
Bilirkişiyle Hesaplanan Alacak Likit Sayılır mı? İcra İnkâr Tazminatına HGK Cevabı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29 Mart 2023 tarihli kararında itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatının ön şartı olan likit alacak ölçütünü yeniden tarif etmiş ve alacaklı lehine sonuca varmıştır. Uyuşmazlıkta tabela, logo ve promosyon malzemesi üreten bir şirket, sözleşme kapsamında düzenlediği faturaların ödenmeyen bakiyesi için ilamsız takip başlatmış; borçlu işletme borcun bir kısmını kabul ederek ödemiş, kalanına itiraz etmişti. İlk derece mahkemesi itirazı 150.849,70 TL üzerinden iptal edip yüzde yirmi icra inkâr tazminatına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacak bilirkişi raporuyla belirlendiği için likit olmadığını kabul ederek tazminatı reddetmişti. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi bu kararı bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Genel Kurul, likit alacağın borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebileceği alacak olduğunu, faturaya dayanan ve borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı bir alacağın hesaplanması için bilirkişiye gidilmesinin bu niteliği değiştirmediğini belirtmiş ve direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy, alacağın cari hesaptan doğduğunu ve taraflar arasında hesap mutabakatı bulunmadığını öne sürerek tazminatın reddini doğru bulmuştur. Karar, takip alacaklısı lehinedir; bilirkişi incelemesini tek başına tazminat reddi gerekçesi yapan uygulamaya karşı yol gösterir, borçlu için ise itiraz dilekçesindeki kısmi kabulün sonuçlarını hatırlatır.









