini açıkça istemesi bu yüzden davanın merkezindedir.

Veriler iki yılda silinir, dava açılmışsa karar kesinleşinceye kadar saklanır

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde ya da her durumda iki yılın sonunda değerlendirme komisyonlarınca silinir ve yok edilir (m. 10/1). İnceleme birimlerindeki, istihbari faaliyete konu olmayan veriler de iki yılın sonunda silinir (m. 10/2). Kural, dava açılmış dosyada istisnaya tabidir: veriler karar kesinleşmeden silinemez ve mahkemenin talepleri komisyonun bağlı olduğu kurum tarafından karşılanır (m. 10/3). Bu istisna, uzun süren bir yargılamada idarenin "veri silindi" gerekçesiyle dayanağı sunamamasının önüne geçer.

Danıştay çizgisi: olumsuz değerlendirme adayın kendisine ait, hukuken geçerli ve göreve yansıyan bir olguya dayanmalıdır

7315 sayılı Kanun dönemindeki kararlarda öne çıkan soru, kayıtta görünen bir olgunun tek başına olumsuz değerlendirmeye yetip yetmediğidir. Daireler, ceza dosyasının nasıl sonuçlandığını, olgunun adayın kendisine ait olup olmadığını ve idarenin dayanağı yargılamada ortaya koyup koymadığını ayrı ayrı incelemektedir.

HAGB ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı tek başına yeterli görülmemiştir

Danıştay 12. Dairesi, Devlet hizmet yükümlüsü olarak bir devlet hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacının dosyasında bu soruyu doğrudan ele almıştır (E. 2025/5960, K. 2026/40, 12 Ocak 2026). Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen yargılamada etkin pişmanlık indirimi uygulanmış ve hükmün açıklanması geri bırakılmıştı. İdare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi, ceza kararındaki olguların görevin niteliği karşısında olumsuz değerlendirmeyi haklı kıldığını kabul etmişti. Daire ise HAGB kararının hukuki sonuç doğurmayacağının CMK m. 231'de açıkça belirtildiğini, davacının kamu görevine engel bir mahkûmiyet hükmünün bulunmadığını ve HAGB kararının kesinleştiğini esas alarak atamanın yapılmamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varmış, kararı bozmuştur. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy, uyuşmazlığın esasına değil, bölge idare mahkemesinin temyiz istemini reddetmesinin yerinde olduğu görüşüne dayanır.

Aynı Daire, aynı gün verdiği başka bir kararda sözleşmeli er olarak görev yapan davacının sözleşmesinin güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle feshedilmesini incelemiştir (E. 2025/458, K. 2026/49, 12 Ocak 2026). Davacı hakkında tehdit suçundan HAGB kararı ve taksirle yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı vardı; başka olumsuz tespit yoktu. İlk derece mahkemesi bu durumda fesih işleminde kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmediği sonucuna varmış, Daire de iptal kararını onamıştır. Daire yalnız parasal hakların faiz başlangıcını düzeltmiş, idareye başvuru yoksa yasal faizin dava tarihinden işletileceğini belirtmiştir.

Bu iki kararın 7315 sayılı Kanun m. 4/1-ç ile birlikte okunması gerekir. HAGB ve ertelenen kamu davası kararları araştırmaya dahil edildiği için idarenin bu kayıtları görmesi hukuka aykırı değildir; yargısal denetimin konusu, bu kayıtların tek başına atamamaya gerekçe yapılıp yapılamayacağıdır. Kayıt dışında, görevin niteliğiyle bağlantılı başka bir olgusal tespit bulunan dosyalarda sonuç farklılaşabilir.

Kardeş veya kardeşin eşi hakkındaki istihbari bilgi adayın aleyhine kullanılamamıştır

Danıştay 2. Dairesi, astsubay meslek yüksekokulu öğrencisinin güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığı için muvazzaf astsubay adaylığı eğitiminden ilişiğinin kesildiği dosyada bölge idare mahkemesinin iptal kararını onamıştır (E. 2024/4303, K. 2026/251, 15 Ocak 2026). Bölge idare mahkemesi, davacı hakkında hukuken geçerli kabul edilebilecek bir olumsuz tespit bulunmadığını ve değerlendirmenin davacının kız kardeşi ile kardeşinin eşi hakkında elde edilen istihbari bilgiye dayandığını belirlemişti. Karar oyçokluğuyla verilmiştir; karşı oy, işlemin 4045 sayılı Kanun döneminde tesis edildiğini ve 7315 sayılı Kanun'un geriye yürütülemeyeceğini savunmuştur. Yeni Kanun'un yürürlüğünden sonra tesis edilen işlemlerde ise m. 4 ve m. 5'teki kalemlerin "kişinin" kendisine bağlanmış olması, akrabaya ilişkin bilginin değerlendirmeye esas alınmasının lafzi dayanağını da zayıflatır.

