
Tazminat Talebinin Bir Kısmı Karara Bağlanmazsa Ne Olur?
Bu karar, haksız gözaltı nedeniyle açılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında verilmiş ve DAVACI LEHİNE bozma ile sonuçlanmıştır. Kararın ayırt edici yanı, tazminat talebinin tek bir hukuki sebebe indirgenemeyeceğini göstermesidir. Davacı hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından soruşturma yürütülmüş, davacı 11 Ağustos 2016 ile 22 Ağustos 2016 tarihleri arasında 11 gün gözaltında kalmış, soruşturma 2019 yılında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla kapanmıştır. Davacı dava dilekçesinde CMK m.141 hükmünün birinci fıkrasının (a), (d) ve (e) bentlerine birlikte dayanmasına rağmen yerel mahkeme davayı yalnızca (e) bendi kapsamında incelemiş, diğer taleplere ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiştir. İlk derece mahkemesi 477,02 TL maddi ve 600,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminatı 1.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hem karşılanmayan talepler yönünden eksik inceleme yapıldığı hem de hükmedilen manevi tazminatın ölçütlere uymayacak kadar düşük olduğu gerekçesiyle kararı, Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.









