
Temyiz Aşamasında Sanık Ölürse Dava Ne Olur?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan kurulan iki hükmü birlikte incelemiş ve her iki sanık bakımından da hükümleri bozmuştur; karar bu yönüyle sanıklar lehinedir. Birinci sanık hüküm kesinleşmeden, temyiz aşamasında vefat etmiştir. Daire, Ceza Genel Kurulunun ilkesel kararına dayanarak, müsadereye tabi eşya bakımından ayrıca karar verilmesi gerekmiyorsa ve sanığın ölmediğine dair somut bir iddia ya da makul şüphe yoksa, dosyanın yerel mahkemeye gönderilip ölüm olgusunun mahallinde araştırılmasına gerek bulunmadığını; yargı ağı üzerinden alınan güncel nüfus kayıt örneğinin düşme kararı için yeterli olduğunu belirtmiştir. İkinci sanık yönünden ise farklı bir eksiklik saptanmıştır: bu sanık hakkında başka bir dosyada verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti bölge adliye mahkemesince bozulmuştur. Daire, o dosyanın akıbeti araştırılmadan hukuki durumun belirlenemeyeceğini, eksik araştırmayla hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu kabul etmiştir. Karar, hem ölüm hâlinde izlenecek usulü hem de bağlantılı dosyaların sonucunun beklenmesi gereğini tek metinde göstermesi bakımından yol göstericidir. Uygulamada bu iki nokta, dosyanın yerel mahkemeye gönderilip aylarca gecikmesini önlemesi ve mükerrirlere özgü infaz rejimi gibi ağır sonuçların dayanağının denetlenmesini sağlaması nedeniyle savunma açısından doğrudan sonuç doğurur.