İdare dayanağını ortaya koymalı, mahkeme de kendiliğinden araştırma yapmalıdır

Yargısal denetim tek yönlü değildir; idarenin aleyhine olduğu kadar eksik incelemeyle verilen iptal kararlarına karşı da işler. Danıştay 5. Dairesi, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesine göre kamu görevinden çıkarılan ve hakkında terör örgütü propagandası suçundan kovuşturmanın ertelenmesine karar verilmiş bir davacının dosyasında, ilk derece mahkemesinin iptal kararına karşı istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur (E. 2025/12993, K. 2025/14492, 11 Aralık 2025). Daire, işlemin sebep unsuru yönünden denetiminin "bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlı" olduğunu belirtmiş; ancak mahkemenin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m. 20'deki resen araştırma ilkesi uyarınca ilgili kurumlardan bilgi istemeden karar vermesini eksik inceleme saymıştır.

Bu karar bir güvenlik soruşturması dosyası değil, kamu görevinden çıkarma dosyasıdır; ancak sebep unsurunun denetimine ilişkin bu ilkenin, güvenlik soruşturmasına dayanan işlemlerde de yol gösterici olması beklenir. Dayanağı dosyaya sunmayan idare işlemin sebebini kanıtlayamamış olur; mahkeme ise yalnız ceza dosyasının sonucuna bakarak değil, idarenin dayandığı olguları getirterek karar verir. Davacının iddialarını bu iki yükümlülüğe göre kurması, davanın hangi delil üzerinde tartışılacağını belirler.

Aynı olgu her görevde aynı ağırlığı taşımaz

Kanun m. 5/1-a, güvenlik soruşturmasında incelenecek kolluk ve istihbarat verilerini "görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili" olanlarla sınırlamıştır; Anayasa Mahkemesi de verilerin atanılacak görevle ilgisini değerlendirmenin ön şartı saymıştır. Bu ölçüt, olumsuz değerlendirmenin görevin niteliğine göre farklı sonuç doğurabileceği anlamına gelir. Bir ceza infaz kurumunda çalışacak personel, bir istihbarat birimine atanacak memur ya da bir okulda öğretmenlik yapacak aday için aynı olgunun görevle bağlantısı farklı kurulur. Tabip adayına ilişkin dosyada ilk derece mahkemesinin "icra edeceği kamu görevinin önem ve niteliği"ni gerekçesine koyması da bu bağlantının arandığını gösterir; Daire'nin bozma kararı ise bağlantının HAGB kararının hukuki niteliği karşısında kurulamayacağı noktasında ayrışmıştır.

Görevle ilgi ölçütü, zamanın etkisini de içerir. Yasal bir zaman sınırı bulunmasa da yıllar önceki, tek seferlik ve görevle ilgisi zayıf bir olgunun gerekçe denetiminde nasıl tartılacağı, komisyon değerlendirmesinin bu soruya cevap verip vermediğine bağlıdır. Komisyonun olguyu yalnız sayıp görevle bağlantısını açıklamaması, m. 7/3'teki "nesnel ve gerekçeli" değerlendirme yükümlülüğü yönünden davada ileri sürülebilecek bir eksikliktir.

Olumsuz değerlendirmeye karşı iptal davası idare mahkemesinde altmış gün içinde açılır

Atamanın yapılmaması, adaylıkla ilişiğin kesilmesi ya da sözleşmenin feshi, kamu gücüne dayanılarak tek taraflı tesis edilen idari işlemlerdir; bunlara karşı görevli yargı yeri idari yargıdır ve dava idare mahkemesinde açılır. İYUK m. 7/1'e göre dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre öngörülmemişse idare mahkemelerinde altmış gündür ve işlemin yazılı bildirimini izleyen günden başlar. 7315 sayılı Kanun ayrı bir dava süresi öngörmemiştir. Sürenin hesabı, idareye başvurunun süreye etkisi ve zımni ret hâlleri idari dava açma süresi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Yetkili idare mahkemesi İYUK m. 32 ve 33'teki yetki kurallarına göre belirlenir.

AşamaSüreDayanak
İptal davası (idare mahkemesi)Yazılı bildirimi izleyen günden 60 günİYUK m. 7/1
Yürütmenin durdurulması istemiDava dilekçesiyle ya da yargılama sırasındaİYUK m. 27/2
İstinaf (bölge idare mahkemesi)Kararın tebliğinden 30 günİYUK m. 45/1
Temyiz (Danıştay)Yalnız İYUK m. 46'da sayılan hâllerdeİYUK m. 46
Verilerin silinmesiDava varsa karar kesinleşinceye kadar silinemez7315 s. K. m. 10/3

Dilekçe, işlemin dayanağını dosyaya getirtecek talepleri içermelidir

Güvenlik soruşturması davasında delilin büyük kısmı idarededir ve davacı başlangıçta neyin esas alındığını bilmez. Bu nedenle dilekçenin talepleri, işlemin dayanağının dosyaya gelmesini sağlayacak biçimde kurulmalıdır:

  • Değerlendirme Komisyonunun yazılı ve gerekçeli değerlendirmesi ile toplantı tutanağının getirtilmesi (m. 7/3),
  • inceleme birimlerinden komisyona iletilen olgusal verilerin, istihbari nitelikte olanlar da dahil dosyaya sunulması (m. 7/3, m. 10/3),
  • davacı hakkındaki ceza dosyalarının sonuç kararları ve kesinleşme şerhleri (beraat, kovuşturmaya yer olmadığı, HAGB, düşme),
  • olumsuz değerlendirmenin atanılacak görevin hangi niteliğiyle bağlantılı olduğunun idareden sorulması,
  • işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemi.

Yürütmenin durdurulması, İYUK m. 27/2'ye göre idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Dava açılması, atamanın yapılmaması işleminin sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; adayın kadroya başlatılması ancak yürütmenin durdurulması ya da iptal kararıyla gündeme gelir. Kadronun başka bir adayla doldurulma ihtimali bulunan atama dönemlerinde bu istemin dava dilekçesiyle birlikte ileri sürülmesi zaman kaybını önler.

İptal kararı atamayı kendiliğinden sağlamaz; idare yeniden değerlendirme yapabilir

İptal kararından sonra adayın doğrudan göreve başlayacağı beklentisi, Danıştay kararlarında açıkça sınırlanmıştır. Danıştay 2. Dairesi, astsubay adaylığı sonlandırılan davacının dosyasında iptale ilişkin kısmı onarken parasal haklara ilişkin kısmı bozmuştur (E. 2024/4756, K. 2025/6273, 25 Aralık 2025). Daire, iptal kararının davacının doğrudan öğrenciliğe iadesi sonucunu doğurmadığını, davacının diğer şartları taşıyıp taşımadığının idarece ayrıca incelenebileceğini ve bu nedenle mali ve özlük hakları hakkında o aşamada karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Aynı yaklaşım E. 2024/4303, K. 2026/251 sayılı kararda da tekrarlanmıştır. E. 2024/4756 sayılı dosyadaki idare mahkemesi kararının ifadesiyle idare, Kanun'daki "temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak" yeniden bir değerlendirme yapabilir.

Görevde olan personelin sözleşmesinin feshedildiği dosyalarda tablo farklıdır. Sözleşmeli erin feshine ilişkin 12. Daire kararında (E. 2025/458, K. 2026/49) parasal hakların ödenmesine hükmedilmiş, yalnız faizin başlangıcı dava tarihi olarak düzeltilmiştir. Bu ayrım, davacının işlem tarihinde hangi statüde olduğuna, yani henüz atanmamış bir aday mı yoksa görevi sona erdirilmiş bir personel mi olduğuna göre şekillenir.

İstinaf süresi otuz gündür, Danıştay'a temyiz yalnız kanunun saydığı hâllerde açıktır

İdare mahkemesi kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılır; istinaf aşamasının işleyişi bölge idare mahkemesi istinaf sayfasında anlatılmıştır. Bölge idare mahkemesi kararına karşı Danıştay'da temyiz yolu ise yalnız İYUK m. 46'da sayılan hâllerde açıktır. Tabip adayına ilişkin dosyada bölge idare mahkemesi kendi kararını kesin sayarak temyiz istemini reddetmiş, davacı ise işlemin belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğurduğunu ileri sürmüştü; Danıştay ise kararın temyiz yolu açık kararlardan olduğunu belirterek ret kararını kaldırmış ve işin esasını incelemiştir (12. Daire, E. 2025/5960, K. 2026/40). Temyiz yolunun açık olup olmadığı her dosyada işlemin sonucuna göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Beraatle ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapanan dosya araştırmada görünür mü?

Kanun m. 4/1-ç, kişi hakkında "devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların" tespitini arşiv araştırmasına dahil ettiği için bu dosyalar incelemeye girebilir. Görünmesi, olumsuz değerlendirmenin hukuka uygun olduğu anlamına gelmez; Danıştay 12. Dairesi, HAGB ve kovuşturmaya yer olmadığı kararları dışında olumsuz tespit bulunmayan bir dosyada fesih işleminin iptalini onamıştır.

Anne, baba ya da kardeş hakkındaki kayıt adayın atamasına engel olur mu?

7315 sayılı Kanun'un araştırma kalemleri kişinin kendisine bağlanmıştır ve yakın akrabalar hakkında araştırma öngören bir hüküm yoktur. Değerlendirmenin davacının kız kardeşi ve kardeşinin eşi hakkındaki istihbari bilgiye dayandığı dosyada Danıştay 2. Dairesi iptal kararını onamıştır. Akraba kaydının adayın kendi eylemiyle bağlantılı olduğu iddia ediliyorsa, idarenin bu bağlantıyı adaya ait olgularla ortaya koyması gerekir.

Aday, Değerlendirme Komisyonunun raporunu idareden isteyebilir mi?

Kanun m. 8/1, istihbari faaliyetlere konu olmayan kişisel veriler bakımından bilgilendirme ve erişim imkânı tanır; bu kapsamdaki veriler idareden istenebilir. İstihbari nitelikteki bilgiler ise m. 8/3 uyarınca idari başvuruyla kişiye verilmez. Anayasa Mahkemesi'nin kabulüne göre bu bilgiler mahkemece dosyaya getirtildiğinde davacı tarafından görülebilir ve yargılamada tartışılabilir.

Bir kurumda olumsuz sonuçlanan güvenlik soruşturması başka kurumdaki atamayı da etkiler mi?

Bir kurumdaki olumsuz değerlendirmenin başka bir kurumu bağlayacağına dair hüküm 7315 sayılı Kanun'da yer almaz; inceleme her atamada ilgili kurumun talebiyle yapılır ve değerlendirme o kurumun komisyonunda, atanılacak görevin gerektirdiği nitelikler yönünden yapılır. Aynı olgular yeni araştırmada adayın yeniden karşısına çıkabileceği için ilk olumsuz işleme karşı dava açılıp açılmaması sonraki başvuruları da ilgilendirir. Dava açılmamışsa elde edilen veriler m. 10'a göre en geç iki yılın sonunda silinir.

Güvenlik soruşturması sonucu gelmeden göreve başlatılan personelin durumu nedir?

Bazı özel düzenlemeler, güvenlik soruşturmasının sonucu gelmeden arşiv araştırmasının olumlu sonucuyla göreve başlatmaya ve sonradan gelen olumsuz sonuçla sözleşmenin feshine imkân tanır; Anayasa Mahkemesi sözleşmeli er ve erbaşlara ilişkin 6191 sayılı Kanun hükümlerini bu çerçevede incelemiştir. Bu durumda dava konusu işlem atamamak değil fesih ya da görevden ilişik kesmedir. Bu tür dosyalarda da Danıştay olumsuz değerlendirmenin adaya ait, hukuken geçerli bir olguya dayanıp dayanmadığını denetlemektedir.

Arşiv kaydı silinmiş bir mahkûmiyet arşiv araştırmasında yeniden görünür mü?

5352 sayılı Kanun'a göre silinen arşiv kaydı adli sicil kalemi olarak artık görünmez; ancak 7315 sayılı Kanun m. 4/1-ç, kesinleşmiş mahkeme kararlarını ve soruşturma ya da kovuşturma olgularını ayrı bir kalem olarak saymıştır. Bu nedenle silinmiş bir kaydın ilişkin olduğu ceza dosyasının olgularına incelemede rastlanabilir. Bu olgunun yıllar önce gerçekleşmiş olması ve atanılacak görevle ilgisi, gerekçe denetiminde ağırlık taşır.

Olumsuz yazı geldiğinde ilk haftalarda dosyada toplanması gerekenler

Tebliğ tarihi, altmış günlük sürenin başlangıcı olduğu için ilk tespit edilecek bilgidir; elektronik tebligatta ve elden tebliğde tarih farklı belgelerden okunur ve tebliğ belgesinin bir örneği saklanmalıdır. Ardından adayın kendi adli sicil ve arşiv kaydı belgesi alınmalı, hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturması yürütülmüş her dosyanın sonuç kararı ve kesinleşme şerhi toplanmalıdır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararları, beraat kararları ve HAGB kararları, değerlendirmede hangi olguların kullanıldığını öngörmenin en güvenilir kaynağıdır.

İdareye, m. 8/1 kapsamında istihbari nitelik taşımayan kişisel verilere erişim için yazılı başvuru yapılabilir; bu başvurunun cevabı beklenirken dava süresinin işlemeye devam ettiği gözetilmelidir. Dava dilekçesi, komisyon değerlendirmesinin ve dayanağı verilerin getirtilmesini, olgunun atanılacak görevle bağlantısının sorulmasını ve gerekiyorsa yürütmenin durdurulmasını birlikte istemelidir. Atanma dönemi geçmeden açılan ve dayanağı erken getirten bir dava, iptal kararından sonra idarenin yapacağı yeniden değerlendirmenin de çerçevesini belirler.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi olgularıyla değerlendirilir.

Bu konuyla ilgili emsal kararlar

Tüm İdare Hukuku kararları

Bu konuyla ilgili yazılar

Tüm İdare Hukuku yazıları